İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 17 · 8 dk okuma

Lilyum

Bölüm 17

"Hayır sen delirdin mi asla olmaz beni karıştırma "

"Haadi ama senin tanıdıkların vardır ayarlarsın sen, söz bak senin derneğinin tüm etkinliklerine katılacağım lütfeeeen" Jin ellerinş çebesinşn altında bşrleştirmiş en masum yavru köpek bakışını takınmış Hoseok'a bakıyordu

Hoseok" HAYIR olmaz" dedi

Jin "sendede ne inat varmış keçi ne olacak" dedi kollarını göğsünde bağlayıp somurtarak arkasına yaslandı

Hoseok güldü "hayatımda ilk defa keçiye benzetildim genelde at suratlı derler bana ama buda değişikmiş "dedi

Jin "özür dilerim seni kırmak istemedim biliyorsun ben inatçı manasında keçi dedim "diyerek kendşnş açıklamaya çalıştı

Hoseok "biliyorum merak etme sıkma canını sana kırılmadım ama planına kesinlikle katılamam o minik yavruları tehlikeye atamam" dedi

Jin "tüm sorumluluk bende söz hiçbirine birşey olmayacak" dedi ama Hoseok başını iki yana saklamakla yetindi

Jimin "bence boşuna uğraşıyorsun sonuçta o senin ruh eşin ondan böyle çocukça oyunlarla kurtulamazsın hem neden bu kadar zahmete giriyorsun git açıkça söyle istemiyorum seni de "

Jin "sanki yapmadım dinlemiyor ki duvara konuşsam dile gelirdi ama bu kalın kafalı alfa anlamıyor bir türlü "dedi

Jimin "kabul et hoşuna gidiyor yani seni herkesin içinde mühğrlemeye kalkacak kadar cesur olması kimseden korkması insanlar ne der diye düşünmemesi kabul et hoşuna gidiyor."

Jin dalıp gitmişti Namjoon'un boynuna yaklaştığında boynuna vuran sıcak nefesi.. Jin başını salladı aklındaki tüm bu uygunsuz düşünceleri elini havada sallayarak dağıtmaya çalıştı sanki bu küçüçük hareket herşeyi çözebilecek iş gibi.

Jin sabah erkenden deneğe gelmiş yeni planını uygulamak için Hoseok ve jimin'den yardım istemişti

Jin'e göre planı kusursuzdu tıpkı bundan önceki planı gibi bu sefer bir sürü yaramaz çocuğun olduğu bir toplantı düzenleyecek Namjoon'u da çağıracak Namjoon'un çocukları sevmediğini jimin in yardımı ile junkooktan öğrenmişti Namjoon kesinlikle evliliğe bu gün tövbe edecekti ama Hoseok kesinlikle kabul etmiyordu bir alfanın önüne o masum çocukları bırakamam ne yapacağı belli olmaz onun diyordu ve sonuna kadarda haklıydı

Jin peki tamam dedi bana kullanmadığım boş bir oda ver dedi Hoseok" tamam istediğin oda olsun, istediğin odayı al senin olsun bana böyle makul isteklere gel "dedi

*****

Bir hafta olmuştu Jin hergün derneğe geliyor yeni odanın dekorasyonu ile ilgileniyordu Jimin kapıyı açıp odaya girdiğinde dondu kaldı

"Barbie" diyebildi Jin arkasını döndü "nasıl olmuş beğendin mi?" diye sordu jimin "tek kelime ile eeee pembededi çok pembe Barbie'nin devam filmi buradamı çekiliyor acaba" dedi

Jin "dalga geçme Namjoon için yaptırdığım oda nasıl" dedi

Jimin arkadaşına yaklaştı" sende iyi bir insandın tanrı günahlarını bağışlasın" dedi

Jin tamam dedi demekki alfayı delirtecek kadar kötü bir oldaydı şimdi Namjoon'u arayabilirim gelsin odasını görsün bakalım

Jin telefonunu çıkardı Namjoon'u arasammı diye düşündü sonra vazgeçti hayır mesaj atsam daha iyi diye düşündü

Dağ ayısı

"Bu gün derneğe gelebilir misin sana bir sürprizim var bekliyorum"

Jin telefonu cebine sokup "hadi gel Hoseok'un yanına gidelim kahve içelim bu kadar pembe benim bile midemi bulandırdı "dedi

Namjoon boynunu sıktığı adamı havada tutarken cebinden telefonunu çıkardı mesaja baktı omegası ona mesaj mı atmıştı "bu mesaj denen şeyi kim icat ettiyse ben onun yedi sülalesini gelmişini geçmişini"diyerek uzun bir küfür savurdu sonuçta mesaj icad edilmeseydi Jin şu an onu arardı oda omegasının güzel sesini duyabilirdi bu düşüncelerle siniri katlandı adamın boynuna dolanan parmakları dahada sertleşti adam zar zor konuşuyordu" ne isterseniz kabul ediyorum "diyordu ama Namjoon onu duymuyordu bile

