Barış soysal
Liva uykuya daldıktan sonra sandalyeyi alıp yatağın yanında oturdum. Kardeşimi izledim. O kadar yaralıydı ki meleğim bunca sene neler yaşamış kim bilir.
Babama verdiği tepkiden sonra anladım ki bu meleğimin sadece fiziksel değil ruhsal açılarda çekmiş.
Ben bunları düşünürken odanın kapısı açıldı ve Burak abim girdi içeri
Ben" saat geçenin 3'ü sen niye uyumadın abi"dedim.
Burak "ben ne zaman uyudum ki oğlum"dedi.
Ben "doğru ben unutmuşum geceleri depoya gitmeni"dedim imayla
Burak "sus oğlum kız duyacak"dedi.
Bende "pardon" dedim.
Abim livaya bakıp soru sordu.
Burak "nasıl oldu?"diye sordu.
Ben " serumu bitti çıkardım ama gidemedim burda kalmak istedim."
"Abi livaya ne yapmış olabilirler"dedim tedirgin sesimle
Burak "bilmiyorum oğlum bi bilsem benim bacıma ne olduğunu dünyayı yakarım"dedi.
Ben "onu seviyorsun değil mi işinden dolayı yaklaşmıyorsun onun başına bela gelir diye korkuyorsun."dedim.
Burak"yıllardır bacımı arıyorum. Buldum da ama ona yaklaşamıyorum çünkü korkuyorum yine başına bir şey gelecek diye" dedi.
Ben "abi iyi ki bizim abimizsin. Meleğimizi buldun şimdi ona bir hayat borçluyuz onun yaralarına merhem olmalıyız."dedim.
Burak "siz benim kardeşimsiniz tabiki koruycam sizi" dedi.
Liva
Barış benim serumu çıkartırken bilinçim açıktı ama gözlerimi açamıyordum.
Biraz zaman geçtikten sonra kapı açıldı.
Barış konuşmaya başladı. İçeriye giren kişi konuşunca Burak olduğunu anladım.
Barış burağa geceleri depoya gitmelerini derken ne demek istemişti. Yoksa Burak mafyamıydı hayır hayır lütfen olmasın.
Konuşmaları dinledim benim hakkımda konuşuyolardı Burak benden ne için uzak durduğunu söyledikten sonra cevap veremedim bedenim o kadar yorgundu ki hareket edemiyordum.
Diyemedim ben korkmuyorum. Sen de korkma diyemedim.
Bölüm sonu:





