Jin tavadaki sebzeleri karıştırırken acaba nerden başlasam diye düşündü o alfa en çok neye sinirlenir acaba
Jin ailesin yanından ayrılıp evine döndükten sonra hep bunu düşünüyordu günlerce düşünmüş kafasında bir sürü plan hazırlamıştı şimdi sıra uygulamadaydı
Jin tavadaki siyahın elli tonuna bürünmüş sebzelere baktı bunlar ne ara yanmıştı, galiba yeteneklerimi kaybediyorum dedi o mükemmel yemek yapardı doğuştan yetenekliydi en azından Jin öyle düşünüyordu ama şimdi iki sebzeyi soteleyememişti işte, hep o kaba alfa yüzünden akılmı kaldı gıcık işte dedi tavayı sinirle lavabonun içine fırlatıp ayaklarımı yere vura vura mutfaktan çoktı
Odasına çaktı hemen banyoya ilerledi kısa bir duşun ardından bornozuyla giyinme odasındaki pufun üstüne oturmuş bir yandan elindeki küçük havluyla saçlarını kuruluyor bir yandanda ne giyeceğini düşünüyordu
Jimin alfalar açık saçık giyinen omegalardan nefret ederler demişti öyle bir omega ile hiçbir alfa evlenmek istemez demişti evet dedi o zaman transparan bir gömlek altına mini bir etek aldı hayır bu kadarıda fazlaydı eteği geri dolaba fırlattı zaten o eteğide neden aldıysam diye düşündü pantalonlaronın olduğu bölüme ilerledi dar bir Pantalon aldı son olarak topuklu ayakkabılar evet işte oldu dedi.
Kombinini yapmış üstünü giyinmiş şimdi aynadan kendine bakıyordu şu anda kendisi bile kendinden iğrenmişti tam bir sürtük gibi görünüyordu gömleğin üstten birkaç düğmesinide açık bırakmıştı acaba fazlamı oldu böyle diye düşündü zaten heryeri ortadaydı amaaan boşver bu gün bu iş biter hiçbir alfa yanında böyle bir omegayla gezmek istemez dedi şimdi şirkete gidecek ve Namjoon'u yemeğe davet edecekti kabul etmezse ki etmezdi bu iş bitti diyecekti tam odadan çıkarken geri döndü.
jimin jungkook'tan alfanın parfüm sevmediğinide öğrenmişti en ağır kokan parfümünü aldı tüm şişeyi üstüne resmen boca etti hatta bir ara kendisi bile nefes alamamış öksürük krizine girmişti parfüm şişesini çantasına atıp çünkü şirkete girerkende bolca sıkacaktı boğulmadan son anda odadan çıktı
Jin şirketin otoparkına girdiğinde bir alfa koşarak gelmiş kapısını açmış hoşgeldiniz efendim diyerek Jin'i karşılamıştı
Jin şaşkındı geleceğini kimse bilmiyordu ki bu adamda da nerden çıkmıştı ama pek üstünde durmadı "buyurun Bay Kim'in ofisine kadar size ben eşlik edeceğim "dedi birlikte asansöre yöneldikleri de junkook onları karşıladı adama" sen git ben eşlik ediyorum" diyerek asansörün düğmesine bastı asansöre bindiklerinde jungkook hemen ceketini çıkardı Jin'in omzuna koydu "bu şekilde karşısına çıkma bence" dedi
Jin ceketi omuzlarından alıp geri verdi "ben böyleyim kimse için değişemem işine gelirse" dedi
Junkook" sen bilirsin ama yani..." derken asansör açıldı Namjoon kapıda bekliyordu belliki bir şekilde geldiğini haber almıştı ama bakışları Jin'in değil jungkook'kun üstündeydi bu alfa kesinlikle Jin'in gördüğü en kıskanç alfaydı Jin bunuda kullanmaya karar verdi elini jungkook'kun koluna koyup eşlik ettiğin için teşekkür ederim birgün bize gel jimin'de sevinir birlikte kahve içeriz diyerek gülümsedi bir an Namjoon'a baktı gözlerinin anlık olarak kızıla döndüğünü gördü evet doğru yoldaydı.
Jin Namjoon'a doğru yürümeye başladığında Namjoon onu baştan aşağı süzdü sinirinin arttığı boynundaki damarlardan belli oluyordu kesinlikle onun omegası nasıl bu kılıkta sokağa çıkar diye düşünüyordu nasıl yapardı bunu aklı almıyordu ama birşey dememeliydi içinden kurdu "sana ne senin omegam değil ki hala mühürleyemedin bak boynuna bembeyaz tek bir iz bile yok en azından şimdilik yok ama bu kılıkla gezerse yakında orada bir sürü alfanın izi olur, bence şimdi hemen burda mühürleyelim sonrada eve kapatırız o zaman tamamen bizim olur" dedi
Namjoon Jin'e mi kızsın kurduyla mı uğraşsın artık bilemiyordu kurdu haksızda sayılmazdı aslında mühürlese sorun ortadan kalkardı Jin de zamanla alışırdı zaten onlar ruh eşi değil miydi kurdu sen yetkiyi bana ver ben iki dakikada hallederim dedi.
