Merhaba, ilgin için teşekkür eder, keyifli dakikalar dilerim. 7/24 bana ulaşmak ve kitaplarım hakkında en güncel bilgileri almak için Instagram üzerinden beni takip edebilirsin.
Instagram kullanıcı adım : csbyazari
Lise Maceramı Anlatıyorum - Haktan Erdoğan
Yeni taşınmış, başka okuldan buraya nakil olmuştum. Okulun ilk günündeydik ve sıraya geçtik İstiklal Marşı'nı okumak için. Birisi omzuma dokundu. Arkamı döndüm ve işte o an aşık oldum. Ben kızlarla konuşmayı bırak göz göze gelmekten bile utanan biriydim ve bana "Canım burası 12-A'mı?" dedi. Kızın suratına bakmaktan çekiniyordum ve kafamı öne doğru eğerek "Evet burası." dedim. Bu sıra da aynı sınıfa gideceğimizi de ögrenmiş oldum. İstiklal Marşı okunduktan sonra merdivenlerden çıkarken ilk hayal kırıklığını orada yaşadım...
O kız yanımdan iki erkekle sarmaş dolaş bir şekilde gülüşerek çıktılar. O kız önümden öyle çıkarken bile beni farkedip bana bakacak diye utandım. Neyse yavaş bir şekilde okulun ilk darbesini alarak sınıfa çıkmış oldum. Hoca bir 10 dakika sonra gelebildi. Otururken duyduğum muhabbetlerden anladığım kadarıyla sınıflar şansıma yeni dağıtılmıştı ve klasik tanışma faslı olacaktı. Sıra bana geldi. Kalktım ayağa. Adım Fatih, yaş 18, işte Kayseri'liyim, annem Ev Hanımı, babam Mimar diye anlattım. Utancımdan kıza ismini soramayacaktım kalkıp kendisinin söylemesi iyi oldu. Adı Elif'miş. Yaşı 19, annesi ve babası ayrılarmış. Annesinin Terzi olduğun belirtti, babasının mesleğiniyse söylemek istemedi. Böylelikle tanıştık gibi oldu. Yanımda bir çocuk vardı, adı Halil. Tanıştığım anda bu çocuk güvenilir, dedim. İlk gün hızlı geçti. Yarın başıma geleceklerden habersiz evin yolunu tuttum...
Eve geldim, boş çantayı koydum bir tarafa. İlk günden kitapları dağıtmamışlardı. Açtım bilgisayarı, girdim Facebook'a ve hemen arattırdım kızın ismini. 10-15 dakikalık bir aramadan sonra buldum onu. Kız o kadar güzeldi ki bu biraz da normal olarak dezavantaj yaratmıştı. Güzel olması benim şansımı azaltıyordu. Daha kızla konuşmayı bırak yüzüne bakamayan birine kız direkt hayır cevabını verecekti. Kızın fotoğraflarına bakarken affedersiniz ama organım kaşındı. Hani böyle bir anda gelir ya kaşımadan geçmeyip seni uyuz eder, öyle bir şeydi. Elimi oraya götürdüm ve o anda kapı açıldı. Gelen babamdı...
Bana bir bakışı var zaten dayak yemiş gibi oldum. Annem "Hadi yemeğe." diye seslendi. "Yok.." dedim "ben yemicem Anne, yiyesim yok." deyip odaya doğru giderken babam "Kuşa dikkat et." dedi. Harbi birazdan anlatacağım olaydan sonra en çok utandığım an bu andır. Öyle Facebook başında kızın fotoğraflarına bakıp hayallere daldım. Geceye doğru karnım guruldamaya başladı. Gittim mutfağa bir şeyler atıştırdım ve ardından yattım. Sabah erkenden kalktım. Beni genellikle annem kaldırırdı. O uyanık değilse babam kaldırıldı. Her zaman ikisinden biri muhakkak uyanık olurdu. Kızı düşündüğümden midir nedir bilmiyorum ama o gün çok dinç kalktım. Kahvaltı yaptım. Annemle vedalaşıp okula doğru yürümeye başladım. Okul yürüme mesafesindeydi ve o yüzden yürüyerek gidebiliyordum. Okula geldim. Sınıfa girdik ama Elif'i göremedim. Gözüm Elif'i arıyor. Halil'e de soramazdım. Ben bunu düşünürken kapı açıldı.
Elif geldi ama ne Elif. Dünden eser yoktu Elif'ten. Mini etek giymiş, belirgin bir şekilde makyaj yapmıştı. Bu durum abaza diye hitap ettiğimiz erkeklerin ilgisini çekmişti. Bundan rahatsız olmuştum fakat kıza da gidip bir şey de söyleyemezdim. Neyse teneffüs oldu kız kantine gitti. Bu sırada tanışmadığım diğerleriyle de iyice tanışıp kaynaştım. Biraz sonra Elif elinde hiçbir şey olmadan geri döndü. Arkadaşlarıyla konuştuğunu duydum, "Çok sıra var." dedi. Neyse böyle 2-3 ders geçti. 4. Dersin teneffüsünde yani öğle teneffüsünde, orta sırada otururken kantinden aldığım simiti yedim. O sıra da Halil'le sohbet ediyorum, benim de 2 ayaklarım dışarıda yani karşılıklı 2 sıradan sohbet ediyoruz. Elif'te Halil'e doğru yaklaştı, 50 kuruş istedi ve o anda kız dengesini kaybedip geri geri gelerek kucağıma oturdu...
Abi var ya o an öyle bir andı ki yapacağın herşey sakat. Kızın poposundan tutsan sakat , belinden tutsan sanki ilişkiye giriyormuşsun havası var. Normal kendim ayağa kalkmaya çalışsam, organım, kızın poposuna değiyormuş gibi görüneceğinden oda sakat. Neyse kız ayağa kalktı. Etrafta olayı görenler zaten kahkaha atıyor, kahkaha atanları gören ne oldu falan deyip gülünen olayı merak ediyordu. Bu sırada acayip derecede utandım ve yanaklarım kıpkırmızı oldu. Okula geldiğim andan itibaren Elif'e aşıktım ama şu cümlesiyle artık bir daha hayatıma giremeyeceğini garantilemiş oldu. Kız bana bakarak güldü ve yanındakilere : "Çocuğa bak lan utandı." dedi...
Şu cümleyi duyduktan sonra 4-5 saniye sanki nefes alamadım. Çantamı alıp lavaboya gittim. Utandığımdan utanmaya, bunun yüzünden ağlamaya başladım. O kız olmasına rağmen nasıl bu kadar rahat konuşabiliyordu, hiç utanmıyor muydu? Hadi onu geçtik ya yanındaki erkekler, onlarda mı hiç utanmıyordu? Resmen sevgilisiymişler gibi konuşuyorlardı. Bütün cesaretimi topladım. Dedim, lan ne olacaksa olsun, başlarım bu hayata sonunda ölüm mü var diyerek lavaboda çantamı bırakıp hızlı bir şekilde sınıfa doğru koşmaya başladım. Koşarken daha demin ağladığım için daha yere düşmeyen gözyaşları yanağımdan akıp yere düşüyordu. Sınıfa geldim. Hocamız sınıftaydı. "Elif ayağa kalk." dedim. Sanırım beni sallamadı ki bana dönüp bakmadı bile. Koridoru inletecek şekilde "Elif!" diye bağırdım. Uzay sessizliğinde bir hava bürüdü sınıfı. Millet şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Elif en önde oturuyordu ve büyük bir cesaretle o şaşkın bakışların arasında kızın dudağına yapıştım ve öpmeye başladım...