"Hayır sen delirdin mi asla olmaz beni karıştırma "
"Haadi ama senin tanıdıkların vardır ayarlarsın sen, söz bak senin derneğinin tüm etkinliklerine katılacağım lütfeeeen" Jin ellerinş çebesinşn altında bşrleştirmiş en masum yavru köpek bakışını takınmış Hoseok'a bakıyordu
Hoseok" HAYIR olmaz" dedi
Jin "sendede ne inat varmış keçi ne olacak" dedi kollarını göğsünde bağlayıp somurtarak arkasına yaslandı
Hoseok güldü "hayatımda ilk defa keçiye benzetildim genelde at suratlı derler bana ama buda değişikmiş "dedi
Jin "özür dilerim seni kırmak istemedim biliyorsun ben inatçı manasında keçi dedim "diyerek kendşnş açıklamaya çalıştı
Hoseok "biliyorum merak etme sıkma canını sana kırılmadım ama planına kesinlikle katılamam o minik yavruları tehlikeye atamam" dedi
Jin "tüm sorumluluk bende söz hiçbirine birşey olmayacak" dedi ama Hoseok başını iki yana saklamakla yetindi
Jimin "bence boşuna uğraşıyorsun sonuçta o senin ruh eşin ondan böyle çocukça oyunlarla kurtulamazsın hem neden bu kadar zahmete giriyorsun git açıkça söyle istemiyorum seni de "
Jin "sanki yapmadım dinlemiyor ki duvara konuşsam dile gelirdi ama bu kalın kafalı alfa anlamıyor bir türlü "dedi
Jimin "kabul et hoşuna gidiyor yani seni herkesin içinde mühğrlemeye kalkacak kadar cesur olması kimseden korkması insanlar ne der diye düşünmemesi kabul et hoşuna gidiyor."
Jin dalıp gitmişti Namjoon'un boynuna yaklaştığında boynuna vuran sıcak nefesi.. Jin başını salladı aklındaki tüm bu uygunsuz düşünceleri elini havada sallayarak dağıtmaya çalıştı sanki bu küçüçük hareket herşeyi çözebilecek iş gibi.
Jin sabah erkenden deneğe gelmiş yeni planını uygulamak için Hoseok ve jimin'den yardım istemişti
Jin'e göre planı kusursuzdu tıpkı bundan önceki planı gibi bu sefer bir sürü yaramaz çocuğun olduğu bir toplantı düzenleyecek Namjoon'u da çağıracak Namjoon'un çocukları sevmediğini jimin in yardımı ile junkooktan öğrenmişti Namjoon kesinlikle evliliğe bu gün tövbe edecekti ama Hoseok kesinlikle kabul etmiyordu bir alfanın önüne o masum çocukları bırakamam ne yapacağı belli olmaz onun diyordu ve sonuna kadarda haklıydı
Jin peki tamam dedi bana kullanmadığım boş bir oda ver dedi Hoseok" tamam istediğin oda olsun, istediğin odayı al senin olsun bana böyle makul isteklere gel "dedi
*****
Bir hafta olmuştu Jin hergün derneğe geliyor yeni odanın dekorasyonu ile ilgileniyordu Jimin kapıyı açıp odaya girdiğinde dondu kaldı
"Barbie" diyebildi Jin arkasını döndü "nasıl olmuş beğendin mi?" diye sordu jimin "tek kelime ile eeee pembededi çok pembe Barbie'nin devam filmi buradamı çekiliyor acaba" dedi
Jin "dalga geçme Namjoon için yaptırdığım oda nasıl" dedi
Jimin arkadaşına yaklaştı" sende iyi bir insandın tanrı günahlarını bağışlasın" dedi
Jin tamam dedi demekki alfayı delirtecek kadar kötü bir oldaydı şimdi Namjoon'u arayabilirim gelsin odasını görsün bakalım
Jin telefonunu çıkardı Namjoon'u arasammı diye düşündü sonra vazgeçti hayır mesaj atsam daha iyi diye düşündü
Dağ ayısı
"Bu gün derneğe gelebilir misin sana bir sürprizim var bekliyorum"
Jin telefonu cebine sokup "hadi gel Hoseok'un yanına gidelim kahve içelim bu kadar pembe benim bile midemi bulandırdı "dedi
Namjoon boynunu sıktığı adamı havada tutarken cebinden telefonunu çıkardı mesaja baktı omegası ona mesaj mı atmıştı "bu mesaj denen şeyi kim icat ettiyse ben onun yedi sülalesini gelmişini geçmişini"diyerek uzun bir küfür savurdu sonuçta mesaj icad edilmeseydi Jin şu an onu arardı oda omegasının güzel sesini duyabilirdi bu düşüncelerle siniri katlandı adamın boynuna dolanan parmakları dahada sertleşti adam zar zor konuşuyordu" ne isterseniz kabul ediyorum "diyordu ama Namjoon onu duymuyordu bile