Jin ağır adımlarla ona doğru yaklaşıyordu Namjoon'un bakışları ile biraz gerildiğini hissediyordu bu fikir ona artık o kadarda mantıklı gelmiyordu alfanın aklından neler geçiyordu acaba Jin yüzünden birşey anlayamıyordu ki öfkeli miydi yada kızgınmıydı umarım bana birşey yapmaz diye düşündü birşey yapmaya kalkarsa çantamda biber gazı var pişman ederim onu diye düşündü şimdi birazcık rahatlamıştı
Namjoon'un tam önünde durdu Namjoon bir tepki vermemişti bağırmamış kızmamış aslına bakarsanız Jin'in yüzüne bile bakmamıştı jin öksürerek Namjoon'un dikkatini çekmeye çalıştı Namjoon ona baktığında gülümsedi "yani burasıda iyi ama topuklu ayakkabılarla ayakta kalmak pek kolay değil "dedi
Namjoon ona anlamaz gözlerle baktı Jin göz devirdi "burda dikilmeye devam mı edeceğiz yani müsait değilsen ben gideyim arkadaşlarımla bir yerlerde oturur kahve falan içerim" dedi
Namjoon "hangi arkadaşınla nerede oturacaksın "
Jin "sana ne ben her zaman arkadaşlarımla dışarı çıkarım hem çevrem geniştir yoksa senin için bir mahsuru mu var yoksa sende omegasını eve kapatan o kaba görgüsüz alfalardan mısın ben o tiplerden tiksiniyorum "
Namjoon Jin'e baktı tam gözlerinin içine baktı " o eskidendi artık benim eşim olacaksan o günleri unutacaksın" Jin'i kolundan tutup odasının kapısını açıp hızla odasına çekti kapıyı hızla resmen çarparak kapattı "ve benim eşim bu kılıkla ortalıkta gezemez ne oldu o ağır başlı hiç kimseye yüz vermeyen gururlu omegaya ne oldu "
Jin "kolumu acıtıyorsun" diye fısıldadı "bırak kolumu" dedi Namjoon Jin'in kolunu tuttuğunu o anda fark etti hemen bıraktı Jin koluna masaj yaparken "offf ya kesin moraracak sen çok kaba bir alfasın" dedi
Namjoon cevap vermedi" ayrıca hiçte misafirperver değilsin neyse bende kime konuşuyorsam diyerek" odadaki oturma grubuna ilerledi kendini rahat koltuğa atıp yayılarak oturdu bir bacağını diğerinin üzerine attı" eee ne ikram edeceksin bana" dedi
Namjoon tam karşısına oturdu "ne istersen yeter ki iste "dedi
Jin sinirleniyordu onun bu sakinliği Jin'i delirtecekti acaba niyetini anladıda odamı numara yapıyordu
Jin" aslında ofisin çok iç karartıcı sıkıldım burda hadi yemeğe gidelim" dedi Namjoon "şimdi mi" diye sordu
Jin evet doğru yoldayım diye düşündü böyle bir omegayla dışarı çıkmak istemiyordu biraz daha üstüne gitmeli ve bu işi bitirmeliydi "evet şimdi gidelim acıktım ben barbekü yapalım canım nasıl et çekti "dudaklarını yaladı hafifçe Namjoon'a doğru eğildi "yoksa benimle dışarı çıkmak istemiyormusun" diye sordu
eğildiği için gömeleğin açıkta kalan düğmelerinden dolayı her tarafı ortadaydı Namjoon yutkundu aslında bu görüntü mükemmeldi ama dışarı çıkarlarsa herkes bu görüntüyü izlerdi
Namjoon ayağa kalktı "tamam hadi gidelim sen diyince bende acıltığımı hissettim" dedi
Jin ayağa kalkıp önden ilerlediğinde Namjoon onu takip ediyordu birlikte otoparka indiklerinde korumalar aracın kapısını açtılar Jin "ben kendi arabamla gelirim dediğinde Namjoon gerek yok birlikte gidelim buraya geri dönmezsek arabanı sonra getirirler "dedi
Birlikte yola çıkmışlar restorana doğru giderken Namjoon şöföre ileride dur dedi araç durduğunda Namjoon indi elini Jin'e uzattı" hadi gel" dedi
Birlikte bir ünlü bir markanın mağazasına girdiler" gideceğimiz yer biraz serin olur böyle üşürsün kalın birşeyler alalım" dedi
Jin işte dedi şimdi tam zamanı ellerini beline koydu "sen benim kıyafetime karışamazsın tamam mı, sen kim oluyorsun ,ben böyle birisiyim kimse için değişemem, biz seninle ayrı dünyaların insanlarıyız, bence birdaha görüşmeyelim" dedi.
Namjoon aptal bir adam değildi dahi sayılabilecek zekaya sahipti Jin'in amacını daha asansörden indiği anda anlamıştı madem o oyun oynamak istiyordu Namjoon'da zevkle onunla oynardı
Namjoon güldü bir iki adımda aralarındaki tüm mesafeyi kapattı "ahh benim güzel omagam ne yaptığını anlamadım mı sanıyorsun ama tüm bunlara gerek yok "
"ne,ne demek istiyorsun ne yapmışım ben "
"Beni etkilemek için bu kadar uğraşmana gerek yok, çok şıksın beni etkilemek için senin tarzın olmasada giydiğin bu gömlek demek tüm güzelliğini bana sunmak istedin sıktığın bu parfüm offf harika itiraf edeyim aklımı başımdan aldın seni gördüğüm an alfam çıldırdı sürekli bana ne fısıldıyor bilirmusun"
Jin başını yavaşça iki yana salladı Namjoon Jin'e doğru eğildi aldığı ağır parfüm kokusu ile yüzünü buruşturdu ama sabretmeye karar verdi "onu mühürle" diyor" bak teninde hiç iz yok izlerini bırak diyor ve bende ona hak veriyorum madem ki omegam benim için bu kadar zahmete girmiş" biraz daha Jin'in boynuna eğildiği anda Jin hızla geri çekilip çalışanlardan birine seslendi "bana boğazlı bir kazak verirmisiniz"