İçeriğe geç

Luna

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Luna

Bölüm 2

Ödev

Uyandığımda annem yanımdaydı. Hemen kalktım. Annem yanıma geldi ve

“Günaydın kızım” dedi ona karşılık olarak

“Günaydın anne” dedim.

Yanıma oturdu üstüme baktı ve

“Hazırsın hadi kahvaltı yapalım” dedi ve ellerini çırptı birlikte mutfağa ışınlandık. Babam hemen arkamdaydı. Bize dönüp

“neyseki ışınlanmanıza alıştım” dedi ve

“hadi oturun yiyelim” dedi.

çok güzel bir pastırma ve yanında kahve vardı. Yemeyi bitirdikten sonra babam

”eti pişirme şeklimi beğendiniz mi?” Diye sordu.

“evet çok güzel pişirmişsin” dedim. Annem üzerine alınmış olacak ki.

”beni kıskandırmaya çalışıyorsan boşuna yorulma” dedi

onu yatıştırmak için ona

“anne senin kurabiyelerin güzel” dedim

babam ayağa kalktı ve beni yanağımdan öptü.

“Bu senin ilk günün seni ben bırakayım” dedi ve anneme “görüşürüz anne” dedim

o da bana “görüşürüz kara meleğim” dedi sonra babamla dışarı çıktık. Okulun kapıdına kadar beraber yürüdük. Ormandan okula yaklaşık 20 dakikada yürüdük. Okulun önündeyken babama dönüp

“Bundan sonrasını ben hallederim görüşürüz” dedim. Babam

“unutma annenle döneceksin, sonra görüşürüz” dedi ve arkasını dönüp gidecekken canının bir şeye sıkıldığını hissettim. Ona arkadından

“üzülme baba iyi olacağım” dedim

”bundan bir şüphem yok kara meleğim müdürün odasına git” dedi ve uzaklaşmaya başladı. Okula gittim ve yardım almamın gerektiğinin farkındaydım.

Girişin hemen yanında iki kız vardı. İkiz oldukları belliydi ikisi de sarışındı isimlerini görebiliyordum yeşil gözlü yorgun bakanın adı Dora, mavi gözlü ve iyi gözükmesine rağmen ikiyüzlü biri olduğunu görebiliyordum adı Clara sarı saçları salıktı ve bir gözlerini kapatıyordu. Aynı saç sitillerine sahiplerdi. Aynı üniformanın beyaz renklisini giyiyorlardı. Onların yanına gittim ve

“Merhaba burada yeniyim müdürün odasını gösterir misiniz?” Diye sordum. İki yüzlü mavi gözlü Clara cevapladı

“tabi benimle gel” dedi birlikte müdürün odasına gittik.

içeri yalnız girdim. Müdürenin arkası dönüktü tam bir Barbie görünümüne sahipti. Öyle ki pembe gözlere sahipti. Saygımı yitirmeyerek.

”merhaba müdire hanım” dedim. Müdire hanım adımı sordu.

“Adım Luna Wolf yeni öğrenciyim sınıfımı öğrenmek için gelmiştim” dedim.

“Sınıfın 9A” dedi teşekkür ettim.

“Okulu gezdin mi?” “Hayır gezmedim” dediğimde “birini ayarlamamı ister misin?” Diye sordu.

“hayır teşekkür ederim kendim idare edebilirim” dedim

“tamam” dedi ve sınıfa götürdü.

sınıfa birlikte yürüdük ve sınıfa geçtik.

Müdüre önce sessizliği sağladı sonra ağzını açtı.

“Evet çocuklar işte yeni öğrenci, kendini tanıt” dedi kısa bir şekilde tanıttım.

“ben Luna Wolf 15 yaşındayım” dedim ve müdüre bana en öne oturmamı söyledi.

bir siyahi bir erkek öğrencinin yanına oturdum arkamda sabah tanıştığım sarışın ikizler vardı. Müdüre tam bir konuya geçecekken erkek bir öğrenci sınıfa elini kolunu sallaya sallaya geldi. Sarı saçları yeşil gözleri vardı. Müdür ona

“Geç kaldığın için özür dile” dedi fakat o bunu pek takmadı ve sırasına oturdu.

“Dersten sonra odama bekleniyorsun” dedi o yüz ifadesini görmek için kafamı çevirmeme gerek bile kalmamıştı. En arkaya oturdu….

teneffüs zamanı gelmişti çatıya çıktım annem kedi formuna bürünmüş ve bankta otururken buldum. Yanına oturdum.

bir süre sonra sınıfta yanına oturduğum siyahi öğrenci geldi

”merhaba ben Luka arkadaş olalım mı? Adın ne?” Diye sordu.

Karaanna “onunla konuş iyi birine benziyor” dedi telepatisini kullanarak.

Luka’ya döndüm ve

“ben Luna arkadaş olabiliriz” dedim bir süre ayakta bekleyince ona

“neden oturmuyorsun?” Diye sordum.

“kedi tüyüne alerjim var” diye cevapladı Luka. Onu yalnız bırakmamak için ayağa kaldım ve

“neden okulu gezmiyoruz” diye sordum ve birlikte okulda gezmeye başladık. Gezmemiz bittikten sonra derse girdik…

Son ders öğretmen bize bir ödev verdi.