Yoongi" tamam artık bırak tüm şartlarımızı kabul etti" dedi
Namjoon telefonu Yoongi'ye uzattı "tamam bıraktım" dedi
Yoongi "telefonu değil adamı diyorum" dediğinde Namjoon o zaman boynunu sıktığı adamı fark etmişti adamı yere fırlattı" gerisini siz halledin benim önemli bir işim var" diyerek yanlarından ayrıldı
Şirketteki ofisine geçti hemen hızlı bir duş aldı Jin hassas bir omegaydı onun yanında her zaman temiz olmalı güzel kokmalıydı her zaman ofisinde yedek kıyafeti olurdu üstünü değiştirdi hazırdı omegası onu çağırmıştı demekki oda arık Namjoon'a alışıyordu oda özlüyordu
Namjoon ofisinden çıktığında Yoongi ve junkook hemen yanına geldiler" ne oldu bşr sorun mu var nereye gidiyoruz" diye endişe ile sordular
Namjoon "derneğe gidiyoruz araba hazırmı "dedi
Junkook "iyice iyilik meleğine dönüştük yardım derneğinden çıkamaz olduk yakında tüm bu işleri bırakırız,belki sırtımızda kanatlarımız bile çıkar" dedi
Namjoon öfkeyele jungkook'ka dönüp "cıvıma hemen omegam çağırdı gideceğiz" dedi
Junkook ellerini iki yana sallayıp "kızma hemen birşey demedim" dedi
Yoongi junkookkun ensaseine bir tokat geçirip "şunu delirtip delirtip üstümüze sıçratma birazcık kendin olma ne olur yaa"dedi
Junkook a"ma benim üstüme çok geliniyor" dedi tabi kimse onu dinlemişti.
Jin Hoseok'un odasında camın önünde dikilmiş yola bakıyordu "nerde kaldı bu adam" dedi
Hoseok "keşke hiç gelmese ben gitsemmi acaba ,zaten yokluğumu anlamaz bile onunla aynı ortamda olmak beni korkutuyor" dedi
Jin "saçmalama bu gün ondan kurtulacağım bu özel amıma herkes şahitlik etsin istiyorum kimse gitmeyecek herkes burda kalsın" dedi
Taehyung "benim için sorun yok alfamı görebilmek için herşeye katlanırım ben dedi Jimin bende yakışıklı alfamı özlemiştim" dedi
Hoseok göz devirdi "üçünüzde o kadar popülersiniz gittiniz şehrin hatta ülkenin en belelı tiplerini buldunuz aferin size" dedi
Jin heyecanla "geldiler geldiler "dedi hemen camdan geri çekildi onu beklediğini düşünsün istemiyordu hemen kendini rastgele bir koltuğa attı eline çayını aldı yüzüne umursamaz bir bakış yerleştirdi
Taehyung "bakında örnek alın ne taktikler ne taktikler "dedi
Jimin" ben taktik falan bilmem bam bam bam "dedi
Hoseok "birazdan bize bamlayacaklar sizin bu rahatlık nedir ya" dedi
Odanın kapısı açılmış Namjoon önde junkook ve Yoongi arkasından odaya girmişti
Namjoon gördüğü kalabalıktan hiç hoşlanmadı omegası ile yalnız olacağını düşünmüştü ama herkes buradaydı herkes sesizce gelecek hamleyi bekliyordu
Hoseok yerinden kalktı "hoşgeldiniz Bay Kim "dedi
Namjoon Jin'e bakarken "hoşbulduk" dedi
Jin ayağa kalktı Namjoon'a doğru ilerledi "sana bir sürprizim var günlerdir bunun için uğraşıyorum hadi gel göstereyim" dedi Namjoon'un koluna girmiş onu kapıdan çıkarmıştı
Namjoon kolundaki Jin'e baktı böyle çok güzellerdi Jin "senin burda bir odan yoktu bende senin için kendi ellerimle bir oda hazırlattım tüm mobilyaları aksesuarları ellerimle seçtim bayılacaksın" dedi
Namjoon cevap vermedi Jin kapıyı açıp "sürprizzzz" diye bağırdığında gerçetende Namjoon'a sürpriz olmuştu
Jin "hadi gel "dedi Namjoon odaya girip şöyle bir baktığında midesinin bulandıpını hissetti
Yoongi başını önüne eğmiş gülüyordu junkook buda ne diye kahkahayı bastı "bide pembe tüllü etek alalım bu odanın hakkı o" dedi Namjoon" kes sesini" diye kükredi
Junkook Jimin'e döndü" hayatım sen nasılsın" dedi Namjoonun kaba hallerine alışıktı zaten kimsede Namjoon'un bağırmasını küfretmesini yada birisini azarlamasını yadırgamıyordu
Junkook jimin ile Taehyung ta Yoongi ile birlikte odana ayrıldığında Hoseok "benimde bir toplantım vardı sonra görüşürüz" diyerek odadan çıktı şimdi odada Namjoon ve Jin başbaşa kalmışlardı.
