İçeriğe geç

LİSE AŞK KURGUSU

Bölüm 4 · 4 dk okuma

LİSE AŞK KURGUSU

Bölüm 4

3.BÖLÜM

Ertesi gün okula yorgun bir şekilde gelmiştim. Biraz erken geldiğim için okula çoğu öğrenci daha gelmemişti ve Ekko ile Caitlyn de bu öğrencilerin arasındaydı.

Çantamı asıp koridora çıktım. Çok ama çok boştu. Her öğrencinin en az bir tane olan dolaplarından bana da bir tane vermişlerdi. Dolabın kilidini açtım. Küçük bir göz gezdirdim dünkü gibi.

“Günaydın hamam böceği”

Duyduğum ses ile hafif irkildim ve sesin geldiği yöne baktım. Jinx sırıtarak bana bakıyordu.

“Günaydın.”

Dedim büyük bir soğukluk ile. Uzun bir sessizlik oluştu. Jinx göz devirdi.

“Hadi ama. Bana biraz daha normal davranamaz mısın?”

Başımı hayır anlamında salladım.

“Hayır çünkü sen iyi davranacağım kişiler arasında yer almıyorsun.”

Powder 1

Jinx 0

Offf çok havalıyım yaaağğğ

“İyi davran demiyorum zaten normal davran diyorum.”

Powder -1

Jinx 0

Omuz silktim.

“Bence ikiside aynı şey. Başka zorbalık yapacak birilerini bul. Zaten yeteri kadar zamanını çalıyorum.”

Jinx’in kaşları çatıldı. Arkamı dönüp gidecekken kolumu tuttu.

“Hey. Farkında mısın bilmiyorum ama san davrandığımdan daha kötü davranıyorsun bana şu an”

Tutuşu sert değildi bile. Kolumu çektim.

“Sana nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranıyorum. Tıpkı herkes gibi.”

Jinx’in kaşları daha da çatıldı. Bu sefer gözünde sinir görebiliyordum.

“Böyle olmayı istediğimi mi sanıyorsun? Hayatımdaki insanlar güçsüz olanın her zaman ezileceğini bana öğretti. Ezen kişi olmazsam ezilen kişi be-“

“Böyle olmak zorunda değildin. Güçsüz olamazdın ama ezen kişi olmanı söyleyen de olmadı sana Jinx. Yaptığın seçimler umrumda bile değil.”

Sinir ile güldü. Gülüşü rahatsız edici ve delirmiş gibiydi. Sanki bilerek bu şekilde taçlandırıyordu gülüşünü.

“Ne anlattığından en ufak bir fikrin yok. Daha bu okula geleli üç gün bile olmadı ama sanki bütün hayatımı, yaşadıklarımı biliyormuş gibi konuşabiliyorsun.”

“Yeni geldim ama bildiğim tek şey sinir bozucu bir zorba olduğun ve sana bu şekilde davranmam gerektiği. Yeni gelsem bile ilk ve en iyi bildiğim şey. Bu hayatı sen seçmemiş olabilirsin ama böyle bir kişilikte olmayı kendin seçtin.”

Sinir bozucu gülüşü düşerken surat asarak sınıfa yürümeye başladım. Birden sesi ile durdum.

“Onların anlattıklarını sana yapmışım gibi davranıyorsun.”

“Onlar kadar sana yakın olsaydım bana öyle davranmayacağın ne malum?”

Sustu. Birkaç saniye sonra cevapladı.

“Sana bir hatırlatma. İster benim hakkımda iste başka birisi hakkında bir şey düşünürken yada neden böyle olduğunu düşünürken geçmişini de hesaba kat.”

Cevap vermedim. Onun yerine sınıfa girdim. Sınıfa sadece Caitlyn ve Ekko gelmişti. Beni gördüklerinde gülümsediler ve bende onlara gülümsedim. Sıraya oturdum.

“Tamam artık dünki olan aceleni anlatır mısın?”

Cait’in sorusu ile dün öğle arası aklıma geldi. Omuz silktim.

“Pek benle bir alakası yok aslında… Jinx benden bir şey getirmemi istedi ve bende ona getirdim.”

