İçeriğe geç

Leyla ve Menemeni

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Leyla ve Menemeni

Bölüm 1

MENEMEN 1

Hava hafifti, rüzgar tatlı tatlı esiyordu ama Leyla’nın kalbi adeta bir devir daim pompası gibi gümbürdüyordu. Araz karşısındaydı. Leyla heyecanla ellerini birbirine kenetledi, gözlerinin içine bakarak sordu:

​"Araz... Hani bize geleceksin ya yemeğe, sabah kahvaltısında ne yemek istersin? Yani özellikle... özellikle istediğin özel bir şey var mı?"

​Araz omuz silkti, son derece sakin ve sıradan bir ses tonuyla cevap verdi:

​"Menemen."

​İşte o an zaman durdu. Leyla’nın beyninde şimşekler çaktı. Araz’ın dudaklarından dökülen o tek sözcük, Leyla’nın kulaklarında devasa bir amfiden çıkıyormuşçasına yankılanmaya başladı:

​Menemen... Menemen... MENEMEN...

​Sanki rüzgar bile "menemen" diye esiyor, caddedeki arabaların kornaları "me-ne-men" diye çalıyordu. Leyla’nın gözleri yuvalarından fırlayacak gibi oldu.

​"Tamam!" diye bağırdı Leyla aniden. "Hallediyorum!"

​Araz daha ne olduğunu anlayamadan, Leyla arkasını dönüp bir maraton koşucusu gibi depar atmaya başladı. Sokakları, kaldırımları, merdivenleri üçer beşer atlayarak geçti. Hedef tekti: Mutfak!

​Evden içeri adeta kapıyı kırarcasına girdi. Çantasını bir kenara fırlattı, önlüğünü bir süper kahraman pelerini gibi boynuna geçirdi.

​Mutfak tezgahının başına geçtiğinde yüzünde intikam almaya hazırlanan bir komutan ifadesi vardı. Bıçağını çekip biberlere doğru döndü. Tak! Biberin sapını tek bir bıçak darbesiyle, santimetrik bir hassasiyetle kesti.

​Sıra en kritik aşamaya gelmişti: Domatesler.

​Leyla sıcak suyu domateslerin üzerine gezdirdi. Ardından o tarihi an geldi... Bıçak kullanmadı. Soyacak kullanmadı. Tırnaklarını domatesin kırmızı kabuğuna geçirdi ve kabukları kendi elleriyle, tek tek soymaya başladı. Her soyuşunda içinden "Araz için... Hepsi Araz için..." diye fısıldıyordu.

​Domatesler doğrandı, biberler tereyağında cızırdayarak kavruldu. Yumurtalar tam kıvamında kırıldı. Tava ocakta hafif hafif tüterken Leyla zafer kazanmış bir edayla derin bir nefes aldı. Menemen hazırdı!

​Birkaç dakika sonra kapı çaldı. Araz içeri girdi ve masaya oturdu. Leyla, dumanı üstünde tüten tavayı masanın tam ortasına gururla bıraktı.

​"İşte..." dedi Leyla, nefes nefese. "Sana... kendi ellerimle soyduğum domateslerle yaptığım menemen."

​Araz tavaya baktı. Sonra çatalla bir parça aldı, tam ağzına götürecekken durdu. Yüzünü hafifçe ekşitti.

​"Leyla..." dedi Araz çatalla menemeni karıştırarak. "Benim domates alerjim vardı ya, hani geçen hafta söylemiştim? Yiyemem ki ben bunu..."

​Leyla masanın başında dikey bir heykel gibi donup kaldı. Kulaklarında yine aynı ses yankılanmaya başladı:

​Yiyemem... Yiyemem... YİYEMEM...

​

Bölüm sonu

4 yorum