İçeriğe geç

LOVE İSLAND 2

Bölüm 22 · 2 dk okuma

LOVE İSLAND 2

Bölüm 22

Düğüne iki gün kalmıştır.

Binanın ortak alanı kaos gibidir ama tatlı bir kaos. Masanın üzerinde çiçek numuneleri, davetiye zarfları, kurdeleler… Herkes bir şeyle uğraşıyordur.

Gizem liste okur.

“Çiçekçi tamam. Fotoğrafçı tamam. Müzik—”

Yiğit araya girer.

“Müzik bende. Merak etmeyin.”

Murat sandalyenin üstüne çıkmıştır, bir şey asmaya çalışır.

“Bu kurdele neden sürekli düşüyor ya?”

Ebrar alttan tutar.

“Çünkü sen her şeye üstten bakıyorsun.”

Gülüşmeler.

Ege mutfak kapısına yaslanmış, ortamı izliyordur. Herkesin temposu yerindedir ama Sultan’ın artık kenarda kalmadığını fark eder. Masaya uzanıyor, bir şey öneriyor, tartışmaya giriyor.

Sessiz ama net.

Bu fark edilir.

Akşam üstü Berensu, Sultan’ın yanına gelir.

“Bir şey söyleyeceğim,” der.

“Düğünde… benimle yan yana durur musun?”

Sultan tereddüt etmez.

“Elbette.”

Berensu derin bir nefes alır.

“Çünkü sen oradaysan… her şey tamamlanmış gibi.”

Bu cümle Sultan’da bir şeyin yerine oturmasına neden olur.

Bu sefer korku değil.

Sorumluluk.

Ve bunu taşıyabileceğini hisseder.

Düğün günü.

Bahçe ışıklarla doludur. Beyaz tüller, hafif müzik, denizden gelen rüzgâr. Herkes şık, herkes heyecanlı.

Eymen, Berensu’yu gördüğü an donup kalır.

Yiğit dirseğiyle dürter.

“Kapanma ağzın açık kalacak.”

Eymen gülümser ama gözleri doludur.

Ekip bir aradadır. Gizem Ebrar’ın elini tutar. Murat fotoğraf çeker. Yiğit etrafı kolaçan eder.

Ege… Sultan’a bakar.

Sultan sakin durur. Omuzları dik. Gözleri etrafta ama huzursuz değil.

Bir an kalabalığın içinde tanıdık bir siluet görür gibi olur.

Kalbi hızlanır.

Sonra durur.

Bakışını kaçırmaz.

Kaçmaz.

Siluet kaybolur. Ya gerçekten vardır ya da zihnin son oyunudur.

Ama önemli olan şudur:

Sultan yerinde kalmıştır.

Nikâh anı gelir.

Berensu “evet” derken sesi titrer.

Eymen’in sesi nettir.

Alkışlar yükselir.

O an Sultan fark eder:

Ellerinin titremediğini.

Nefesinin kontrolünde olduğunu.

Ege yanına yaklaşır, sadece şunu söyler:

“Geri aldın.”

Sultan gülümser.

“Zaten hep bendeydi.”

Gece ilerler. Danslar, kahkahalar, fotoğraflar…

Ekip bir masada toplanır. Yorulmuş ama mutludur.

Ebrar kadehini kaldırır.

“Kaosa, dayanışmaya ve hâlâ ayakta olmaya.”

Hepsi güler, kadehler tokuşur.

Sultan uzaktan denize bakar.

Kerem kaçmıştır.

Ama artık hikâyenin merkezinde değildir.

Bu hikâye onların.

Ve Sultan, bu hikâyede kendi yerini yeniden seçmiştir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.