İyi Okumalar 🦋 Üstteki bölümde yazılan "bu kitabı arşivlemek istiyorum" yazısı geçen seneden kalma. Şu an taslakta 21. Bölümü yazıyorum. Kitap arşivlenmeyecek aksine her gün 2 yb gelecek. ______________ ~jeongin~ CB: "Sen burada bekle ben diğer bavulları da getireyim" Başımı onaylar anlamda sallayarak etrafıma bakındım. Öylece kapının önünde durup kalmıştım. Yol boyunca ne ben konuşmuştum ne de Changbin. Omegam nasıl kendisini onun alfasına kaptırmıştı hala anlamış değilim. Kafam çok karışmıştı. Daha öncesinde başkasını buldum diyen adam şimdi teklifini kabul ettim diye beni evine getirmişti. Açıkçası korkmuyor değildim. Bundan sonra ne olacaktı? CB: "İşte bunlar da diğer bavulların" Hyung'un yere bıraktığı bavullara bakarak tekrar onayladım onu. Başımı sallamaktan başka bir şey yapamıyordum. Aklımda çok fazla soru olduğu için mi böyleydim? Aniden omzumda hissettiğim dokunuşlarla irkilerek bakışlarımı bavullardan alarak hyung'a baktım. CB: "Salona geçip konuşalım mı?" Bir süre öylece baktım sadece. Vücut dilimi kullanarak bile konuşamıyordum. Şoka girmiş insanlar gibi donup kalmıştım. Bunu kendim istemiştim. Onun teklifini kabul etmeyi gerçekten istemiştim. Ama şimdi "ya gelecekte pişman" olursam diye korkmadan edemiyordum. Sesli bir şekilde yutkunarak başımı onaylar anlamda salladım. Ya oturup konuşacaktım ya da hemen şimdi arkama bile bakmadan kaçacaktım. Her ne kadar ikinci seçenek cazip gelmiş olsa da bu düşüncemden arınarak Changbin hyung'un arkasından onu takip ettim. O kadar stresliydim ki başımı kaldırıp etrafıma bile bakamıyordum. Sadece koltuğa oturduğumda anlamıştım bulunduğum yerin salon olduğunu. CB: "Şimdilik eşyalarını yerleştir odana, sonra istediğin gibi düzeltiriz odanı" Alfanın sesini duyduğumda başımı kaldırarak yanımda oturan bedene baktım. Sırtını koltuğa yaslamış, kollarını önünde birleştirmişti. Bu hareketiyle sıkılaşan kollarındaki kaslar daha da çok belli oluyordu. Tek kolundaki kasın büyüklüğü kafam kadardı. CB: "Benim evim okuluna da iş yerine de uzak. Seni şöförüm götürecek" İtiraz etmek için dudaklarımı aralayacaktım ki koluna yaslı olan eli havaya kalktığında susarak oturduğum koltuğa biraz daha sindim. Her ne kadar düşünceli ve nazik bir alfa olsa da o kadar baskın bir kişiliği vardı ki. Bakışları bile korkutacak kadar ciddiydi. CB: "Teklifimi kabul ettiysen, lütfen dediklerime de itiraz etme" Her ne kadar cümlesini "lütfen" ile taçlandırmış olsa da baskın alfa olduğuna emin olduğum bedenden biraz çekiniyordum. Çünkü hala kafamda oturmayan sorular vardı. CB: "Ve benden istediğin bir şey varsa söylemek için çekinme" Siyah irisleri bana kaydığında bakışlarımı önüme indirerek kucağımda birleştirdiğim ellerime baktım. IN: "Hyung.. sen evlenmeyecek miydin?" Hala gözümün önünde durmadan dönen o mesajları gördükçe hiçbir konuşmaya odaklanamıyordum. Yakın zamanda evlenmeyi düşündüğünü söylemişti ve aniden beni alıp evine getirmişti. Kafam o kadar karışıktı ki.. Yüzüme doğru biraz eğildiğinde nefesimi tuttum. Bunu önüme eğik olan yüzümü görmek için yaptığını biliyordum ama yine de bakışlarımı kaldırıp gözlerine bakamadım. Nefesimi tutmuş olduğumu anlamış olacak ki tekrar uzaklaşarak sırtını koltuğa geri yasladı. CB: "Evleneceğim" Başımı refleks olarak aniden kaldırarak gözlerinin içine baktım. Bunu mesajlarda görmek belki de beni çok üzmemişti ama sesli olarak duymak tüylerimin ürpermesine neden olmuştu. CB: "Bu ay içinde istediğin tarihi seçebilirsin. Ben de nikah dairesinden bizim için sıra alırım" Dudaklarım cümleyi anlamamım verdiği şokla aralanırken başımı yana doğru eğdim. Sanki bu hareketim onu anlamama yardım edecekmiş gibi. IN: "Ama.. hyung bana başkasıyla ev-" CB: "Vazgeçmen için sana yalan söyledim" Aralık dudaklarımı kapatarak istemsizce bakışlarımı kaçırdım. Beni düşündüğü için bile yapmış olsa da bu yalan gerçekten kalbimi kırmıştı. Gerçi niye buna bu kadar üzülmüştüm onu da anlamış değildim... IN: "Ama şimdi de kendin kabul ettin.." Onu da kendimi de anlamaya çalışıyordum. Bu bir günde halledebileceğim bir şey değildi ama konuşmaya başlamışken tüm