Nihat uyanır ve her zamanki rutinin yerine getirmek için kalkar elini yüzünü yıkar ardından yola koyulur. Büfeden gazetesini alır ve ekmeği almak için fırına doğru ilerlemeye başlar, yolun karşısına geçmek için sağına soluna bakar ve yürümeye devam eder lakin süratle gelen bir araba son anda durabilmiştir. Nihat olayın şokunu yaşarken şoför bağırıp çağırmıştır ve
Hızla yola devam etmiştir. Nihat olayın şokunu atlatıp kendine geldikten sonra seslice düşünüp "halbuki yol boştu hızlı gelen oydu" diye mırıldanarak bağırıp çağırmasına anlam verememişti. Ve aklına gelen soruyu düşünmeden edemiyordu herkes neden bu kadar öfkeli ve sabırsız. Ekmeği aldıktan sonra eve gelmiş kahvaltısını hazırladı eski ahşap masasına oturup en çok sevdiği şeyi olan kahvaltısını yaparken gazetesini okumaya koyuldu. Ön sayfada manşetleri okumaya başladı gündem siyasetti ve Nihat siyasetten nefret ederdi gazeteyi masanın kenarına bıraktı , televizyon izleme gibi bir alışkanlığı da yoktu. Kahvaltısını yaptıktan sonra kahvesini alıp çalışma masana doğru ilerledi masaya oturdu ve her zaman kafasına takılan soru tekrar düşünmeye başlamıştı. Önceden yaşamış olan Türk liderler şuanda olsaydı bu sorunların altından nasıl kalkarlardı.