İçeriğe geç

LIGHT IN THE DARK

Bölüm 19 · 5 dk okuma

LIGHT IN THE DARK

Bölüm 19

15

...

Alfia ile Amor sürekli Evie'yi anıları ile darlıyorlardı . En nihayetinde hepsinden sıkılan Evie onları evden nazikçe kovdu ve birkaç gün yalnız kaldı . Bu bir haftanın sonunda Edward Alfia'nın dediği bu bir haftalık süreye uyduğundan bu bir hafta biter bitmez Evie ile görüşme hayallerine girişmişti .

Bu bir haftada Edward bir sürü plan yapıp yıkmış ve nihayetinde en makul ve güzel şeyleri bulabilmişti . Evie ile eski maziyi tekrar ederlerse Evie tekrar ona bağlanabilir en önemlisi de hatırlayabilirdi .

Edward en baştan başlayıp Evie'yi yormadan devam etmek istediğinden ilk olarak birkaç fotoğraf ve eşya ile başlayacaktı . En önemlisi de Evie'ye verdiği o kolye !

Evie'nin eski telefonunda ki fotoğraflar , kendi telefonunda Evie ile olduğu fotoğraflar ve dahası ...

...

Nihayet Evie'yi ziyaret günü gelmişti . En az sınav sonucu açıklanan gün gibi heyecanlıydı .

Çok vakit kaybetmeden evden erkenden çıkıp gitti . Sonrasında da doğruca Evie'nin kaldığı eve doğru yola koyuldu . Kısa süre içerisinde de eve tabii ki de varmıştı . Hiç zaman kaybetmeden arabadan inip kapıya yöneldi . Kapı açılır açılmaz da içeri girerek doğruca Evie'nin yanına çıktı .

Evie tabii ki de onu bekliyordu çünkü Alfia rahat vermiyor sürekli ona mesaj atıyordu . Yok yarın gelecek yok gelecek yok yolda yok evden çıktı gibi bir sürü mesaj ...

...

Edward : Evie .

Evie : Merhaba .

Edward : Selam .

Evie : Evet ne yapıyoruz bugün ?

Edward : İstekli misin ki ?

Evie : Pek değil ama zaman gösterecek onu .

Edward : Anladım .

Evie : Ayakta dikilmeyeceksin umarım gün boyu .

Edward : Oturalım evet haklısın . Ben bugün seni rahat bırakmayı düşünüyorum bir yere gitmeyelim . Evde kalalım . Tek istediğim bir şey var bugün için o da sana bir şeyler vermemi kabul etmen .

Evie : Ne vereceksin ki ?

Edward : Bende kalmış olan senin kişisel eşyaların gibi şeyler diyelim .

Evie : Bunlar neden sende ki ?

Edward : Zamanı gelir anlarsın .

Evie : Hepiniz gizemli olmak zorunda mısınız !?

Edward : Neyse . Zaten 2 tane . Bir tanesi telefonun ve şarj aleti falan . Diğeri de çok önemli bir şey . Takı , kolye !.. Telefonunda fotoğraflar var bunlara bakarsın . Belki bir şeyler hatırlarsın . Şimdi gelelim kolyeye .

Edward bunu deyince Evie'nin boynuna bakmış ve sonrasında da boynundaki kolyeyi fark etmişti . Bu kolye bir yerden tanıdık geliyordu . Düşününce hatırlamıştı . William'ın Evie'ye taktığı kolye .

Edward : B-bu kolye ...

Evie : Ne olmuş ona ?

Edward : Y-yok bir şey neyse .

Evie : Vereceğin kolye ?

Edward : Ah evet burada . İşte .

Evie : A bu benim kolyeme benziyor .

Edward : Yani kısmen ...

Evie : Güneşi temsil ediyorum diye mi sürekli bu güneşli kolyeler ?

Edward : Benimkinin başka bir anlamı vardı ama diğerini bilemeyeceğim .

Evie : Seninki derken ?

Edward : Yani elindeki .

Evie: Bunu bana hediye mi ettin ?

Edward : Evet .

Evie : Demek ki bu yüzden boynumdaki kolye biraz tanıdık geldi .

Edward : Tanıdık mı !? (Heyecanlanmıştı)

Evie : Tanıdık derken . İçimde bir boşluk oluştu işte . Bir kıpır kıpır oldu .