Namjoon odaya şöyle bir baktı duvarlar beyazdı yok hayır dikkatli bakınca beyaz değil bu toz pembe aman tanrım dedi masa beyazdı masayı beyaz bir koltuk tamamlıyordu herşey beyazdı Jin "hadi masana otursana" dedi
Namjoon masaya oturduğunda bu pembe beyaz odanın içinde çirkin siyah bir leke gibi görünüyordu o kesinlikle buraya ait değidi
Jin oturma grubunu göstedi Namjoon gözlerini kısarak baktığında koltuğun üstünde pembe pullu bir yastık dikkatini çekti yerinden kalktı yastığı eline aldı" bu biraz fazla olmuş" dedi
Jin "demek beğenmedin yani biliyordum aslında tabi bizim zevklerimiz çok farklı, normal aslında ama ruh eşiysek aynı olması gerekirdi değilmi demekki değiliz" dedi
Namjoon Jin'e yaklaştı" hayatım boyunca hep böyle bembeyaz bir odam olsun istemiştim ama cesaret edemiyordum kesinlikle biz ruh eşiyiz çok beğendim, sana tekrar aşık oldum benim bir hayalimi gerçekleştirdin" dedi
Jin "nasıl yani sana uygun değil burası hadi tutma kendini bağır çağır ,şu anda numara yapıyorsun sen yalancısın işte" dedi
Namjoon güldü Jin'in oyununa ayak uyduruyordu "evet kızdım haklısın "dedi
Jin "işte tamam başlıyoruz" dedi
Namjoon "kendini bu kadar yorduğun için kızdım sana ama benim için bu kadar uğraşman,alfan olarak beni mutlu etti" dedi
Jin "sen benim alfam falan değilsin şöyle konuşup durma" diyerek bağırdı
Namjoon "kabul etsende etmesende ben senin alfanım "dedi
Koltuğa oturup pembe yastığı kenara fırlattı "bu yastığı sevmedim" dedi "bak ben dürüst bir alfayım numara falan yapmıyorum hadi gel yanıma otur sana yeni odamda bir kahve ikram edeyim" dedi
Jin tamam diyerek oturdu aslında bu odayı oda sevmemişti o kadar beyazdı ki insanı yoruyordu Namjoon Jin'e dönüp "biraz akışına bıraksak nasıl olur "dedi
Jin "nasıl yani" diyerek ona baktı
Namjoon "akışına bırakalım zorlamayalım tüm bu oyunlara gerek yok, beni böyle kaçıramazsın, kendinden soğutamazsın, gözlerinden seninde burayı sevmediğin belli oluyor yada geçen gün giydiğin kıyafet, aslında benim için görsel bir şölendi ama sen o kadar rahatsız görünüyordun ki değiştirebilmen için seni gördüğüm ilk mağazaya soktum lütfen kendin ol, ben senden gelen herşeyi severim istersen evimizi komple pembe yap bir ömür orada yaşarım çünkü ben o eve değil sana bakarım,istesen üstüne çuval giy benim için hiç önemi yok çünkü içinde sen varsın ben senin gözlerine bakarım" dedi
Jin cevap vermiyor başını öne eğmiş sadece dinliyordu Namjoon "eğer benimle olmak seni huzursuz ediyorsa açıkça söyle ben bir daha karşına çıkmam bir daha yüzümü görmezsin" sonra Jin elini ellerinin arasına aldı bileğine bakıp çiçeklerine dokundu "çok güzeller" dedi kendi çiçeklerini gösterdi "bende seninkiler kadar güzel durmadılar" dedi
Jin "hayır seninkilerde çok güzel" diye atıldı
Namjoon gülümsedi "evet çok güzeller, biliyormusun ben hep eldiven takıyorum onları kimse görmesin, yada zarar görmesinler diye "dedi
Jin bu ince düşünce ile içinin sıcacık olduğunu hissetti Namjoon'a bakıp gülümsedi Namjoon "sen hep böyle gül mutlu ol "dedi
"Ne diyorsun beni tanımak istermisin bana bir şans verirmisin ama oyun falan yok "dedi "çünkü bende artık gerçek Jin'i tanımak istiyorum" dedi
