...
Alfia ile Amor sürekli Evie'yi anıları ile darlıyorlardı . En nihayetinde hepsinden sıkılan Evie onları evden nazikçe kovdu ve birkaç gün yalnız kaldı . Bu bir haftanın sonunda Edward Alfia'nın dediği bu bir haftalık süreye uyduğundan bu bir hafta biter bitmez Evie ile görüşme hayallerine girişmişti .
Bu bir haftada Edward bir sürü plan yapıp yıkmış ve nihayetinde en makul ve güzel şeyleri bulabilmişti . Evie ile eski maziyi tekrar ederlerse Evie tekrar ona bağlanabilir en önemlisi de hatırlayabilirdi .
Edward en baştan başlayıp Evie'yi yormadan devam etmek istediğinden ilk olarak birkaç fotoğraf ve eşya ile başlayacaktı . En önemlisi de Evie'ye verdiği o kolye !
Evie'nin eski telefonunda ki fotoğraflar , kendi telefonunda Evie ile olduğu fotoğraflar ve dahası ...
...
Nihayet Evie'yi ziyaret günü gelmişti . En az sınav sonucu açıklanan gün gibi heyecanlıydı .
Çok vakit kaybetmeden evden erkenden çıkıp gitti . Sonrasında da doğruca Evie'nin kaldığı eve doğru yola koyuldu . Kısa süre içerisinde de eve tabii ki de varmıştı . Hiç zaman kaybetmeden arabadan inip kapıya yöneldi . Kapı açılır açılmaz da içeri girerek doğruca Evie'nin yanına çıktı .
Evie tabii ki de onu bekliyordu çünkü Alfia rahat vermiyor sürekli ona mesaj atıyordu . Yok yarın gelecek yok gelecek yok yolda yok evden çıktı gibi bir sürü mesaj ...
...
Edward : Evie .
Evie : Merhaba .
Edward : Selam .
Evie : Evet ne yapıyoruz bugün ?
Edward : İstekli misin ki ?
Evie : Pek değil ama zaman gösterecek onu .
Edward : Anladım .
Evie : Ayakta dikilmeyeceksin umarım gün boyu .
Edward : Oturalım evet haklısın . Ben bugün seni rahat bırakmayı düşünüyorum bir yere gitmeyelim . Evde kalalım . Tek istediğim bir şey var bugün için o da sana bir şeyler vermemi kabul etmen .
Evie : Ne vereceksin ki ?
Edward : Bende kalmış olan senin kişisel eşyaların gibi şeyler diyelim .
Evie : Bunlar neden sende ki ?
Edward : Zamanı gelir anlarsın .
Evie : Hepiniz gizemli olmak zorunda mısınız !?
Edward : Neyse . Zaten 2 tane . Bir tanesi telefonun ve şarj aleti falan . Diğeri de çok önemli bir şey . Takı , kolye !.. Telefonunda fotoğraflar var bunlara bakarsın . Belki bir şeyler hatırlarsın . Şimdi gelelim kolyeye .
Edward bunu deyince Evie'nin boynuna bakmış ve sonrasında da boynundaki kolyeyi fark etmişti . Bu kolye bir yerden tanıdık geliyordu . Düşününce hatırlamıştı . William'ın Evie'ye taktığı kolye .
Edward : B-bu kolye ...
Evie : Ne olmuş ona ?
Edward : Y-yok bir şey neyse .
Evie : Vereceğin kolye ?
Edward : Ah evet burada . İşte .
Evie : A bu benim kolyeme benziyor .
Edward : Yani kısmen ...
Evie : Güneşi temsil ediyorum diye mi sürekli bu güneşli kolyeler ?
Edward : Benimkinin başka bir anlamı vardı ama diğerini bilemeyeceğim .
Evie : Seninki derken ?
Edward : Yani elindeki .
Evie: Bunu bana hediye mi ettin ?
Edward : Evet .
Evie : Demek ki bu yüzden boynumdaki kolye biraz tanıdık geldi .
Edward : Tanıdık mı !? (Heyecanlanmıştı)
Evie : Tanıdık derken . İçimde bir boşluk oluştu işte . Bir kıpır kıpır oldu .
Edward : O takan kişiyle alakalıdır !
