İçeriğe geç

Little Touches/TK

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Little Touches/TK

Bölüm 3

Neden Versin Ki?

Yaşadığım şoku henüz atlamamistim. Kırmızı ışık yandığında durup verdiği kağıda tekrar baktım. Sesli şekilde düşünmeden edemiyordum.

"Taehyung kendine gel. Sacmalama. Koskoca ünlü Jeon Jungkook fotoğrafları atıp konuşmayı keseceğiz. Bu kadar. Sil beyninden o şeyleri."

Ben böyle düşünürken arkamda korna çalan bir sürü arabayla paniğe kapılıp hemen sürmeye devam ettim. Kendi kendime konuşmaktan ışığı fark etmemişim.

Eve vardığımda eşyalarımı da arabadan alıp yukarı çıktım. Ben girerken karşı komşum apartmandan çıkıyordu.

"Iyi akşamlar hyung"

"Iyi akşamlar Taehyung, isten mi geliyorsun?"

"Ever hyung anca bitti maalesef."

"Çok yorulmussun belli ki"

"Şey biraz öyle oldu"

"Karnın da acikmistir gel bende yemek ye ugrasmazsin."

Jin hyung karşı komsumdu ve çok nazik birisiydi. Güney Kore'nin merkezinde kendine ait bir restorani vardı. Çok güzel yemekler yapiyordu gerçekten. Çok yorgundum cidden bu teklifini kabul edebilirdim. Biraz mahcup şekilde cevap verdim.

"Rahatsızlık verm-"

"Ne rahatsizligi olur mu öyle, dur su çöpleri atayım hemen geliyorum."

"Çok teşekkür ederim hyung."

Jin hyunga genelde bir şeyler danışmak için giderdim ve çok yardımı dokunurdu bana. Gerçekten yaşanmışliklari çok fazlaydı ve beni her zaman güzel yönlendirirdi.

"Geldim, hadi geçelim gel."

Içeri girdiğimizde elimde de çok fazla eşya olduğu için birazını almıştı.

"Ah sağol hyung çok mahcup oluyorum."

"Lafı olmaz Taehyung kaç yıllık arkadaşımsin."

Eve girdiğimizde önce bizi kocaman bir salon karsilisiyordu. Kendisi aşçı olduğu için ev dekorasyonu çoğunlukla mutfak malzemeleri ile ilgiliydi. Dev tabaklar falan. Bu eve her gelmemde gerçekten ağzım açık kalıyordu.

"Hyung eve bıraksaydim eşyalarımı. Çünkü henüz fotoğraflari aktarmadim."

"Hiç sorun etme ben yemek hazırlarken biraz dinlenirsin. Burda yapabilirsin işlerini. Rahat ol TaeTae"

"Bilgisayarimi alıp geliyorum o zaman."

"Tamam bekliyorum."

Evden çıkıp hemen kendi daireme girip bilgisayarımı aldım. Eve geri girip kanepeye oturdugumda bugün ki olanlar yüzünden ve çekim kosusturmasi yüzünden direk uyku bastirmisti. Mutfaga gidip hap olup olmadigini sordum çünkü basım çok ağrıyordu.

"Vay canina, mutfağın gerçekten mükemmel. Keşke benim de böyle yemek yapma yeteneğim olsaydı."

"Ah biliyorsun her zaman deneme yapmaya müsait bir mutfak."

"Çok güzel kokuyor şimdiden hyung ellerine sağlık. Acaba hap var mı baş ağrısı için?"

"Su dolapta olacaktı."

Büyük beyaz dolaba doğru gidip onun olup olmadığını sordum. Onay verince hapı alıp içtim.

"Umarım iyi gelir. Çünkü bu akşam önemli bir isim var."

"Anlat bakalım neymiş o önemli iş."

Ben tam cevap verecekler telefona bildirim geldim.

"Çok pardon."

Telefonu açıp baktığımda gelen mesajın Jimin'den olduğunu fark ettim. Anında kaslarım catilmisti.

Park Jimin

-Davetim hala geçerli Taehyung. Bekliyorum.

Bu salak herifle uğraşmaktan o kadar yoruldum ki canımı iyice sıkmaya başladı artık. Yuzsuzlugu yetmezmiş gibi bu saatte rahatsız ediyordu. Mesajına hiçbir şey demedim.

"Ne oldu Taehyung? Sinirlendin."

"Önemli bir şey değil hyung, ne diyordum?"

"Emin misin?"

"Evet evet. Eminim."

Bundan bahsetmeye değmez. O yüzden mesajı da görmezden geldim.

"Pekala öyle diyorsan."

"Ben içerdeyim hyung yardıma ihtiyacin olursa seslen."

"Az kaldı zaten sen rahatına bak."

Içeri gidip TV açtığımda karşıma direk CK reklamı çıktı. Tabii ki Jeon Jungkook vardı reklamda. Tanrım, vücudu, kaslari, yüzü... Her gördüğümde bitiyordum ve bugün resmen omzuma dokundu, benimle konuştu ve

"AMAN TANRİM!"

