İçeriğe geç

Lumière

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Lumière

Bölüm 1

Gerçeklerin Aydınlanması

O gün Lumière’nın mezuniyet günüydü. Tıp fakültesinden mezun oluyordu. Ama bir sıkıntı vardı. Annesi ve babası yoktu. Lumière “Yine beni unuttular” diye içinden geçirdi. Ancak onların ameliyatları vardı. Lumière diplomasını alırken babası ameliyathanede bayıldı. Tören sonunda telefon çaldı arıyan annesiydi. “Kızım baban öldü” dedi hüzün ve soğuk bir sesle annesi. Lumière için hayat bir süreliğine durmuştu sanki. Ertesi gün kilise de cenaze töreni yapıldı. Tören sonu Papaz babasının ona verdiği mektubu uzattı “Bunu bana baban Raxiera verdi içinde gerçekler yazıyormuş” dedi. Lumière usluca mektubu açtı.

“Değerli kızım,

Bu mektubu aldığında ben senin yanında olamayacağım. Sakın üzülme çünkü sen ben ve Nova’nın kızı değilsin. Seni biz Trabzon’lu bir aileden 50 bin €’ya satın aldık. Eğer gerçek anne ve babanın yanına gitmek istersen adresler altta yazılı. Sakın üzülme.”

Lumière göz yaşlarına boğuldu. Hemen annesinin yanına gitti. Lumière “ Mama bana açıklamak istediğin bir şey var mı?” dedi kararlı sesiyle. “Ne diyorsun Lumière işim var görmüyor musun.” Dedi umursamaz bir tavırla. Lumière mektubu onun önüne fırlatı “Birazda bununla ilgili çalış belki bana açıklama yaparsın.” Dedi sinirle bir sesle. Annesi “Öğrenmişin daha neyi açıklamamı istiyorsun.” Lumière sinirle “Neden benimle ilgilenmediğin belli oluyor ben Trabzon’a gidiyorum ve sen gidip kendine 50 bin €’ya yeni bir çocuk alabilirsin ya da boşver o kızın da hayatını mahvetme. En iyisi ben gidip gerçek annemi ve babamı bulayım belki onlar benimle ilgilenir.” dedi özgüvenli bir sesle. Annesi Nova “Nasıl bulacaksın o kadar kişinin içinde oraya gitmek yerine Amerika’ya git ve yapay zekanı geliştir.” dedi gıcıksı bir ses tonu ile. Lumiere “ Sen benim ne yapacağımı söyleyemezsin ne de olsa gerçek annem değilsin.” dedi kararlı bir tavırla. Nova “Bu zamana kadar sözümü dinledin şimdi de dinle eğer dinlemezsen seni l Trabzon da da rahat ettirmem.” Lumiere “Senin sözünü bu zamana kadar dinledim çünkü seni annem sandım ama şimdi annem olmadığına göre dinlememe gerek yok. Ayrıca senin isteğin benim yapay zekayı geliştirip ünlü olmam değil senin ünlü olman çünkü benim annem olarak bilineceksin. Bir kelime daha etme ben Trabzon’a gidiyorum bu konu burada kapanmıştır.” Nova “Sen uçaktan korkuyorsun nasıl gideceksin?” dedi aşağılayacı bir sesle. “ Bu seni hiç ilgilendirmez.”dedi Lumiere birkaç gün içinde Trabzon’a varır. Yolda giderken bir kadın ile çarpışır. “Noluyor ya önüne baksana.” der. Kadın da bir yandan bağırır. “Ula ne fuşki yemeye duruydun yolumun ortasında.” diye bağırır. Ardından tüfeğini Lumiere’ya doğrultur “Koçarili misin?” der onu süzerek. “K- koçari ne ?” der titrek bir sesle. “Seni ve arabanı esir aldım bin çabuk.” “Tamam tamam biniyorum sakin ol.” Arabaya binerler. “Nerelisin sen” der kadın onu süzerek. “Adım Lumiere Fransız’ım senin adın ne” “Hazal” kendinden emin bir şekilde. “Sen niye bukadar sinirlisin.” der korka korka. “Koçari diye düşman bir köy var onların lideri bizim köyümüze yani furtuna köyüne girdi ben de buranın muhtarı olduğumdan o yangazı köyümden çıkaracağım.” Dedi sinirli bir sesle. “Yangaz. Yangaz da ne.” der anlamamış bir sesle. Lumiere’nın geliştirmiş olduğu Nexa “ Yangaz Karadeniz ağzında düşman demektir.” Hazal şaşkın bir ifadeyle “o ses de neydi”der etrafı kontrol ederek. Lumiere gülerek “Yapak zeka botum Nexa herşeyi bilir.” Hazal “Bence bu yapamayan zeka çünkü yanlış bildi.” Nexa “ Ben herşeyi bilirim.” der. Hazal sinirle “ Fuşki bilirsin Yangaz can düşmanı, ölüm düşmanı demek.” Lumiere “Burası mı” der merakla. Kadın başını sallar ve tüfeği ile iner “Ula yanmaz Koçari çık arazimden” der sinirli bir şekilde. Adam “Dediğum gibi ya bu arazi benim olur kan hakkı sayarım ya da yakın da oğlun hapisten çıkacak onu vururum bu kadını da dul koyarım.” Dedi kendinden emin bir şekilde. “ Ya da ben seni mezara koyarım.” dedi bir el ateş ederek. Lumiere’nın gözleri büyüdü hemen yardım etmeye başladı. O yardım ederken diğer doktor geldi yardıma “Ula sen kimsin” dedi büyülenmiş bir ifadeyle. “Adım Lumiere doktorum sen eğer doktorsan yardım et.” Sağlık ocağına doğru giderken doktor “Ben kendimi tanıtmadım adım Mert.” der. Lumiere “Adam ölüyor tanışmayı sonra da yapabiliriz.” der anlamsız bir ifadeyle. Mert “Yani ölürse bizlik bir sikinti yok ne diyelim Allah rahmet eylesin.” der alaycı bir ifadeyle. Yaklaşık bir buçuk saat sonra adamı yaşatırlar. Mert “Tanışma sonra dedin artık tanışalım da.” der gülerek. Lumiere “Adım Lumiere Fransız’ım tıp okudum ayrıca Nexa adında bir yapay zeka botu geliştirdim.” der masumca. “Sen bayağı genç duruyorsun yaşın kaç” dedi meraklı bir ifadeyle. “ Yaşım yirmi tıp okumaya 14 yaşımda başladım çünkü Iq’um biraz yüksek.” der çekingen bir ifadeyle. “Yuh be kızım Iq’un kaç?” dedi başını sallayarak. “ 175” dedi Lumiere. “Kızım sen niye buradasın Amerika’ya gitsene.” dedi şaşkın bir ifadeyle. “Orası biraz karışık. Şeyy benim annem babam buralıymış beni satmışlar.” dedi çekingen bir sesle. “Sende onları bulmaya geldin.” dedi Mert şaşırmış bir sesle. O sırada adam uyanır. Lumiere panikle kalkar “Beyefendi kendinizi nasıl hissediyorsunuz” diye sordu. Adam zarzor konuştu “İyiyim küçük hanım”dedi. O anda içeri hastanın yakınları girdi. Biri genç kızdı diğeri ise adamla yaşıttı.

BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.