İçeriğe geç

LIGHT IN THE DARK

Bölüm 11 · 6 dk okuma

LIGHT IN THE DARK

Bölüm 11

8

...

Edward ile Alfia eve vardılar ve anında salona , Elizabeth'in (annelerinin) yanına , geçtiler (gittiler) .

Elizabeth : Siz nereye gittiniz de geldiniz böyle kısa sürede ?

Edward : Sana bir şey anlatacağız , tavsiyen o kadar çok lazım ki !

Elizabeth : Ne oldu , ne tavsiyesi anlatın bakalım .

Alfia : Sen beni dinle , Edward iki saat dolandıracak lafı en iyisi ben anlatayım .

Elizabeth : Tamam oturun bakalım sonrada anlat .

Alfia ile Edward koltuklara oturdular ve Alfia da olanları anlattı . Anlatma olayı bitince de Edward ile Alfia annelerinin ne söyleyeceğini beklediler . En sonunda da Elizabeth konuştu .

Elizabeth : Emin misiniz buna ?

Alfia : Evet ikimiz de gördük !

Elizabeth : Ve konuşmaya çalıştınız , sizi tanımadı ?

Edward : Aynen öyle !

Elizabeth : Normal bir şey bu , kafasına sert darbe almıştır üstüne bir de Sandra güçlerini alınca ...

Edward : Şu kadını duymak istemiyorum artık !

Elizabeth : Tamam , tamam . Neyse işte daha iyi anlamanız için daha çok konuşmak gerekiyor .

Alfia : Yani tanımıyormuş gibi davranıp arkadaş mı olalım ?

Edward : Ama şimdi önemli olan o değil .

Alfia : Neymiş önemli olan !?

Edward : Kiminle kaldığı !

Elizabeth : Haklısın .

Edward : Burada tanıdık biri var mıdır ?

Elizabeth biraz düşündü ve daha sonrasında da bir şeyler buldu .

Elizabeth : Herhangi biri olsa bu şehirde ne işleri var değil mi !? Hmm tanıdık biri ... Birisi var !..

Edward : Kim !?

Elizabeth : James ! Yani gerçek babası .

Edward : Onu terk edip giden babası ile mi kalıyor yani ?

Elizabeth : Öyle olabilir , kesin değil ama deneyebiliriz .

Alfia : İletişime mi geçeceksin ?

Elizabeth : Evet .

Edward : Ne zaman ?

Elizabeth : Ne zaman bilgilerini bulursam o zaman . Hadi siz bunu düşünmeyin yeterince iş yaptınız , yoruldunuz biraz dinlenin gerisi bende .

Edward : Sen iletişime geçince ne olacak !?

Elizabeth : Uzlaşacağız elbet .

Alfia : Hadi ama amma sıktın sende . Odana çık artık .

Edward : İyi tamam sormayacağım daha fazla .

...

Edward ve Alfia odalarına çıktı , Elizabeth de James'e ulaşabilmek için onun iletişim bilgilerini bulmaya çalıştı . Birkaç günde istediğini alabilmiş , James'in iletişim bilgilerini bulabilmişti .

...

Uzun aramalar ve konuşmalar sonucu nihayet uzlaşmışlardı . James Elizabeth'in istediklerini kabul etmişti . Alfia ile Edward medeni bir şekilde Evie'yi ziyarete gidebilirlerdi . Tabii temkinli bir şekilde . Yanlarında James'in bir adamı da olacak (ya da kendisi ...) .

Elizabeth James'in isteklerini kabul edince telefonu kapattılar . İyi haberi anında çocuklarına verdi . Artık istikamet doğruca James'in eviydi . Bakalım ne yaşanacaktı !?.

...

James 'in evinde ;

...

Alfia ve Edward eve girdikten sonra doğruca Evie'nin olduğu yere gittiler . ( Yardımcılar yol gösterdi .) Daha sonrasında da Evie ile konuşmaya hazırlandılar . Tam o sırada şaşılacak bir şey oldu . Onlara kalmadan Evie konuşmaya başladı .

Evie : Sen !? (Alfia'yı göstererek)

Alfia : Beni hatırlıyor musun ?

Evie : E-evet !

Evie : Sen ..

Evie karşısında duran ve gözlerini açmış ona doğruca ona bakan bu kızı bir yerden hatırlıyordu. Ve o an biraz geçmişe gitmesi gerektiğini fark etmişti. Kafasında birkaç Flash Back oluşmuş ve daha sonrasında da onun Alfia olduğunu görmüştü.

Evie : Sen ... Kardeşimsin . Hatırlıyorum seni !

Alfia : Süper ! Peki ya ne hatırlıyorsun ?

Evie Alfia'ya gülümsemiş ama Alfia'nın arkasında duran bir kaç kişiyi ve Edward'ı hala yabancı olarak gördüğünden rahat davranmakta biraz çekinmişti . Bunu fark eden Alfia da Evie'nin ellerini tutarak onu biraz daha rahatlatmıştı.

