İçeriğe geç

Levi & Hanji

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Levi & Hanji

Bölüm 5

5.Bölüm

Gözlerimi yavaşça açtığımda yumurşacık yatağımda yanı başımda omuzumda yatan Hanji vardı..........bi-bi saniye Hanji?........HAYIR Bİ-BİZ SEX Mİ YAPTIK?!! HAYIR!,HAYIR!,HAYIR! ALKOL İÇMEDİM BİLE! tamam sakin ol... sex yapmak sevdiğin insanla normal. Lakin ben hazır değildim! üstelik evlemedik! dün neler oldu!? ayrıca Hanji çıplak değil bende değilim. Dün Hanji fısıltılarımdan dolayı ona karşı aşık olduğumu öğrendi. Hanji'de beni seviyor. Sonrasında ne oldu? hiç hatırlamıyorum. Berki Hanji biliyordur?

Elimi uzatıp saçına dokunarak uyandıracaktım lakin öyle güzel sakin uyuyordu ki.. Uyandıramadım saçını sevmeye başladım. Bunu hisseden Hanji hafifce gülümsedi hızlıca bana sarıldı. Bense o an daha da heyecanlanmaya başladım. Hanji "çok mutluyuuum~♡ Leviii" dedi. Bense gülümsedim "bende mutluyum lakin..dü-dün ne oldu?"dedim. Hanji kafasını kaldırmadan bana çevirdi gözlerime bakarak dişlerini göstererek gülümsedi "bayıldın" dedi............nE? bayıldım mı? neden?

Levi: neden bayıldım be?

Hanji: seni dudaktan öpecektim

Levi: evet?

Hanji: sen o an heyecandan bayıldın.

Levi: ............. benden hiç beklenmeyecek hareket

Hanji: muhahahaha gerçekten de öyle

Levi: burası benim evim nasıl getirdin?

Hanji: atla

Levi: güzel beni taşıdın zannettim

Hanji: aslında yapabilirdim

Levi: gerçekten mi?

Hanji: evet

Levi: ağır olmaz mıydım?

Hanji: deneyelim mi?

Levi: onu boşver de sen hiç heyecanlanmadın mı?

Hanji: heyecanlandım tabiki

Levi: hiç göstermiyorsun

Hanji: gösterirsem pişman olursun

Levi: nedenmiş?

Hanji: gerçekten göstermemi ister misin?

Levi: göster

O an Hanji derin nefes aldı. Aniden kalktıp üstüme karnıma oturdu. Yüzü bana biraz yaklaşarak saçları yüzüme değiyordu. Yanaklarım fazla pembe olduğunda "Ha-hanji?! Ne yapıyorsun sen!? " dedim. Hanji " işte bu heyecanım.... Sakin olmazsam böyle oluyor" dedi. Bense biraz geri çekinmeye çalışarak "fazla heyecanlısın neden? Uzun yıllardır mı aşıksın bana?" dedim. Hanji bunu duyunca yandan gülümsedi ve üstümden kalktıp yanıma oturdu. Saçlarına dokunarak gözlerini benden çekinerek "evet yıllardır aşığım" dedi. Bunu duyduğumda şok üstüne şok yaşadım. Nasıl yani? Ne zamandır? Bende hızlıca kalkarak oturdum.

Levi: ne zamandır?

Hanji: hani bi keresinde ordu ile duvarların dışarısına çıkarken sen benim kafamı tuttup kendine çevirmiştin ya

Levi: evet?

Hanji: işte o zamandan beri

Levi: Ha-hanji bu çok uzun zamandır

Hanji: aynen

Levi: anlamıyorum neden? O zamanlarda karşıma çıkıp itiraf etmedin?

Hanji: çünkü hazır değildim... üstelik senin duygularını bilmiyordum

Levi: zorlanmış olmalısın

Hanji: tabiki de zorlandım ama sen yanımda olduğun için bu beni mutlu ediyordu.

O an duygulancakmış gibi hissettim. Hanji'de zorlanıyor gibiydi. Derin nefes alarak yataktan indim. Hanji şaşkınlıkla baka kaldı. Boğazımı temizleyip gözlerine bakarak " öyleyse biz artık sevgiliyiz?" dedim. Hanji bunu duyunca sevinçle evet diye bağırdı. İyi ki komşum olmadığıma şükrettim. Hanji heyecanlı şekilde ayağa kalktıp yanıma geldi. Göz göze bakıştık ne yapacağımı bilemediğim için hafifce gülümsedim.

