BÖLÜM: “ilk günün ardından”
Akşamüstü şehir, günün yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışan bir dev gibi nefes alıp veriyordu. Aynı apartmanın farklı katlarında yaşayan kızlar ve erkekler, ilk iş günlerini bitirip teker teker eve dönmeye başladılar.
🏠 KIZLAR DAİRESİ — 3. KAT
Sultan, tıpta geçtiği ilk günün şokunu hâlâ atlatamamıştı. Beyaz önlüğü çantasının içine tıkıştırmış, saçları dağılmış, gözleri hafif kızarmıştı ama yüzündeki gurur ışığı her şeyi bastırıyordu.
Kapıdan içeri girer girmez:
— “ben bugün öldüm, tekrar dirildim, sonra bir daha öldüm.” diye söylenip kanepeye düşer gibi oturdu.
Berensu ise hukuk fakültesindeki ilk gününü anlatmak için ayaklarıyla yere küçük küçük vuruyor, sabırsızlanıyordu:
— “bir tane hoca var… savaş açtı bana resmen… ama kazanacağım!”
Gizem hemşirelikten döndüğünde elinde hâlâ küçük bir not defteri vardı.
— “çalışma düzenimi bugün kurdum!” diyerek kızların önüne plan defterini açtı.
Sultan ve Berensu ise:
— “Gizem sakin… biz daha bugünü hatırlamıyoruz.” diye gülerek yere düştüler.
Bu sırada alt kattan gelen erkek sesleri ve gürültü, kızların dikkatini çekmişti.
🏠 ERKEKLER DAİRESİ — 2. KAT
Ege, stajdan dönmüş, saçları tamamen rüzgâr yemiş gibiydi. Anahtarı daha kapıyı açmadan yere düşürdü.
— “Ben bugün TUS’a başlamadan TUS beni bitirdi.” diye inledi.
Eymen, uçuş okulundaki ilk günün heyecanıyla hâlâ gömleğinin üst düğmesini açık bırakmıştı. Odada kendi kendine:
— “valla ben bugün uçmadım ama kalbim uçtu…” diye söyleniyordu.
Yiğit, bilgisayar mühendisliğinden dönmüş, elinde kahve, gözünde bitmeyen bir özgüven:
— “Ben kodları çözdüm, hocalar beni çözemedi.” dediğinde Murat ve Ege’nin kahkahalarından apartman sallanıyordu.
Murat ise sade ve netti:
— “Ben bugün hayatımdan şüphe ettim.”
Kimse ne olduğunu sormadı. Çünkü Murat’ın yüzündeki ifadeden belliydi: anlatılacak türden değildi.
🔔 SONRA… KAPI ÇALDI
Sultan kapıya koştu. Kapıyı açınca karşısında erkeklerin hepsi, plastik kaplarda yemeklerle, “gelmiş geçmiş en yorgun suratlar” ödülünü alacak halde duruyordu.
Eege:
— “Kızlaaar… biz yemek yaptık. (cidden yaptık.) Ölmeden önce deneyin istedik.”
Gizem hemen kokladı:
— “Bu… makarna mı?”
Yiğit:
— “Hayır o bizim ikinci denememiz. Birincisi… yaşamak istemedi.”
Herkes gülmeye boğuldu.
Kızlar aşağı indi, erkekler sofrayı hazırladı. Hep birlikte aynı masaya yayılıp günlerini anlatmaya başladılar. Gülüşmeler, yarım uykulu gözler, saçma sapan diyaloglar…
Aralarında o kadar sıcak bir enerji oluştu ki, sanki yıllardır aynı apartmanda yaşıyorlarmış gibi.
🌙 GECE SONU
Herkes kendi dairesine dönerken Ege, merdivenlerde Sultan’a:
— “bugünü atlattıysak… geri kalanını hayli hayli atlatırız.” dedi.
Sultan da gülerek başını salladı.
Üst katta ise Berensu, pencereden aşağı bakıp Eymen’in eve girişini izledi.
Eymen de başını kaldırıp ona gülümsedi.
Alt katta Murat ve Yiğit hâlâ “makarnayla nasıl kavga ettiklerini” tartışıyordu.
Apartman, ilk kez bu kadar canlı, bu kadar kalabalık, bu kadar ev gibi hissettiriyordu.