Luis, on altı yaşında, karanlık saçları ve kocaman, meraklı gözleriyle dikkat çeken bir gençti. Mahallesi, eski ve gizemli evleriyle ünlüydü. Ancak bu evlerden biri, Luis'in dikkatini her zaman çekmişti: Uzun zamandır boş kalan, çürümeye yüz tutmuş, çatısı çökmeye yüz tutmuş bir ev. Herkes o evden bahsederken, yüzlerinde bir korku ifadesi belirdiği için Luis, bu evi keşfetmeye karar verdi. Yavaşça kapısından içeri adım attığında, kalp atışları hızlandı. Evin içi karanlıktı ve ince bir toz tabakasıyla kaplıydı. Duvarlardaki eski fotoğraflar, zamanın nasıl geçip gittiğini gösteriyordu; ama bir şeyler vardı, bu evde bir şeyler eksikti. Luis, içindeki merak duygusunu bastırarak ilerlemeye devam etti. Karanlık köşelerden gelen hışırtılar, onu daha da tedirgin ediyordu. Bir anda, yere düşen bir nesne sesi duyuldu. Luis, korkuyla dönüp baktığında, eski bir oyuncak ayının yerde olduğunu gördü. Gözleri, ayının gözlerindeki garip bir parıltıyla buluştu. Tam o anda, kapı gürültüyle kapandı ve Luis, panik içinde koşmaya başladı. Ama evin içindeki sokakları kaybetmişti, her köşe ona yeni bir sır sunuyordu. Luis, duvarların arasındaki gizli geçidi buldu. Geçit, onu evin karanlık derinliklerine götürdü. Burada, bir zamanlar burada yaşamış olanların anılarını hissedebiliyordu. Birden, yere düşen bir şeyle irkildi; eski bir günlüğü eline aldı. Günlük, burada yaşanan korkunç olayları anlatıyordu. Her sayfa, Luis’in kanını donduran sırlarla doluydu. Tam o sırada, arkasında bir gölge belirdi. Luis, korkuyla döndüğünde, karşısında Jak’ı gördü. Jak, onun en yakın arkadaşıydı, ama neden burada olduğunu anlamıyordu. "Luis, buradan çıkmalıyız!" dedi Jak, sesi panik doluydu. Ancak Luis, günlükte okuduğu korkunç gerçekleri ona anlatmaya çalıştı. Jak, her kelimeyi duydukça yüzü daha da soluyordu. Bir anda, evin içindeki her şey titremeye başladı. Luis ve Jak, panik içinde kaçmaya çalışırken, evin sırları bir bir açığa çıkıyordu. Evin içine hapsolmuş ruhlar, onları sarmalamıştı. Ama bir şey vardı; bir çıkış yolu bulmak zorundaydılar. Son bir çaba ile, Jak ve Luis, evin en karanlık köşesine doğru koştular. Bir kapı buldular; kapıyı açtıklarında, dışarıda gün ışığının parladığını gördüler. Ama tam dışarı adım atacaklardı ki, arkasındaki kapı aniden kapandı. Korkuyla geriye döndüler ve evin içindeki sesler bir anda durdu. Tam o anda, Jak’ın elinde parlayan eski bir anahtar belirdi. "Bu anahtar, bizi kurtarabilir!" dedi Jak, umutsuzca. Luis, anahtarı alarak kapıyı açtı. Kapı açıldığında, dışarıda bekleyen bir dünya vardı, ama evin ruhları onlara son bir şans tanımak istiyordu. Luis ve Jak, bu karanlık evin sırlarını çözebilecekler miydi? Yoksa, bu lanetli mekândan asla kurtulamayacaklar mıydı? Her şey, bir anahtarın ardında gizliydi.
Bölüm 1
Luis in travmatik olayı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.