Alfia : Hadi anlat .

Evie : Pekala ... En son hatırladığım şey sadece alev alan bir ev ve önünde duran gri saçlı bir kız ki bu sen oluyorsun bende birinin kucağındayım . En son hatırladığım şey bu . Bizi dışarıda da bırakıp gitmişti .

Alfia : Anlıyorum. Peki o adamı hatırlıyor musun ?

Evie : Bizi terk edip giden önemsiz birisi ama evimizin neden ve nasıl yandığı hakkında hiçbir fikrim yok .

Alfia : Bunları daha sonra teker teker anlatacağım şimdilik sadece iyileşmeye ve dinlenmene bak . Nasılsa her şeyi hatırlayacaksın .

Edward : Pekala . Benim sıram . ( Diyerek Alfia oturduğu yerden -Evie 'nin yattığı yere yakın olan sandalyeden - kalkınca o da fırsat bulup oturmuştu. )

Alfia : Seni hatırlamıyor. Bu kadar üzerine gitmeye gerek var mı !? Vakit vermeliyiz . Sonrası kendiliğinden gelecek zaten .

Edward : Ah hayır endişelenme. Onu yiyecek falan değilim.

Evie : Yamyam değilsen tabii . Geçen gün hiç öyle gözükmüyordu .

Edward biraz bozulsa da bunu çaktırmayarak asıl sorusuna geçmişti .

Edward : O zaman seni görmek beni şaşırtmıştı . Neyse önemli değil , söyler misin hiç mi bir şey yok hatırladığın ? Lise , üniversite , tatiller !?

Alfia : Onu daha fazla zorlamasak mı?! ( Diyerek imalı imalı konusarak oturduğu yerden kaldırıp gitmek istemiş - kızın dinlenmesi için zaman tanımak istemiş - ama bu isteğini ne yazık ki Edward pek anlamamışa benziyordu .

Evie : Belki ... Birkaç soluk yüz ve birkaç ses ...

Edward : Elbette zamanla hatırlayacaksın ama şuan yapabildiğin kadar şey hatırlamaya çalışman bile bizim için önemli ! ( Bunu diyerek Evie ye beklenti içinde bakmıştı. Çok makul bir yanıt alamasa da bu da iş görürdü . )

Evie : Takıldığım bir grup olduğunu hatırlıyor gibiyim . Onun dışında sürekli gezip takıldığımızı ve bir şeyler yaptığımızı . Ama dahası yok . Nereye gittik ne yaptık hatırlamasam da bir şeyler yaptığımızı biliyorum . Çok karışık !..

Alfia : İsimleri aklında mi ?

Evie : Hmm, bu imkansız . Yüzlerini bile hayal meyal hatırlıyorum belki de hiç ...

Alfia : Peki , sana onları getireceğim. Bu hatırlamana yardımcı olur .

...

Alfia bunu dedikten sonra Edward'ı da alarak dışarı çıktı . Daha sonrasında da evden çıkarlarken kapı önünde konuşmaya başladılar .

Alfia : En azından işe yarar şeyler var elimizde.

Edward : Ama beni hala hatırlamıyor!!!

Alfia : Artık şansına küs ne diyeyim , seni şuan rahatlatabilecek tek cümle şu : Zamanla hatırlayacak merak etme .

Edward : Bu cümle beni daha da sinir ediyor , rahatlattığı falan yok !

Alfia : Tamam ! Bağırma burada hadi gidelim . Daha çok işimiz var . Diğerlerini bu eve toplamalıyız . Belki herkesi görünce hatırlar .

Edward : Belki ...

Alfia : O zaman bölüşelim . Sen erkekleri al . Ben Amor'a haber veririm kızları toplar gelirler .

Edward : Anlaştık .

Alfia : E hadi gidelim ne duruyorsun !?

Edward : Bugün müthiş arabamı kullanmana izin vereceğim . Al senin olsun .

Alfia Edward bunu der demez elindeki anahtarı kaptığı gibi dışarı çıkmıştı . Edward da arkasından geldi . Arabaya bindiler . Edward pek iyi olmadığından Alfia kullanmıştı. Yolda hala modu olmayan ve camdan ceylan yavrusu gibi bakan Edward sürekli Evie yi düşünüyordu . Alfia da abisinin bu halini görünce onu Evie hakkında biraz rahatlatmak için müzik açmıştı ama nafile ..

Alfia : Biraz zaman vermelisin . Hadi biraz gül. Emin ol her şeyi hatırlayacak.

Edward : Hepsi benim yüzümden. Onu koruyamadım !!

Alfia : Sen ne yapabilirdin ki ? Bu o Sandra cadısının yüzünden. Her şeyi başlatan oydu .

.Edward biraz duraksayıp düşünmüş ve öfkelenmişti : Ve bitiren de ben olacağım !!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.