Dedim üstü kapalı bir şekilde. Ekko kaşlarını çattı.

“Neden istediğini yaptın ki? Özellikle de sana öyle davrandıktan sonra.”

Sınıfa birisi girdi. Dikkatle bakmasamda yürüyüşünden Jinx olduğu belliydi. Omuz silktim.

“Bir sebebi yok. Sadece yardım ettim…”

Caitlyn ile aynı anda kaşlarını çattılar.

“Powder… o bir canavar. Bunu fark etmişsindir bile. Seni yönetmesine izin verme.”

Başımı hayır anlamında salladım.

“Yönettiği falan yok. Sadece yardım ettim o kadar.”

Ekko düşünceli bir şekilde sordu.

“Ne istedi peki senden?”

Woww işte zurnanın patlayabileceği yer!

“Çantasından bişey getirmemi-“

Diye mala yatarken Ekko tekrar sordu.

“İşte o şey neydi?”

Evettt geldik fasulyenin faydalarına….

Bu sefer bana bakan iki değil üç kişi vardı. Jinx’in bakışlarını da üstümde hissediyordum.

“Pastil”

Muhteşem oyunculuğum ile verdiğim cevap sayesinde Caitlyn ve Ekko birbirlerine baktı.

“Pastil mi?”

Başımı evet anlamında salladım sakince.

“Boğazı ağrıyormuş. Getir dedi bende getirdim.”

Panik atak ilacı şişesi= orman meyveli boğaz pastili

Caitlyn bana dikdik baktı.

“Kızım sen enayi misin? Kendi gelip alabilirdi niye sen götürdün? Hem o tucalette, sen arkasından gittin bir şeyin var mı dedin, o da dediki pastil getirir misin?”

Başımı evet anlamında salladım. Ekko ve Caitlyn birbirime baktı.

Evet lütfen şimdi herkesten muhteşem oyunculuğum sayesinde bir alkış alalım! Bozuk çıkarsa iade ile birlikte +5 cent alabilirsiniz!

“O şişenin içinde pastil olduğuna emin misin Powder?”

Durdum.

Powder aura -4,44

(Neden 4,44 anladın sen onu…)

Muhteşem oyunculuğum sayesinde aldığım almışları geri alabilirsiniz… iade edebilirsiniz…

Başımı evet anlamında salladım.

“Şişede pastil vardı işte-“

“Pastil kapta olmuyor muydu?”

“Gerçekten pastilin kapta değil şişede olmasına mı şaşırdınız?! Ayrıca yeter. O mavi saçlı iğrenç varlıktan daha fazla söz edecekseniz kendimi camdan aşağı atıcam!”

Caitlyn ve Ekko güldü.

“Pekala gerçektende saçma bir konu hakkında konuşuyoruz. Ama biraz sakin mi olsan-“

“BEN ZATEN SAKİNİM!”

Sinir ile nefes verdiğimde tekrar güldüler.

“Tamam… sadece o kız hakkında yani sinir bozucu durumları yüzünden konuşmak iğrenç bir şey.”

“Ah, maalesef biz o kız hakkında yıllardır konuşmak zorunda kalıyoruz ne kadar istemesekte. Zamanla alışırsın.”

Bakışlarım bir an Jinx’in sırasına döndü. Kafasını koymuş uyuyordu. Ekko derin bir nefes verdi.

“Eskiden böyle değildi. Zayıf ve korkak olsada en azından iyi bir insandı…”

Ekko için gerçekten de üzülüyordum. Eski dostunu özlediği ama geri alamayacağını da bilişi o kadar çaresizceydi ki…

“Bu konuda seni ikna edebileceğimi yada güvence verebileceğimi bilmiyorum ama… belki bir gün eskisi gibi olur… yada başka bir evrende hiç bu şekilde olmamıştır…”

(Selam cringe olsun diye başladığım bu seri cringelikten uzak mı yoksa cringeliğin tanımı mı çözemiyorum… yapabileceğim kadar cringe yapmaya çalışıyorum ama pek beceremiyorum sanırım… Her neyse bu kurgu dışında diğer kurgularımdan zevk almanız dileğiyle…)

~ELS…⭐️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.