Leya'dan
Sabah 6.30'da kalktım.
Uçağımız olduğu için kızları kaldırdım.
İlk önce Tuana'nın odasına gittim.
Leya: TUANA HADİ KALK (büyük harfler yazdıklarım bağırma anlamına gelir)
Tuana: YAĞAĞAA BİĞ GİĞT BASIMDAĞN
Leya: hadiiii
Tuana: Tamam yaa kalktım.
Tuana'dan
Leya'nın zoruyla kalktım ülkü'yü ve Zeynebi kaldırdım.
Ülkü: Leya bebeğim yine çok güzel kokuyo
Zeynep: Aynen
Leya: Teşekkür ederim.
Tuana: hadi ya ben çok acıktım artık kahvaltı yapalım.
Ülkü: Evet Tuana bebeğim çok haklı çok acıktım.
Zeynep: Bencede biraz hızlı olalım yoksa uçağımızı kaçırıcaz.
Leya'dan
Kahvaltımızı yaptık ardından hızlıca hazırlanıp uçağa bindik . Birkaç saat sonra Türkiye'de indik.
Kızların giyindikleri
Leya

Tuana;

Zeynep;

Ülkü;

Erkeklere bakalım;
Yağız'dan
Sabah kalktım günlerden cumartesi olduğu için
Okul yo oleey okuldan nefret ediyorum aşağı indim (erkeklerin evleri iki katlı kızların yeni evi de iki katlı olacak) kahvaltı hazırladım ve bizimkilere seslendim.
Yağız: Çağan Emir Ard-
Arda: Valla ben kalktım. Yemek hazırmı?
Yağız: Hazır hazır.
Çağan: (Emirle merdivenlerden iniyoruz inerken konuştum) ooo bizim Yağız bey hiç kahvaltı hazırlar mıymış ya
Yağız: Olm hazırladım işte ne mızmızlanıyonuz
Emir: Aynen olm hazırlamış işte yiyin.
Arda'dan
Kahvaltı yapınca dışarı çıktım. Ormana gittim
Ormanda bir az dolaştım.
Kızlara bakalım
Leya: (eve gelmiştik hepimiz salonda oturuyoruz)
Ülkü: Bebeklerim ben dışarıda biraz dolaşıp gelicem
Zeynep: Tamam ama çok geç olmadan gel.
Ülkü'den
Kızlara çok geç kalmayacağımı söyledim ve dışarı çıktım. Sahil kenarında yürüyorum içimde kötü bir his vardı. Bi adam yanıma geldi. "Selam güzelim" dedi. Bende "sen kimsin ve ben kimsenin güzeli değilim" dedim ve bi an gözlerim karardı.
ZeyLeyTu ya bakalım;
Zeynep: Kızlar Ülkü gitti biz ne yapalım.
Tuana: Bence komşularımızla tanışalım.
Zeynep: Olurr
Leya: okk (karşı villaya gittik)
Erkeklere Bakalım;
Yağız: (kahvaltımızı yaptık ve topladık şu anda salonda oturuyoruz) Beyler ben çok sıkıldım.
Emir: Bende çok sıkıldım.
Çağan: ne yapalım.
Yağız: Ne biliyim be- (zil çalar)
Çağan: Ben bakarım.
Tuana'dan
Yolculukta giydiğimiz kıyafetleri değiştirmedik ve karşı komşularımızın evlerine gittik. Zeynep kapıyı tıklattı.