sorularımı sormaya çalışıyordum. Yoksa bu gece gerçekten uyuyamayacaktım. CB: "Bak Jeongin.." Kolunu koltuğun başına atarak koltukta yan bir şekilde döndü ve bakışlarını full dikkat üzerime dikti. Bana taraf döndüğü için artık gözlerimi kaçıramıyordum. Şu anki duruşuna ve yüz ifadesine bakılırsa ciddi konuşacaktı. Bu yüzden onu anladığımı ve dinlediğimi göstermek için gözlerimi mümkün olduğunca kaçırmamaya çalıştım. CB: "Sana yalan söyledim. Ki yalan söylemeyi seven birisi değilim. En iyisi düşünceleri açık açık söylemekti. Seni ilk gördüğüm anda aile olma hayalimin en başına koydum. Gerçekten iyi bir omegasın, hatta mükemmelsin" Duyduğum sözlerle göz temasını bozmama kararım anında puf olmuştu. Hemen bakışlarımı önüme indirerek parmaklarımı birbirine kenetledim sertçe. CB: "Aşka inanmıyorum. Bizi yöneten feromonlar ve hormonlarken ben birini seveceğime inanmıyorum. Aşkı hep çıkar ilişkisi olarak gördüm. Belki de hayatım bana bunu öğretti emin değilim" Onu anladığımı bilmesi için başımı onaylar anlamda salladım. Ben hep filimlerdeki, kitaplardaki gibi aşık olmayı hayal ederken böyle bir anlaşmanın içine düşmem de çok komikti. CB: "Etrafıma bakıyorum ve aile olmak güzel gözüküyor.. ama aynı zamanda da korkunç. Eğer çocuklarına güzel bir hayat verebileceksen aile olmak güzel ama onları hayattan soğutacaksan aile olmak korkunç" Koltukta kıpırdandığında refleks olarak gözlerim yüzüne kaydı. Kimse aşktan kaçmayı seçmezdi bence. Muhtemelen onu böyle hissetmeye mecbur kılan bazı olaylar olmuştu. CB: "Birçok omega ile tanıştım. Hepsinin tek isteği tüm malvarlığımdı. Senin gibi birisini bulmuşken seni reddetmek zor oldu benim için. Ama isteğim senin okuman, derslerine ve stajına odaklanmandı. Görünüşe göre bu olmayacak artık" Kabul ettiğim teklifin hayatıma ne gibi etkiler edeceğini daha yeni anlamış bir şekilde gözlerimi kırpıştırarak alt dudağımı ısırdım. Ben gerçekten de tanımadığım bir adamla evlenip çocuk yapmayı kabul etmiştim.. Benim yeni aydınlanmış mimiklerime karşıt başını yana doğru eğerek gülümsediğinde öylece donup kaldım. Gülümsemesi çok tatlıydı. Yanakları çok güzel gözüküyordu. CB: "Sormak istediğin bir şey varsa sor. Yüz ifaden çok komik ve tatlı" Hemen mimiklerimi toparlamaya çalışarak elimi kulağıma götürdüm. Refleks olarak heyecanlandığımda, paniklediğimde, dalıp gittiğimde kulağımla oynuyordum. IN: "Hyung.. soracak fazla sorum var ama aynı zamanda soracak hiçbir sorum yok" Kıkırdayarak elini saçlarımın arasına daldırıp saçlarımı karıştırarak okşadı. Bu beklenmedik temas ne zamandır hızlı attığını bilmediğim kalbimin sakinleşmesine neden olmuştu. CB: "Hepsini sorabilirsin. Zaman farketmez. Şimdi sormaya çekiniyorsan hazır hissettiğin bir zamanda sorabilirsin" Başımı onaylar anlamda salladığımda elini saçlarımın arasından çekti. Dokunuşu yüzünden dağılan saçlarımı düzeltmeye çalışırken soru sormaya da bir yerden başlamam gerektiğini biliyordum. IN: "Şimdi ne olacak?" CB: "İlk önce evlenelim, sonraki süreçlere birlikte karar veririz" Başımı onaylar anlamda sallayarak yanaklarımı şişirdim. Evlilik için bir tarih seçmemi istemişti. Bana kalırsa hemen yarın isterdim. Çünkü staj için şirkete gittiğimde o garip cümleler ve bakışlarla tekrar karşılaşmak ve kendimi iğrenç hissetmek istemiyordum. Ama hemen yarın demeden önce bir süre düşünmek için zamanım da olsun istiyordum. IN: "30 Eylül nasıl olur mu?" Zaten Eylül bitmek üzereydi. En azından düşünmek ve tüm bunlara alışmak için bir hafta sürem olacaktı. Bir süre düşündükten sonra başını onaylar analmda salladığında anlamıştım artık yeni bir hayata başlamak üzere olduğumu. CB: "Olur" __________________ Evlenin bakalım yazar size nasıl bir hikaye yazmış 🤭🤭🤭
Bölüm 8
{8} Evleneceğim
Bölüm sonu
8 yorum
Çoook güzel ellerinize sağlık
Bu, şirketteki insanlar durmaz ki evlenselee bile yine söylenmeye devam ederler
Hatırlıyodum ama genede son bölümü bi tekrar okim dedim
Bildirimi alınca sevinçten zıpladım resmen salonun ortasında
OHAA- LOVE ME GELDİİİ SONUNDAA
OHAA- LOVE ME GELDİİİ SONUNDAA
Binnie aşıksın. İnkar istemiyorum
AY YİRİM BN BUNLARI


