Sabah kalkmıştım hızlıca telefonumu alıp wonwoo'ya yazmaya kararvermiştim
&
Günaydıın
\Tanrım bu niye hâlâ yazıyor\
Black_catt:mingyu
Efendimm
Black_catt:sana demedim mi bana bulaşma seni görmek istemiyorum diye
Denin
Black_catt:Ee niye o zaman yazıyorsun bana
Canım sıkılıyor
Black_catt:sen popüler değilmiydin git başka insanlarla konuş
Ama seninle konuşasım varr~
Black_catt:dersim başladı gitmem lazım
Bu gün cumartesi değilmi?
Black_catt:Salak bugün cuma okula gelmedin mi?
Ehe
Black_catt:Neyse gidiyorum görüşmemek üzere
Yaa dur
Black_catt:Yine ne var
Dondurmacıya gidelim mi
Black_catt:hayır
Ben ısmarlıyacağım
Black_catt:konum nerede
*link*
Black_catt:saat kaçta buluşacaz?
Saat 14.17 senin için uygunmu
Black_catt:görüşürüzz
/Ağağağ iki z ile yazdı çok tatluğğ/
/Dur mingyu ne saçmalıyorsun sen/
Bb💗
/
kalbini sikiyim/
&
Telefonumu kapatıp dolabımım yanına ne giysem diye düşünmeye başlamıştım.en sonunda siyah bir pantolon üstüne beyaz bir t-shirt giymiştim sonbaharda olduğumuz için her an yağmur yağabilceği için yanıma çeket alıp vakit hızlı geçtin diye telefon oynamaya başladım
4 saat sonra
Saat yaklaştığı için yavaştan ayakkabılarımı giyip dükkana yürümeye başlamıştım.ulaştığımda saat 14.10'du.içeri girip köşedeki bir masaya oturup beklemeye başlamıştım o sırada sooyoung bsna mesaj atmıştı
&
HOŞTHİ: napıyon lo
Hiç dondurmacıda birisini bekliyorum
HOŞTHİ:kimi bekliyon?
wonwoo
HOŞTHİ:lan bu parti günü arkasından koşturduğun wonwoo mu?
he o wonwoo
HOŞTHİ:sen onu zorbalamıyormuydun?
evet ama bunların hepsini telafi edeceğim
HOŞTHİ:vay senden böyle şeyler beklenmiyordum
Gerçekten çok pişman olduğuma fark ettmi
HOŞTHİ: Neyse kanka okuldan birisine aşık oldumm
Ayarlıyım sana
HOŞTHİ:Yok kendim iltifat edeceğim
Olmazsada belki wonwooya açılırım
LAN WONWOO NE ALAKA
HOŞTHİ:Kanka sağır fln diyoruzda çocuk şaka maka yakışıklı
yok olmaz sen hoşlandığın
çocuğa bak
HOŞTHİ:noldu kıskandın mı
Yooo
HOŞTHİ:O zaman niye hayır diyorsun
Çünkü o...
Çünkü ne?
Boşver neyse kapat
İyi bende sevdacığımın fotosuna bakam
Görüldü
&
O sırada kapıdan gelen wonwoo'yu gördüm.aşırı tatlıs giyinmişti (pembe sweat mavi pantolon) elimi çeneme koyarak onun gelişini seyrettim.geldiğinde etrafa bakınmıştı.yanımda getirdiğim deftere ''hangi dondurmayı istersin?"yazmıştım wonwoo deftere "karamelli olsun"yazıp bana gösterdi
garson çağırarak ''bir çikolatalı bir karamelli dondurma alabilirmiyiz?''dedim garson başıyla onaylayarak yanımızdan ayrılmıştı.deftere ''nasılsın''yazarak wonwoo'ya vermiştim wonwoo cevap olarak ''iyiyim yani''yazdı ve bana verdi.''yani derken''yazıp wonwooya geri verdim.''gözüm yanıyor''yazıp bana göstermişti masanın üstünden wonwoo'ya uzanarak gözlüklerini çıkarıp gözlerini kontrol etmiştim.
geri çekilip deftere ''belli olmasa bile gözün kızarmış ağladın mı sen'' yazıp wonwoo'ya gösterdim.wonwoo olumlu bir şekilde başını sallamıştı.ve ''benim yüzünen mi ağladın'' yazıp tekrar wonwoo'ya göstermiştim wonwoo bu sefer olumsuz anlamda başını sallamıştı ''peki neden?''yazıp ona defteri uzatmıştım wonwoo deftere ''niye hep bana soru soruyorsun sanane bunlar benim özelim''yazıp bana vermişti.okuduktan sonra bende ''özür dilerim wonwoo sadece seni daha iyi tanımak istiyorum''yazdım.
o sırada dondurmalar gelmişti wonwoo bir kaşık dondurmadan alıp defteri vermemi istedi ve oraya''mingyu boş uğraşma seni ne güveneceğim ne seveceğim''yazıp bana vermişti ve dondurmayı yemeğe devam etmişti.wonwoonun yazdığını okuduktan sonra sayfayı çevirip,büyük harflerle ''NEDEN''yazıp wonwoo'ya göstermiştim wonwoo öz devirerek defteri aldı ve ''ben ve sen olamayız amcam izin vermez'' yazıp elime verdi .''amcan ne alaka wonwoo''yazıp
ona verdim wonwoo ''hiçbirşey bilmiyorsun mingyu''yazıp defteri bana vermişti ve akıllı saatine bildirim gelmişti.wonwoo bunu gördükten sonra telefonundan da bakıp hızlıca yanımdan uzaklışarak koşmuştu.
ne olduğunu anlamadan bende arkasından koşacaktım ki garson beni durdurup ''pardon bayım hesabı ödemeden gidemezsiniz''dedi hızlıca ''kaç won ''diye sordum garson ''120 won efendi-''derken hızlıca eline uzatıp''üstü kalsın''diyerek koşmaya başladım.dükkanın dışarısına çıkınca etrafa bakındım nafile wonwoo'yu bulamamıştım.önümden geçen bir taksiyi durdurup eve sürmesini istedim... eve geldiğimde cebimden telefonu çıkarıp wonwoo'ya yazmaya başladım &
neden aniden koşarak gittin
wonwoo:kardeşim hastaneye yatırılmış
/bi dakika wonwoo'nun kardeşimi var/
ne zaman olmuş durumu nasıl
wonwoo:ne zaman olduğunu bilmiyorum ama durumu iyi
konumu at geliyim belki yardımım dokunur
wonwoo:yok saol gelmene gerek yok
nasıl gerek yok!!
görüldü
&
sinirle telefonumu yatağa atıp sinirimi dindirmek için mutfağa gidip kahve yapmıştım ve oturma odasında kahvemi yudumlamaya başlamıştım.1-2 saat geçince tam uykum geldiğinde kapının zili çalmıştı...