Edward : O takan kişiyle alakalıdır !

Evie : Hayır hiç de bile ne alakası var !?

Edward : Bilmiyorum , öyle bir şey de olabilir yani .

Evie : Ya niye böyle yapıyorsun şimdi .

Edward : Ne ? Hiçbir şey yapmıyorum ben .

Evie : Alttan alttan bir laf atıyor gibisin .

Edward : Saçmalama .

Evie : Soğuk soğuk konuşan ben miyim deminden beri !?

Edward : Evie ...

Evie : Ne Evie ne !?

Edward : Başladığımız işe geri mi dönsek ?

Evie : Ne işi ?

Edward : Ne çabuk unuttun , sen bir türlü hatırlayamadığın ben ve geri döndürmeye çalıştırdığımız hafızan .

Evie : He evet o tamam .

Edward : O zaman bu kolyeyi al istediğin şekilde kullan ne yaparsın artık bilemem takar mısın bir yere mi koyarsın direk çöpe mi atarsın birine mi verirsin bilemem .

Evie : Asla ! Madem hediye , o zaman saklarım . Ama ilk gün tabii ki de her zaman takarım .

Evie bunu diyerek boynundaki kolyeyi çıkardı ve masanın üzerine bıraktı . Sonrasında da Edward'ın verdiği kolyeyi takmaya başladı . Tabii kancayı takmakta her zaman zorlanıyordu . Tam takıyor sürekli saçı engel oluyordu . Bazen de saçını yolmaktaydı . İşte tüm kolye takış aksiyonları böyle bitmekteydi .

Edward Evie'nin takamadığını fark edip yardım teklif edince Evie de kabul etmek zorunda kaldı :

Edward : Ben takayım mı ?

Evie : Olur .

...

Edward Evie'nin arkasına geçip Evie'nin tuttuğu kolyeyi tuttu . Tabii bu sırada bayağı bir el teması da vardı .

Edward : Tuttum .

Edward kolyeyi tutunca Evie ellerini çekmişti . Sonrasında Edward Evie'nin saçlarına zarar vermeden (saçlarını bir tarafa atıyor) kolyeyi taktı .

Edward Evie'nin arkasından çıkıp önüne geçti ve kolyeye baktı .

Edward : Hala eskisi gibi yakışıyor .

Evie gözlerini kaçırıp sessiz kalmayı tercih etmişti . Yavaş yavaş anlamaktaydı bu kişinin aslında hayatında neden olduğunu ...

Edward : Neyse kolyeyi verdiğime göre işim bitti .

Evie : Hey dur gidiyor musun ?

Edward : Yanii , eski telefonunda gezinirsin diye düşündüm .

Evie daha bir şey diyemeden kapı tıklanmış ve içeri de William gelmişti .

William : Evie müsait misin ? Ov bir arkadaşın varmış . Epeydir gelen giden eksik olmuyor .

Evie : Evet ...

William : Oo kolyen güzelmiş . Sana aldığıma benziyor .

Evie : Evet , o yüzden bu kadar takılı kalmışım o kolyeye . Tanıdık gelmiş .

William : Kolyeyi senin getirdiğine göre sen almış oluyorsun ?

Edward : Aynen ! Ben aldım .

William : Neyse , Evie ! Önemli bir şey var ...

Edward : Görüşmek üzere Evie .

Evie : Peki görüşürüz .

Edward odadan çıkıp gidince Evie de William'a döndü .

Evie : Ne var ?

William : O da kimdi ?

Evie : Arkadaş işte , eskilerden ...

William : Bari yol kat edebildin mi ?

Evie : Birkaç şey dışında hala hatırladığım bir şeyler yok .

William : Tamam ya dert etme hatırlarsın . Hatırlamam için çok uğraşıyorsun , yorulmuyor musun ?

Evie : Yoruluyorum , yorulunca bırakıyoruz zaten .

William : Anladım , iyi güzel . Bugün çok yorulmuşsun galiba .

Evie : Yo hiç de bile enerjim yerinde .

William : Ov erken gitti . (Kapıyı gösterip Edward'ı kast ederek)

Evie : Of biliyorum o mesele çok karışık !

William : Anlatmak istersen dinleyebilirim , belki de tavsiye veririm .

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.