BANA NUMARASİNİ VERDİ!

"NE OLDU TAEHYUNG TANRİM!?"

Yanlışlıkla heyecandan bagirdigim için Jin hyung korkmuştu.

"Şey.. özür dilerim hyung.. ben.."

"Bir şey oldu sandım aklım çıktı Taehyung."

"Kendime gelemedim hyung yemek yerken konuşuruz olur mu?"

Arkama yaslanip bir oh çektikten sonra "Ne yapıyorum ben?" diye söylendim. Alt tarafı numarasını verip fotoğraflarini istedi. Koskoca Jungkook gelip bana neden numarasını versin ki yani?

Kafamı toplamam gerekiyordu. Jimin ve Jungkook ikisi birden çok fazla gelmişlerdi bugün.

~~~

"Eee Taehyung işlerin nasıl gidiyor, çekimler falan baya yogunsun sanırım."

"Öyle maalesef ama değecek gibi hissediyorum hyung."

"Gerçekten güzel çekiyorsun ama bir ara benim restoranın tanıtımı için de çekim yapmanı isterim. Eğer istersen tabii."

"O nasıl söz hyung istemek ne demek tabii ki çekerim."

Jin hyung bana gulumseyip yemeğine devam etti. Ben de aynı şekilde çok aciktigim için tabiri caizse hayvan gibi yedim. Zaten yemekler çok güzeldi duramamistim.

"Gerçekten o kadar güzel yemek yapıyorsun ki hyung ağzım açık kaliyor her seferinde."

"Afiyet olsun ufaklık."

Bana ufaklık demeyi çok seviyordu. Gerçi aramızda 6 yaş vardı normal olarak derdi yani ama olsun. Benim de onun bana ufaklık demesi hoşuma gidiyordu.

"İzin ver masayı kaldırayım hyung."

Masayı kaldırdıktan sonra salonda oturuyorduk ama ben bir yandan işimi yapıyordum.

"Bugün kimin cekimleri vardı?"

"Aslında bugün iki kişinin çekimi vardi hyung."

"Vay, yormuş olmalı seni."

"Hemde nasıl.."

"Kimdi onlar? Ünlü mu?

"Evet hyung ikisi de model. Birisine VOGUE dergisi için çekim yapıldı diğeri de..."

Ben cümlemi bitirmeden Jin hyung ekranda görmüş olacak ki bağırdı.

"JEON JUNGKOOK MU YANİ? SEN BUGUN JEON JUNGKOOK'U MU CEKTİN?!"

Tepkisine çok hak veriyordum. Cidden...

"E-evet hyung. Tanrım ödüm koptu."

"İnanmıyorum bunları sen mi çektin?"

İyice üstüme dadanmis parmağıyla gösterip bana sorular soruyordu. Açıkçası çok komikti bu hali.

"Evet hyung ben çektim."

"Nasıl bir histi onu canlı canlı görmek anlatsana. Tanrım şu fotoğraflara bak."

"Bilmiyorum hyung. Neden bu kadar sevindin?"

"O çok çekici birisi Taehyung baksana."

Haklı yani hak veriyorum ona ne diyebilirim ki.

"Olabilir evet."

"Sen şimdi bunları mi aktarıyorsun bilgisayara?"

"Evet hyung sonra bunu Jungkook'a atacağım."

"Menajerine atacaksın yani."

"Aaa, hayır Jungkook'a atacağım."

"NASİL YANİ JUNGKOOK'UN NUMARASİ Mİ VAR SENDE?!"

Neden bu kadar tepki gösteriyordu ki?

"Bana fotoğraflarıni atmam için numarasını verdi hyung."

"İNANMİYORUM SU AN ELİMİZDE ONUN NUMARASİ VAR VE BU KADAR SAKİN KALABİLİYORSUN?"

"Şey ne yapabilirim ki alt tarafı fotoğraflarini ona atacağım."

"Taehyung farkında mısın sen? Mal misin? Çocuk sana numarasını vermiş istese menajerinden alabilir fotoğraflarini ama direkt sana vermiş iste."

Ben bunu hiç düşünmemiştim. Cidden menajerinden alabilirdi çünkü onlar çekildiği anda zaten kendi bilgisayarlarina aktarım yapiyorlardi.

"OLAMAZ SEN COK HAKLISIN TANRİM BANA NUMARASINİ VERDİ CİDDEN!"

İkimizde heyecanla bagirisip durduk. Sonra kendimize geldigimizde işimi yapmaya devam ettim çünkü bir an önce ona atmam gerekiyordu.

"Hey ama bir dakika. Beni henüz bir kere gördü neden bana numarasını versin ki? Hem ben alt tarafı onu çeken bir fotoğrafciyim."

"Çok düşünüyorsun Taehyung."

Kafama takılan soruyla işlerimi yapmaya devam ettim ama yakında öğrenecektim cevabı.

Çok yakında..

☆☆☆

Peki bu fotoya tesadüfen denk gelmem?? Şansıma bak amk

Bölüm sonu

5 yorum