“projeleri grup çalışması olarak yapacaksınız Luna ve Luka/ Dora ve Clara son olarak Frank cezalısın ödevi tek başına yapacaksın haftaya ödev teslimi olacak” dedi ve zil çaldı. Toparlandık ve annemin sesini duydum telepatisini kullanıyordu.

“onu eve davet etme” diyordu “tamam” diye geri dönüş yaptım.

Dışarı birlikte yürüyorduk ki Luka

“ödev için benim evimde buluşabilir miyiz? Cezalıyım da hemen eve gitmem lazım” Dedi. Ben de ona

“olur fakat ailemden izin almalıyım” dedim

o da karşılık olarak

“çok teşekkür ederim telefon numaranı verebilir misin?”

bunu yapamazdım

“üzgünüm telefonum yok” dedim.

“anlıyorum olunca verirsin” dedi anlayışla karşılamasına sevindim. Okulun dış kapısına gelmiştik annem beni orda bekliyordu sabahki kıyafetini değiştirmemişti.

Onun yanına gittim.

“merhaba anne o arkadaşım Luka, Luka o annem Karaanna ödev için onun evine gidebilir miyim?” Diye tamamladım.

Annem “tabi gidebilirsin fakat önce babanın iznini almamız lazım” dedi ve Luka’ya dönerek

“tam adın nedir?” Diye sordu.

“Luka Deep efendim üzgünüm gitmem lazım” dedi ve birbirimizden uzaklaştık her şeyin farkında olduğumu bilmiyordu.

annemle ışınlanabileceğimiz bir ara sokak bulduk evin bodrumundaki dişçi odasına ışınlandık. Babam benim varlığımı hisseder hissetmez

“iğne yapacağım oturabilirsin” dedi sonra anneme dönerek

“Karaanna gider misin?” Diye sordu. Annem her zamanki gibi hiç bir şey söylemeden ışınlandı.

babam bana iğneyle yavaşça yaklaştı ve iğne yaptı. İğneyi çektikten sonra

“Kara meleğim nasıl hissediyorsun?”

babama döndüm ve iyi hissediyorum baba” dedim. Sonra bana içimem gereken vitaminleri verdi, içtim sonra babam tatlı bir şekilde “rica etsem ışınlanır mıyız? Diye sordu ben de onu kırmayıp mutfağa annemin yanına ışınladım.

Annem Karaanna “oturalım konuşalım” dedi ve proje ödevi ile ilgili yapmamız gerekenleri anlattı.

Babam “tamam izin veriyorum ama eve erken dönecek saat 9’dan önce evde olmalı ve bana onun telefon numarasını vereceksin ki sana ulaşabileyim. Bu arada çocuğun tam adı nedir?”

”Luka Deep” diye söyleyi veriyorum babam önce birkaç saniyeliğine donakalıyor sonra konuşabiliyor

“Ne?! O beni takip eden polislerden birinin oğlu dikkatli ol kızım tek bir yanlışta beni ömür boyu hapse gönderirsin” diyor sesinde biraz endişe var.

Ona dönerek “merak etme baba ağzımdan seninle alakalı kötü bir şey alamazlar” diyerek onu sakinleştiriyorum….

yarın kısa bir okul rutininden sonra Luka ile onun evine gidiyoruz Luka kapıyı çalıyor ve bizi siyahi babası polis üniformasıyla karşılıyor.

Luka “merhaba baba” beni gösterdi ve “o benim arkadaşım Luna birlikte ödev yapacağız” dedi

sonra ben de kendimi tanıtmak için

“merhaba efendim ben Luna Wolf” dedim

adam bir süre düşündükten sonra bana dönerek ilk olarak şunu sordu:

“John Wolf ile bağlantın nedir?”

kısa bir şekilde açıkladım

"o benim babam” dedim donup kaldı.

Luka’ya dönüp “Luka hızla ödevi bitirelim eve erken dönmem lazım” dedim

Luka’nın babası bana “oturabilirsin”dedi

sonra oğluna dönerek

“Luka iki dakika gelir misin?” Diye sordu.

Sonra Luka ve babası yatak odasına gittiler ve duymayayım diye sessizce konuşmaya başladılar onların yanında olmasamda onların sesini rahatça duyabilirdim.

Babası -adı Ben-

-o kimin kızı haberin var mı? O John Wolf’un kızı John bir suçlu delil yetersizliğinden kapatılmış çoğu dosyanın suçlusu, dikkatli ol sana zarar vermesin o aile tehlikeli beni anlıyor musun? Şimdi birkaç kağıt ile içeri git ki şüphelenmesin.

Onun ağzından laf almaya çalış babasıyla ilgili sorular sor. Bakalım dosyaların ilerlemesini sağlayacak bir şey ağzından alabilecek miyiz?

Luka:

-elimden geleni yapmaya çalışırım. Diye geçiştirdi fakat bunu yapmak istemediği belliydi.

Babası odadan çıktı ve bana doğru gelirken Luka’nın iç sesini duyabiliyordum.

Luka:

-böyle bir babaya sahip olduğunu bilmiyordum umarım her şey yolunda gider

ben bunları duyarken babasının soru sordu

Ben:

-nasılsın kızım umarım iyisindir?

az önce odada konuştuklarını bilmediğimi sanıyorlar ama hepsini duydum.

"İyi amca siz?” Diye söyledim o da cevap olarak.

Ben: bizde iyiyiz ne olsun hadi ben sizi bölmeyeyim bir ihtiyacınız olursa mutfaktayım. Dedi ve koridora karıştı.

biz konuşurken Luka yanıma oturmuştu.

Luka bana döndü ve

“ödevin konusu neydi unuttum sen hatırlıyor musun?” Diye sordu.

kısa bir düşünmenin ardından

"ailemizi farklı dillerle anlatacağız bu benim için kolay fakat hangi dille yazsam bilemiyorum” dedim sonra “sana daha önce söylemedim fakat ben çok dilliyim yanı dörtten çok dil biliyorum seçim benim için zor olacak” diye ekledim.

Luka biraz düşündükten sonra

“kaç dil biliyorsun ki?” Diye sordu.

“10 dil biliyorum” der demez ağzı açık beni dinlemeye başladı.

"İngilizce, Fransızca,Almanca,Rusça,İspanyolca,Çince,Korece,Japonca,Endonezce biliyorum” diye açtım. Sonra Luka’nın elindeki kağıda bakarak “banada kağıt verirsen yazarım” dedim. Elinde kalem olmadığını görünce

“nasıl yazmayı planlıyorsun?” Diye sordum.

“benim hatam” dedi ve ayağa kalktı onu bekleyemezdim. Cebinde iki kalem bulsun dedim ve cebinde kalem buldu. Birini bana verdi sonra yerine oturdu.

Ödev sorunuma çözüm buldu.

"bence bildiğin bütün dilleri sırayla kullan” dedi.

sonra “yazdıklarımızı birbirimize söyleyelim” diye ekledi.

…

Saat 6 olmuşken ödevimi bitirdim. Sonra sesli bir şekilde

"işte bitti ben eve geçeyim” dedim.

Luka’nın babası salona geldi ve

“daha yeni geldin en azından yemeye kal” dedi.

“Tamam ama saat 8 gibi giderim”dedim.

pizza yedik.

“teşekkürler Bay Deep, müsadenizle ben gideyim” dedim ve ayağa kalkmışken

“saat daha geç değil bize ödevini okur musun?” Diye sordu Israr eder bir yüzü vardı.

mecbur okudum…

”anadilimizle söyleyebilir misin?” Diye sordu ama ben gitmekte ısrar ettim.

” seni bırakayım” diye atıldı ama ben kendim daha hızlı giderdim.

Evden dışarı çıkıp hızla bir ara sokağa girdim.

kısa bir düşündüm ve burası ışınlanmak için ideal bir yer… değildi

karşımda Clara vardı ve onun kuzeni Frank

umarım kaşınmazlar diye düşündüm, onların buna niyetli olmadıklarını anlamama rağmen.

“Merhabalar yeni kız sökül paraları” dedi hemen otoriter bir şekilde “hayır” dedim

Oğlanın anlamadığı gibi sınırlarını da bilmiyordu.

“yoksa..” diyip saçımı tuttu

ondan daha katı bir sesle “saçımı bırak yoksa-“ derken oğlan sözümü böldü.

"yoksa ne tatlım babana mı şikayet edersin?” Diye kıkırdadı.

"Tamam siz kaşındınız" dedim ve içimde oluşan siniri dışarı çıkardım...

kendimi “işte böyle olur” derke buldum gözlerim sinirden kararmıştı. Frank ve Clara yerde baygın yatıyorlardı.

Ahh sakinleşmeliydim.

başımı ellerimin arasına koydum ve Karaanna’ya seslendim “Karaanna burada ol” dedim nefes verdim yere çöktüm sonra hareket edemedim gözlerimi açamadım ama her şey aklımdaydı. Annem önüme ışınlandığını hissedebiliyordum. Başımı okşadı ve “buradayım kara meleğim”

dedi sonra güçlü bir büyü ile Frank ve Clara’yı evlerine yolladı.

“Artık seninleyim Luna hiçbir şeyden korkma ben yanındayım” dedi ve beni dişçi koltuğuna ışınladı.

Annemin beni babama emanet ettiği o anda babamın endişeli yüzünü hissedebiliyordum.

Babam bana baktı sonra bir iğne çıkardı.

”sana söz veriyorum meleğim bu hiç acıtmayacak, ilaçlarını daha düzenli kullanmalısın! Yoksa bir dahaki sefere daha az şanslı olursun biliyorum beni duyuyorsun” dedi ve bana iğne yaptı.

sonra anlımdan öptü.

”güçlerini bu şekilde kullanmamalısın bunu bildiğini biliyorum sadece birini öldürmeye çalışma merak etme burada olacağım” dedi ve yandaki sandalyede uyuyakaldı.

kendimi rahatlattım uykunun derinliklerine doğru gittim. Çok rahat çok güzel.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.