BÖLÜM: “ertesi sabah – kahvaltı kaosu & plajın laneti”
Güneş yeni doğuyor…
Ama ekipte kimse uyanamıyor.
⏰ SABAH UYANDIRMA FELAKETİ
Ege gözünü açtı:
— “Saat kaç lan…”
Telefonu eline aldı.
08:15.
Sultan’ın odasına koştu, kapıyı çaldı:
— “Sultaaaaan kahvaltı 9’da—”
Kapı açıldı.
Sultan saçları dağınık, gözleri yarı kapalı:
— “Ben neden yaşıyorum…”
Ege gülmemek için zor tuttu:
— “Kalk tatlım… kahvaltı kaçacak.”
Sultan:
— “Ben kahvaltıyı değil, kahvaltı beni beklesin.”
Kızların odası komple yatıyor.
Gizem yastığa gömülü:
— “Beni öldürün…”
Berensu:
— “Ben uyurken nefes almayı unutmuşum sanki.”
Ama Ebrar çoktan ayakta.
Odayı geziyor:
— “Hadi kalkın! Ben acıktım!”
Gizem:
— “Sen nasıl bu kadar enerjik olabiliyorsun yaa?!”
Erkekler odasında:
Yiğit’in alarmı çalıyor:
DİT DİT DİT
Eymen bağırıyor:
— “KAPAT ŞUNU!”
Yiğit yastığı fırlatıyor:
— “Benim değil, Murat’ın!”
Murat:
— “Ben alarm kurmadım ki?”
Eymen:
— “O zaman kimin??? İlahi bir alarm mı???”
Sonunda herkes uyandı.
🍳 KAHVALTI KAOSU
Masaya oturdular.
Ama masada sessizlik vardı… çünkü herkes yorgun.
Berensu:
— “Ben tost alıyorum.”
Gizem:
— “Ben de tost… ama bana kim getirecek?”
Yiğit parmak kaldırdı:
— “Ben getiririm, ama benim de menemenimi getirirsin.”
Gizem:
— “Pazarlık mı yapıyoruz?”
Yiğit:
— “Arkadaşlık değil ekonomi yönetiyorum.”
Ege hepinizden önce tabağı doldurdu.
Sultan bakıyor:
— “Ben daha yeni kalktım sen 3 tabak almışsın.”
Ege:
— “Ben hızlıyım.”
Sultan:
— “Sen açgözlüsün.”
Eymen omlet tabağını inceliyor:
— “Bu omlet bana bakıyor gibi.”
Murat:
— “Ne???”
Eymen:
— “Yemin ederim göz kırptı.”
Herkes kahkahaya boğuldu.
Ebrar masaya oturdu:
— “Ben en çok sucuk severim.”
Murat gülümsedi:
— “Tahmin etmiştim, o yüzden sana ayırdım.”
Ebrar şaşırdı:
— “Gerçekten mi? çok tatlısın.”
Yiğit araya girdi:
— “Benim kimse bir şeyimi ayırmıyor bu hayatta.”
🌊 PLAJ KAOSU – “Kaderin Kumu”
Kahvaltıdan sonra plaja geçtiler.
Kumsal… müzik… güneş… tam cennet.
Ama ekip = CENNETTE KAOS.
Sultan şezlong seçiyor:
— “Burası gölge… burası değil… burası rüzgâr alıyor…”
Ege:
— “Harita mühendisi misin sen?”
Gizem havlu seriyor.
Rüzgâr havluyu uçuruyor.
Yiğit koşuyor:
— “Yakaladım! Gizem senin havlu uçuyor!”
Gizem:
— “Ben biliyorum Yiğit, RÜZGAR VAR!”
Berensu güneş kremi sürüyor ama
Eymen dalga geçiyor:
— “Sen bunu 5 dakika sonra yine süreceksin.”
Berensu:
— “Evet çünkü herkes gibi yanmıyorum, ben kızarıyorum.”
Ebrar suya bakıyor:
— “Bu dalga bana düşman.”
Murat:
— “Haydi elimi tut, birlikte girelim.”
Ebrar:
— “Söz ver beni bırakmayacaksın.”
Murat:
— “Bırakırsam Yiğit beni döver.”
Yiğit:
— “Doğru, döverim.”
🌊 DALGA FACİASI
Herkes suya girdi.
Dalga hafif… derken…
ANİDEN KOCAMAN BİR DALGA geldi.
Ege:
— “Sultan DİKKAT ET—”
Sultan “aahhh!” diye suya gömüldü.
Ege kahkaha attı:
— “Sana demiştim.”
Sultan saçını yüzünden çekerek:
— “Ben bu denizi mahkemeye veriyorum.”
Yiğit dalgayla boğuşurken bağırıyordu:
— “Ben neden böyleyim?!”
Gizem ona tutunup düşüyordu.
— “Bırakıııım beni de götürüyorsun!”
Eymen suyun altında kayboldu.
Berensu panikledi:
— “Eymen? EY-MEN?!”
Eymen aniden arkasından çıktı:
— “BOO!”
Berensu:
— “Seni öldürürüm!”
Murat ile Ebrar dalgadan kaçmaya çalışıyor.
Ebrar bağırdı:
— “Murat GELİYOOOR!!!”
Büyük bir dalga ikisini devirdi.
Murat hemen Ebrar’ı kaldırdı:
— “İyi misin?”
Ebrar suyu tükürerek:
— “Ben balık değilim ben balık DEĞİLİM!”
Herkes sahile doğru kaçarken Sultan bağırdı:
— “DENİZDEN KAÇAN İNSANLARIZ ŞU AN!”
DAHA komik bir sahne yoktu.
☀️ ŞEZLONG KONSİLYUMU
Herkes şezlonglara uzandı.
Güneş ısıtıyor…
Herkes yorgun ama mutlu.
Ege Sultan’ın saçlarını düzeltiyor.
Sultan: “Az önce beni suya fırlattın ama olsun.”
Ege: “Aşkım sen dalgaya yenildin ben değil.”
Yiğit güneş gözlüğünü takıp:
— “Ben bronzlaşıyorum kendinizi hazırlayın.”
Gizem:
— “Sen en fazla pembeleşirsin.”
Eymen kumdan kale yapıyor.
Berensu şaşırdı:
— “Gerçekten çocuk musun?”
Eymen:
— “Ben mimarım.”
Murat, Ebrar’ın saçındaki kumu temizliyor.
Ebrar:
— “Seni yoruyorum.”
Murat:
— “Olur mu öyle şey?”
O an… rüzgâr hafiften esiyor, müzik çalıyor…
ve ekip bir günü daha tam anlamıyla kaos ve kahkaha içinde geçiriyordu.