İçeriğe geç

Love Island 7/A

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Love Island 7/A

Bölüm 2

1. Gün

~Ayşe Naz Ceylan

Yatta ilk birkaç dakikamızı geçirmiştik.Güneş tepeden daha yeni doğuyordu ben ise Adnan'ın nerede olduğunu bulmaya çalışıyordum."Adnan neredesin bir tanem..." yatın arka kısmına gittim orada hiç kimse yoktu çünkü herkes yağmur yağdığı için yat ın içinde kalmayı seçmişti. Adnan ı yerde gördüm ölüydü. Aman Allahım bunu kim yapmış olabilirdi ki... bende Adnan'ın olduğu yöne son kez bakıp yat ın içine,herkesin olduğu kısma gittim.Ela'nın akıl sorunları vardı ama bunu o yapmış olamazdı... yani ben öyle düşünüyordum.Hazal da olamazdı çünkü o arkadaşlarını her şeyden çok seviyordu... o zaman kim olabilirdi ki hiçbir fikrim yoktu. Arkadaşlarımın yanına gitmeden önce üstümü değiştirmeye karar verdim altıma kot bir mini şort üstüme sarı oversize bir tişört giydim. Sonra Azra ve Afra'nın yanına gittim onlar tek yumurta ikizi idi. Onların doğumu çok mucizevi idi. Annelerinin tek yumurtalığı yoktu biri ise çok yavaş çalışıyordu. Doktor annelerine "sizin çocuğunuz olamıycak" demişti ama mucizevi bir şekilde onlar doğdu. Bunları biliyordum çünkü okulda bu konudan nadir de olsa konuşurlardı. "Günaydın kızlar" dedim ama onların arasına girmedim sadece önlerinde durdum. "Ayşeeee body mistin çok güzelmiş hangi marka ve nereden aldın?" Afra sordu onlar üzgün olduğumu anlamasınlar diye yüzüme bir gülümseme koydum "Teşekkür ederim Victorias Secrettan almıştım" üzüldüğümü fark etmediler çok şükür Adnan'ı ölü bulduğumu onlara söyleyemezdim yoksa paniğe kapılır yattan kaçmaya çalışırlardı. Azra'nın suratı ekşidi "Dışarıdan değişik bir koku geliyor oraya gitmemiz lazım" lanet olsun onlar da fark etmişti ama onlarla beraber dışarıya gittik yine ağlayacak gibi olmuştum Adnan'ın ölü olduğunu görmeye dayanamıyordum. Onunla adadan sonra kazanacağımız paralarla yapacağımız bir sürü planımız vardı.Göz yaşlarımı tutamadım ve oradan ayrıldım. Azra ve Afra da arkamdan geldi.

~Hazal Altıntaş

Yatın bana ayrılan odasında yalnız başıma oturmuş kitap okuyordum benim dışarıda yaşananlardan haberim yoktu, yata bindiğimizden beri odamda tek başıma oturuyordum.

