İçeriğe geç

LOVE ISLAND

Bölüm 19 · 3 dk okuma

LOVE ISLAND

Bölüm 19

BÖLÜM: “ertesi sabah – kahvaltı kaosu & plajın laneti”

Güneş yeni doğuyor…

Ama ekipte kimse uyanamıyor.

⏰ SABAH UYANDIRMA FELAKETİ

Ege gözünü açtı:

— “Saat kaç lan…”

Telefonu eline aldı.

08:15.

Sultan’ın odasına koştu, kapıyı çaldı:

— “Sultaaaaan kahvaltı 9’da—”

Kapı açıldı.

Sultan saçları dağınık, gözleri yarı kapalı:

— “Ben neden yaşıyorum…”

Ege gülmemek için zor tuttu:

— “Kalk tatlım… kahvaltı kaçacak.”

Sultan:

— “Ben kahvaltıyı değil, kahvaltı beni beklesin.”

Kızların odası komple yatıyor.

Gizem yastığa gömülü:

— “Beni öldürün…”

Berensu:

— “Ben uyurken nefes almayı unutmuşum sanki.”

Ama Ebrar çoktan ayakta.

Odayı geziyor:

— “Hadi kalkın! Ben acıktım!”

Gizem:

— “Sen nasıl bu kadar enerjik olabiliyorsun yaa?!”

Erkekler odasında:

Yiğit’in alarmı çalıyor:

DİT DİT DİT

Eymen bağırıyor:

— “KAPAT ŞUNU!”

Yiğit yastığı fırlatıyor:

— “Benim değil, Murat’ın!”

Murat:

— “Ben alarm kurmadım ki?”

Eymen:

— “O zaman kimin??? İlahi bir alarm mı???”

Sonunda herkes uyandı.

🍳 KAHVALTI KAOSU

Masaya oturdular.

Ama masada sessizlik vardı… çünkü herkes yorgun.

Berensu:

— “Ben tost alıyorum.”

Gizem:

— “Ben de tost… ama bana kim getirecek?”

Yiğit parmak kaldırdı:

— “Ben getiririm, ama benim de menemenimi getirirsin.”

Gizem:

— “Pazarlık mı yapıyoruz?”

Yiğit:

— “Arkadaşlık değil ekonomi yönetiyorum.”

Ege hepinizden önce tabağı doldurdu.

Sultan bakıyor:

— “Ben daha yeni kalktım sen 3 tabak almışsın.”

Ege:

— “Ben hızlıyım.”

Sultan:

— “Sen açgözlüsün.”

Eymen omlet tabağını inceliyor:

— “Bu omlet bana bakıyor gibi.”

Murat:

— “Ne???”

Eymen:

— “Yemin ederim göz kırptı.”

Herkes kahkahaya boğuldu.

Ebrar masaya oturdu:

— “Ben en çok sucuk severim.”

Murat gülümsedi:

— “Tahmin etmiştim, o yüzden sana ayırdım.”

Ebrar şaşırdı:

— “Gerçekten mi? çok tatlısın.”

Yiğit araya girdi:

— “Benim kimse bir şeyimi ayırmıyor bu hayatta.”

🌊 PLAJ KAOSU – “Kaderin Kumu”

Kahvaltıdan sonra plaja geçtiler.

Kumsal… müzik… güneş… tam cennet.

Ama ekip = CENNETTE KAOS.

Sultan şezlong seçiyor:

— “Burası gölge… burası değil… burası rüzgâr alıyor…”

Ege:

— “Harita mühendisi misin sen?”

Gizem havlu seriyor.

Rüzgâr havluyu uçuruyor.

Yiğit koşuyor:

— “Yakaladım! Gizem senin havlu uçuyor!”

Gizem:

— “Ben biliyorum Yiğit, RÜZGAR VAR!”

Berensu güneş kremi sürüyor ama

Eymen dalga geçiyor:

— “Sen bunu 5 dakika sonra yine süreceksin.”

Berensu:

— “Evet çünkü herkes gibi yanmıyorum, ben kızarıyorum.”

Ebrar suya bakıyor:

— “Bu dalga bana düşman.”

Murat:

— “Haydi elimi tut, birlikte girelim.”

Ebrar:

— “Söz ver beni bırakmayacaksın.”

Murat:

— “Bırakırsam Yiğit beni döver.”

Yiğit:

— “Doğru, döverim.”

🌊 DALGA FACİASI

Herkes suya girdi.

Dalga hafif… derken…

ANİDEN KOCAMAN BİR DALGA geldi.

Ege:

— “Sultan DİKKAT ET—”

Sultan “aahhh!” diye suya gömüldü.

Ege kahkaha attı:

— “Sana demiştim.”

Sultan saçını yüzünden çekerek:

— “Ben bu denizi mahkemeye veriyorum.”

Yiğit dalgayla boğuşurken bağırıyordu:

— “Ben neden böyleyim?!”

Gizem ona tutunup düşüyordu.

— “Bırakıııım beni de götürüyorsun!”

Eymen suyun altında kayboldu.

Berensu panikledi:

— “Eymen? EY-MEN?!”

Eymen aniden arkasından çıktı:

— “BOO!”

Berensu:

— “Seni öldürürüm!”

Murat ile Ebrar dalgadan kaçmaya çalışıyor.

Ebrar bağırdı:

— “Murat GELİYOOOR!!!”

Büyük bir dalga ikisini devirdi.

Murat hemen Ebrar’ı kaldırdı:

— “İyi misin?”

Ebrar suyu tükürerek:

— “Ben balık değilim ben balık DEĞİLİM!”

Herkes sahile doğru kaçarken Sultan bağırdı:

— “DENİZDEN KAÇAN İNSANLARIZ ŞU AN!”

DAHA komik bir sahne yoktu.

☀️ ŞEZLONG KONSİLYUMU

Herkes şezlonglara uzandı.

Güneş ısıtıyor…

Herkes yorgun ama mutlu.

Ege Sultan’ın saçlarını düzeltiyor.

Sultan: “Az önce beni suya fırlattın ama olsun.”

Ege: “Aşkım sen dalgaya yenildin ben değil.”

Yiğit güneş gözlüğünü takıp:

— “Ben bronzlaşıyorum kendinizi hazırlayın.”

Gizem:

— “Sen en fazla pembeleşirsin.”

Eymen kumdan kale yapıyor.

Berensu şaşırdı:

— “Gerçekten çocuk musun?”

Eymen:

— “Ben mimarım.”

Murat, Ebrar’ın saçındaki kumu temizliyor.

Ebrar:

— “Seni yoruyorum.”

Murat:

— “Olur mu öyle şey?”

O an… rüzgâr hafiften esiyor, müzik çalıyor…

ve ekip bir günü daha tam anlamıyla kaos ve kahkaha içinde geçiriyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.