Evie : Hayır hiç de bile ne alakası var !?
Edward : Bilmiyorum , öyle bir şey de olabilir yani .
Evie : Ya niye böyle yapıyorsun şimdi .
Edward : Ne ? Hiçbir şey yapmıyorum ben .
Evie : Alttan alttan bir laf atıyor gibisin .
Edward : Saçmalama .
Evie : Soğuk soğuk konuşan ben miyim deminden beri !?
Edward : Evie ...
Evie : Ne Evie ne !?
Edward : Başladığımız işe geri mi dönsek ?
Evie : Ne işi ?
Edward : Ne çabuk unuttun , sen bir türlü hatırlayamadığın ben ve geri döndürmeye çalıştırdığımız hafızan .
Evie : He evet o tamam .
Edward : O zaman bu kolyeyi al istediğin şekilde kullan ne yaparsın artık bilemem takar mısın bir yere mi koyarsın direk çöpe mi atarsın birine mi verirsin bilemem .
Evie : Asla ! Madem hediye , o zaman saklarım . Ama ilk gün tabii ki de her zaman takarım .
Evie bunu diyerek boynundaki kolyeyi çıkardı ve masanın üzerine bıraktı . Sonrasında da Edward'ın verdiği kolyeyi takmaya başladı . Tabii kancayı takmakta her zaman zorlanıyordu . Tam takıyor sürekli saçı engel oluyordu . Bazen de saçını yolmaktaydı . İşte tüm kolye takış aksiyonları böyle bitmekteydi .
Edward Evie'nin takamadığını fark edip yardım teklif edince Evie de kabul etmek zorunda kaldı :
Edward : Ben takayım mı ?
Evie : Olur .
...
Edward Evie'nin arkasına geçip Evie'nin tuttuğu kolyeyi tuttu . Tabii bu sırada bayağı bir el teması da vardı .
Edward : Tuttum .
Edward kolyeyi tutunca Evie ellerini çekmişti . Sonrasında Edward Evie'nin saçlarına zarar vermeden (saçlarını bir tarafa atıyor) kolyeyi taktı .
Edward Evie'nin arkasından çıkıp önüne geçti ve kolyeye baktı .
Edward : Hala eskisi gibi yakışıyor .
Evie gözlerini kaçırıp sessiz kalmayı tercih etmişti . Yavaş yavaş anlamaktaydı bu kişinin aslında hayatında neden olduğunu ...
Edward : Neyse kolyeyi verdiğime göre işim bitti .
Evie : Hey dur gidiyor musun ?
Edward : Yanii , eski telefonunda gezinirsin diye düşündüm .
Evie daha bir şey diyemeden kapı tıklanmış ve içeri de William gelmişti .
William : Evie müsait misin ? Ov bir arkadaşın varmış . Epeydir gelen giden eksik olmuyor .
Evie : Evet ...
William : Oo kolyen güzelmiş . Sana aldığıma benziyor .
Evie : Evet , o yüzden bu kadar takılı kalmışım o kolyeye . Tanıdık gelmiş .
William : Kolyeyi senin getirdiğine göre sen almış oluyorsun ?
Edward : Aynen ! Ben aldım .
William : Neyse , Evie ! Önemli bir şey var ...
Edward : Görüşmek üzere Evie .
Evie : Peki görüşürüz .
Edward odadan çıkıp gidince Evie de William'a döndü .
Evie : Ne var ?
William : O da kimdi ?
Evie : Arkadaş işte , eskilerden ...
William : Bari yol kat edebildin mi ?
Evie : Birkaç şey dışında hala hatırladığım bir şeyler yok .
William : Tamam ya dert etme hatırlarsın . Hatırlamam için çok uğraşıyorsun , yorulmuyor musun ?
Evie : Yoruluyorum , yorulunca bırakıyoruz zaten .
William : Anladım , iyi güzel . Bugün çok yorulmuşsun galiba .
Evie : Yo hiç de bile enerjim yerinde .
William : Ov erken gitti . (Kapıyı gösterip Edward'ı kast ederek)
Evie : Of biliyorum o mesele çok karışık !
William : Anlatmak istersen dinleyebilirim , belki de tavsiye veririm .
...