Hanji omuzlarımdan tutarak "seni bu sefer öpeceğim sakıncası yok dimi?" dedi. Bunu duyduğumda şaşırdım ne diyeceğimi bilemedim. Çünkü artık duygularımız aynı ve sevgiliz. Bense sorun yok şekilde kafamı salladım. Hanji yavaşca bana eğildiğinde kalbim daha çok hızlanmaya başladı. Hanji'nin gözleri açıkken bense kapatmaya karar verdim.

Aniden kapı çalınca Hanji durdu. Gözlerimi açıp kapıya doğru baktığımda hangi salak geldi der surat yaptım. Hanji geri çekilince biraz üzüldüğümü gösterdim. Hanji bunu görünce gülümsedi "çok tatlısın Levi önemli bir şeydir bakalım?" dedi. Bir şey demeden tamam şekilde kafamı salladım. Kapıyı açtığımda Mikasa çıktı. Aniden hızlıca selam verip " devlere karşı savaşmak için plan kurmak için acilen toplamamız gerektiğini söylediler sadece kaptanlar" dedi. Bense tamam şekilde kafamı salladım. Toplanması gereken odaya çoktan hızlıca vardık. Ortamdaki hiç tanımadığım ve az çok konuştuğum kaptanlar bana bakışları farklıydı. Sanki seni istemiyoruz defol der gibi. Hiç bana öyle bakmaya cesaretleri yoktu. Ne oldu ki? Umursamayıp pencerenin yanına yaklaştığımda Hanji'de peşimden geldi. Hanji bakışları fark etmişti. Derin nefes alıp tam konuşacakken kaptanlardan tanımadığım birisi

Kaptan: Levi kaptan sizi burada görmeyi beklemiyorduk.

Levi: ? Devlere karşı savaşmak için planını kurmak için toplanmadık mı?

Kaptan: evet

Levi: öyleyse bundan şaşıracak ne var?

Kaptan: buna kendiniz cevap verin

Levi: ha?? Neler oluyor?

Kaptan: arkamızdan bir şeyler çeviriyor muşsunuz?

Levi: ne?

Kaptan: söylentiler böyle

Levi: ne gibi?

Kaptan: bizi öldürmek için

Levi: sebep?

Kaptan: bilmiyorum bunu kendiniz biliyorsunuz.

Levi: bilmediğim bir şeyi nasıl bileyim?

Kaptan: bilemem artık size güvenmekle zorluk çekiyoruz ekip olarak

Levi: ne yaparsanız yapı-

[ o an Hanji Levi'nin kolunu çekip kendine yaklaşmasına sağladı. Ardından ekibin duyamacağı şekilde uzaklaşıp duvarın köşesine geldiler]

Hanji: Levi dur hatırladım

Levi: neyi?

Hanji: bu herifi

Levi: ne olmuş?

Hanji: hani geçen aylarda ben göreve gitmiştim. Birisi bana ve ekibime tuzak kurmuştu. Az kalsın ekibimle birlikte ölebilirdik.

Levi: evet?

Hanji: işte tuzak kuran bu herif. Arkadaşlarımdan birisi daha devlerle savaşmadan önce kulak misafiri olmuş. Hatta daha önce kız grup ekibi vardı. Onlar tamamen gizli ölmüşlerdi. Onları öldüren de bu. Son olarak da senin hakkında söylentileri çıkaran da bu.

Levi: vay ... vay artık onu öldürme sebebim oldu.

Hanji: hayır öldüremezsin

Levi: neden?

Hanji: şuan ki hale bak pislik herif senin hakkında böyle söylentileri ekibe söylediği için sana güvensizlikleri var.

Levi: ..... ne yapmamı istiyorsun?

Hanji: devlerle savaştığımızda onu gizli veya gizlemeden öldürürsün sonuçta hain

Levi: vay güzel fikir

Hanji: tamam öyleyse ekibe dönebilirsin.

Saçımı düzertip derin nefes aldım. Önüme dönüp ekibin karşısına ilerleyip durdum. Kaptanların gözlerine dik dik baktım. Kimisi korktuğu için gözlerini kaçırdı. Kimisi cesaret edip baktı. Yanı başımda olan koltuğa oturup kaptanlar tekrardan ciddi şekilde baktım. (Resimdeki gibi)

" Söylentileri inanacak kadar boşsanız , Kaptan olmaya uygun değilsiniz utanç kaynağısınız."

DEVAM EDECEK

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.