Kapım çaldı bende oturduğum yerden kalkıp kapıyı açtım. Karşımda Bengütürk Kavalcı vardı. Kendisi en iyi arkadaşımdı. "Oooo kral ne yapıyordun burada tek başına?" Bengü benimle hep böyle erkekmişim gibi konuşurdu. "Kitap okuyordum sadece..." Bengü sırıttı "Olağanüstü şeyler dönmüyordu değil mi?" Ah Bengü niye saçmasapan sorular soruyordu? "Sadece kitap okuyordum. Her neyse içeriye gir ve derdini anlat artık..." Bengü'nün içeri girmesi için çekildim ve o içeriye girince kapıyı kapattım. "Oooo kral odan güzelmiş beğendim." Hafifçe gülümsedim. "Sağol Bengü daha yerleşmedim ama olsun. Yerleşince dağılacak zaten." Bir başak burcu olarak dağınıklığı hiç ama hiç sevmezdim. Okulda bile sıra arkadaşım Celal Efe Demirel sırayı dağıtınca ona kızardım hatta bağırırdım. Bir de çok kızgın biriyimdir mesela sınıftan biriyle shiplendiğimde çok kızarım bu normal bir şey çünkü beni rahatsız ediyor ama Ela "Shiplenince kızmayı abartıyorsunuz.Olmayan şeylere kızmayın bu çok salakça." Diyordu ama o çok sakindi ben ise sinirlerimi kontrol edemiyordum. Bengü yiyecek bir şey var mı diye etrafı karıştırıyordu. Kendisi yemek yemeyi küçüklüğünden beri çok severdi. "Bengü etrafı dağıtma ayrıca odam da yiyecek yok..." rafa doğru gittim ve dağınıklığı topladım. "Kral ben Ela'nın yanına gidiyorum sana da bol şans." Bengü odadan çıktığında bende hava almak istedim ve odadan çıktım. Yatın etrafında dolaşırken yerde kan görünce midem bulandı ve kusmaya gittim. Lanet olsun... doktor olmak istiyordum ama kan görünce de midem bulanıyordu. İçeriye girdiğimde erkeklerin birbiriyle güreştiğini gördüm. Serhat Tuna Ahmet Efeyi yere sermişti. "Şimdi işin bitti Turşu Bidonu" Turşu Bidonu Ahmet Efe'nin lakabıydı. "Siz dün küsmemiş miydiniz?" Diye sordum gülerek. "Oooo biz 1 saate barışmıştık değil mi Turşu Bidonu" Serhat Ahmet'in yanağını sıktı. "Bu arada Azra nerede?" Diye sordu Ahmet. Azrayı gün boyu ortalıklarda görmemiştim ve o kan olayından dolayı Azra'dan şüpheleniyordum. "Ahmet inan Azra'nın yerini bilmiyorum." Ahmet Azra'mda Azra'm diye söylenerek Azrayı aramaya çıktı. O esnada arkama döndüğümde Ela ve Alya'nın bir şeyler hakkında konuşup şakalaştığını gördüm. Bu ikilinin tanışalı daha 3 yıl olmuştu ama çok yakınlardı. Alya kumral ve uzun boylu bir kızdı. Diş teli takıyordu,saçları kısa ve kabarıktı. Kendisi oversize mavi bir kot ve baskılı oversize mor bir tişört giyiyordu. Ela ile tarzları çok benziyordu ama Ela daha çok siyah tercih ediyordu. Ela topuz yaptığı uzun kahverengi be düz olan saçlarını şimdi salınık bırakmıştı. Alya her zamanki gibi K-Pop idolleri hakkında Ela ile konuşuyordu ve bizimle beraber adada ünlüler de olacaktı ama kimlerin olacağını hiçkimse bilmiyordu. Bir karar aldım ve onların yanına gittim. "Salamlarr Hazal ablam" Ela bunu sırıtarak ve gür bir sesle söyledi. "Yok sucuk..." dedim. Ela hep böyle yemekler hakkında konuşurdu hatta selam yerine salam diyordu. Bir kaç saat idollerimiz hakkında konuştuk akşam yemeği vakti gelmişti. Tüm sınıf ilk defa odalarından çıkmıştı zaten sınıf gün boyunca ya yattı,ya oyun oynadı,ya ders çalıştı (kimse yapmamıştır) ya da en kötü ihtimalle Adnan'a olanlar hakkında konuştu. Ayşe ortama geç katıldı belliki üzgündü. Onu anlamak zor değildi... erkek arkadaşını kaybetmişti çünkü. Herkes masaya yerleşmişti sevgililer ve yakın arkadaşlar karşı karşıya oturmuştu benim karşımda ise Bengü vardı. Yemeklerimizi servis etmişlerdi. Balık,salata ve domates soslu makarna vardı. "Domates var mı salata da bi baksana Bengü" Bengü salatanın içine baktı,bolca domates vardı. "Kral hem de bir sürü var." Bengü kendi tabağına biraz salata ve makarna aldı. Balık yemiyordu çünkü kötü koktuğunu düşünüyordu.Ben ise salatanın bol domatesli yerinden aldım çünkü domates çok severdim. Ela'nın domatesi ayıkladığını gördüm ve "Salataya domates mi koyulur amına koyayım" diye mırıldandığını duydum. "Niye ayıklıyorsun domatesini bari bana ver..." çatalımı tabağına uzattığımda tabağını uzağa çekti. "Birinin tabağımdan yemek yemesinden rahatsız olduğumu biliyorsun Hazal ve ayrıca domates sevmem ben." Ela domates soslu makarnasından bir lokma aldı mutlu duruyordu. Bu yemeklerde sergilediği bakıştı. "Mmm ama ketçap ve domates soslu şeyleri sevdiğim doğrudur. Makarna güzelmiş te çiğ köfte,mantı olsa daha iyi olurdu." Çiğ köfte dediğinde gözlerinin parladığını gördüm. Çiğ köfteyle aşk yaşadığını sınıf ortamındaki herkes biliyordu."Evet Bencede makarna çok güzelmiş." Arkamdan Fatih'in seslendiğini duydum. "Hazal Verstappen mi daha iyi Hamilton mu?" Bir an duraksadım. "Verstappen daha iyi ya..." Fatih Ahmet Efe'ye sırıtarak baktı. "Bak Ahmet Hazal bile Verstappen diyor Hamilton gay işi ba aga." Ela ağzındaki lokmayı yuttu. "Benim favorim George Russel aga yaa." Herkes Bengüye dönmüştü Bengü'nün favori bir F1 pilotu yoktu o f1 izlemeyi sıkıcı buluyordu ama izleyenlere saygısı vardı. Hiç kimse Adnan hakkında konuşmamıştı çünkü herkes stres atmak istiyordu.30 dakika sonra görevli Lola Whitmore yemeklerimizi toplamaya gelmişti sabahkinden daha soğuk davranıyordu. Her neyse yattaki ilk günümüz böyle geçmişti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.