Yoongi" tamam artık bırak tüm şartlarımızı kabul etti" dedi

Namjoon telefonu Yoongi'ye uzattı "tamam bıraktım" dedi

Yoongi "telefonu değil adamı diyorum" dediğinde Namjoon o zaman boynunu sıktığı adamı fark etmişti adamı yere fırlattı" gerisini siz halledin benim önemli bir işim var" diyerek yanlarından ayrıldı

Şirketteki ofisine geçti hemen hızlı bir duş aldı Jin hassas bir omegaydı onun yanında her zaman temiz olmalı güzel kokmalıydı her zaman ofisinde yedek kıyafeti olurdu üstünü değiştirdi hazırdı omegası onu çağırmıştı demekki oda arık Namjoon'a alışıyordu oda özlüyordu

Namjoon ofisinden çıktığında Yoongi ve junkook hemen yanına geldiler" ne oldu bşr sorun mu var nereye gidiyoruz" diye endişe ile sordular

Namjoon "derneğe gidiyoruz araba hazırmı "dedi

Junkook "iyice iyilik meleğine dönüştük yardım derneğinden çıkamaz olduk yakında tüm bu işleri bırakırız,belki sırtımızda kanatlarımız bile çıkar" dedi

Namjoon öfkeyele jungkook'ka dönüp "cıvıma hemen omegam çağırdı gideceğiz" dedi

Junkook ellerini iki yana sallayıp "kızma hemen birşey demedim" dedi

Yoongi junkookkun ensaseine bir tokat geçirip "şunu delirtip delirtip üstümüze sıçratma birazcık kendin olma ne olur yaa"dedi

Junkook a"ma benim üstüme çok geliniyor" dedi tabi kimse onu dinlemişti.

Jin Hoseok'un odasında camın önünde dikilmiş yola bakıyordu "nerde kaldı bu adam" dedi

Hoseok "keşke hiç gelmese ben gitsemmi acaba ,zaten yokluğumu anlamaz bile onunla aynı ortamda olmak beni korkutuyor" dedi

Jin "saçmalama bu gün ondan kurtulacağım bu özel amıma herkes şahitlik etsin istiyorum kimse gitmeyecek herkes burda kalsın" dedi

Taehyung "benim için sorun yok alfamı görebilmek için herşeye katlanırım ben dedi Jimin bende yakışıklı alfamı özlemiştim" dedi

Hoseok göz devirdi "üçünüzde o kadar popülersiniz gittiniz şehrin hatta ülkenin en belelı tiplerini buldunuz aferin size" dedi

Jin heyecanla "geldiler geldiler "dedi hemen camdan geri çekildi onu beklediğini düşünsün istemiyordu hemen kendini rastgele bir koltuğa attı eline çayını aldı yüzüne umursamaz bir bakış yerleştirdi

Taehyung "bakında örnek alın ne taktikler ne taktikler "dedi

Jimin" ben taktik falan bilmem bam bam bam "dedi

Hoseok "birazdan bize bamlayacaklar sizin bu rahatlık nedir ya" dedi

Odanın kapısı açılmış Namjoon önde junkook ve Yoongi arkasından odaya girmişti

Namjoon gördüğü kalabalıktan hiç hoşlanmadı omegası ile yalnız olacağını düşünmüştü ama herkes buradaydı herkes sesizce gelecek hamleyi bekliyordu

Hoseok yerinden kalktı "hoşgeldiniz Bay Kim "dedi

Namjoon Jin'e bakarken "hoşbulduk" dedi

Jin ayağa kalktı Namjoon'a doğru ilerledi "sana bir sürprizim var günlerdir bunun için uğraşıyorum hadi gel göstereyim" dedi Namjoon'un koluna girmiş onu kapıdan çıkarmıştı

Namjoon kolundaki Jin'e baktı böyle çok güzellerdi Jin "senin burda bir odan yoktu bende senin için kendi ellerimle bir oda hazırlattım tüm mobilyaları aksesuarları ellerimle seçtim bayılacaksın" dedi

Namjoon cevap vermedi Jin kapıyı açıp "sürprizzzz" diye bağırdığında gerçetende Namjoon'a sürpriz olmuştu

Jin "hadi gel "dedi Namjoon odaya girip şöyle bir baktığında midesinin bulandıpını hissetti

Yoongi başını önüne eğmiş gülüyordu junkook buda ne diye kahkahayı bastı "bide pembe tüllü etek alalım bu odanın hakkı o" dedi Namjoon" kes sesini" diye kükredi

Junkook Jimin'e döndü" hayatım sen nasılsın" dedi Namjoonun kaba hallerine alışıktı zaten kimsede Namjoon'un bağırmasını küfretmesini yada birisini azarlamasını yadırgamıyordu

Junkook jimin ile Taehyung ta Yoongi ile birlikte odana ayrıldığında Hoseok "benimde bir toplantım vardı sonra görüşürüz" diyerek odadan çıktı şimdi odada Namjoon ve Jin başbaşa kalmışlardı.

Namjoon odaya şöyle bir baktı duvarlar beyazdı yok hayır dikkatli bakınca beyaz değil bu toz pembe aman tanrım dedi masa beyazdı masayı beyaz bir koltuk tamamlıyordu herşey beyazdı Jin "hadi masana otursana" dedi

Namjoon masaya oturduğunda bu pembe beyaz odanın içinde çirkin siyah bir leke gibi görünüyordu o kesinlikle buraya ait değidi

Jin oturma grubunu göstedi Namjoon gözlerini kısarak baktığında koltuğun üstünde pembe pullu bir yastık dikkatini çekti yerinden kalktı yastığı eline aldı" bu biraz fazla olmuş" dedi

Jin "demek beğenmedin yani biliyordum aslında tabi bizim zevklerimiz çok farklı, normal aslında ama ruh eşiysek aynı olması gerekirdi değilmi demekki değiliz" dedi

Namjoon Jin'e yaklaştı" hayatım boyunca hep böyle bembeyaz bir odam olsun istemiştim ama cesaret edemiyordum kesinlikle biz ruh eşiyiz çok beğendim, sana tekrar aşık oldum benim bir hayalimi gerçekleştirdin" dedi

Jin "nasıl yani sana uygun değil burası hadi tutma kendini bağır çağır ,şu anda numara yapıyorsun sen yalancısın işte" dedi

Namjoon güldü Jin'in oyununa ayak uyduruyordu "evet kızdım haklısın "dedi

Jin "işte tamam başlıyoruz" dedi

Namjoon "kendini bu kadar yorduğun için kızdım sana ama benim için bu kadar uğraşman,alfan olarak beni mutlu etti" dedi

Jin "sen benim alfam falan değilsin şöyle konuşup durma" diyerek bağırdı

Namjoon "kabul etsende etmesende ben senin alfanım "dedi

Koltuğa oturup pembe yastığı kenara fırlattı "bu yastığı sevmedim" dedi "bak ben dürüst bir alfayım numara falan yapmıyorum hadi gel yanıma otur sana yeni odamda bir kahve ikram edeyim" dedi

Jin tamam diyerek oturdu aslında bu odayı oda sevmemişti o kadar beyazdı ki insanı yoruyordu Namjoon Jin'e dönüp "biraz akışına bıraksak nasıl olur "dedi

Jin "nasıl yani" diyerek ona baktı

Namjoon "akışına bırakalım zorlamayalım tüm bu oyunlara gerek yok, beni böyle kaçıramazsın, kendinden soğutamazsın, gözlerinden seninde burayı sevmediğin belli oluyor yada geçen gün giydiğin kıyafet, aslında benim için görsel bir şölendi ama sen o kadar rahatsız görünüyordun ki değiştirebilmen için seni gördüğüm ilk mağazaya soktum lütfen kendin ol, ben senden gelen herşeyi severim istersen evimizi komple pembe yap bir ömür orada yaşarım çünkü ben o eve değil sana bakarım,istesen üstüne çuval giy benim için hiç önemi yok çünkü içinde sen varsın ben senin gözlerine bakarım" dedi

Jin cevap vermiyor başını öne eğmiş sadece dinliyordu Namjoon "eğer benimle olmak seni huzursuz ediyorsa açıkça söyle ben bir daha karşına çıkmam bir daha yüzümü görmezsin" sonra Jin elini ellerinin arasına aldı bileğine bakıp çiçeklerine dokundu "çok güzeller" dedi kendi çiçeklerini gösterdi "bende seninkiler kadar güzel durmadılar" dedi

Jin "hayır seninkilerde çok güzel" diye atıldı

Namjoon gülümsedi "evet çok güzeller, biliyormusun ben hep eldiven takıyorum onları kimse görmesin, yada zarar görmesinler diye "dedi

Jin bu ince düşünce ile içinin sıcacık olduğunu hissetti Namjoon'a bakıp gülümsedi Namjoon "sen hep böyle gül mutlu ol "dedi

"Ne diyorsun beni tanımak istermisin bana bir şans verirmisin ama oyun falan yok "dedi "çünkü bende artık gerçek Jin'i tanımak istiyorum" dedi

Bölüm sonu

1 yorum