Bir zamanlar mula adında bir orman varmış. Bu ormanda kaplanlar , aslanlar , ceylanlar, tilkiler... bir sürü hayvanlar yaşarmış . Ki normali de buydu tabi ki o ormana ait olmayan biri vardı. Ve o gün gece mula ormanına geldi ormana ait olmayan bedeniyle. Uzaktan bakınca kambur yaşlı bir kadına benziyordu . O şeytanın ta kendisiydi . büyücü ıssız ormanda tuhaf bir şekilde çok rahat dolaşıyordu sanki daha önce ormanı tanıyor gibiydi. Büyücü ses çıkarmamak için usulca yavaş yavaş çalıların arasına girdi. Gözüne kızılımsı kürkü olan bir dişi aslanı kestirdi. Orada diğer aslanlarla beraber uyuyordu. Ona cazip gelen aslanın kızılımsı parlak kürküydü. Ama büyücü yaşlı kadın o aslanı almak için diğer aslanların dikkatini dağıtmalıydı. Yavaşça ses çıkarmadan pabucunu çıkardı . Olağanca kuvvetle çalıların arasından gördüğü öteki taraftaki ceylana fırlattı. Gözüne kestirdiği aslanın yanındaki diğer aslanlar ceylanı fark edip hemen oraya koştular. Kızılımsı kürklü aslan kafasını kaldırdı asilce. Diğer aslanlara baktı . Küçücük aslancık arkasından yaklaşan kötü kalpli yaşlı kadını fark etmemişti. Yabancı pis bir koku aldı arkasına bakacekken boynuna bir şey battı aslanın. Aslan ufak bir uykuya daldı.
Aslan kendine geldiğinde çok tuhaf hissediyordu. Gözlerini açtı. Üstünde bir takım kumaş vardı . Sağına baktı yattığı yerden çıkmaz bir sokaktaydı. Aslan burayı ormana benzetemedi korktu sonra kendinde tuhaf şeyler hissetti. Gözleri irice açıldı insana benziyordu . İki kolu vardı dahası iki tane tuhaf beyaz bacakları vardı. Aslan neye uğradığını şaşırdı. Elleri ve ayakları üzerinde durmaya çalışıyordu. Ama bu hareketi eskisi gibi rahat yapamıyordu . Önüne gelen bir tutam kızıl kürküne benzeyen bir şeyler düşüyordu . En son hatırladığı . O pis kokan yaşlı büyücünün kokusunu aldığı ve kendini bu halde burada bulduğu olan savunmasız aslancık korkmaya başladı. Kendi artık bir aslan değildi. Ormanına gitmek istiyor evinde huzurla uyumak istiyordu. daha fazla insan bedeninde ayakları ve elleri üzerinde duramadı. Elleri taşa battı ve kan gelmeye başladı. Üstünde beyaz uzun bir çarşaf vardı. Büyü diye düşündü aslan büyü yapmıştı o ihtiyar. Çok geçmeden etrafa iri gözleriyle tuhaf bakışlar atan bu müthiş güzellikteki kızı biri fark etti . Kızın üstünde beyaz bir çarşaf vardı neden kıyafet yok diye düşündü adam. Yanına yaklaştı . Kız onu fark etti . Adam kıza yakından bakınca gözlerinin tonuna çok şaşırdı. Bakırla altın tonunun karışımıydı . Saçları desen o da neredeyse gözleriyle aynı tondaydı. Bembeyaz teni vardı kızın . Adam sarı saçlarını geriye itti dudağında ufak bir kıvrım belirdi.
"merhaba neden bu haldesin yardım edebilirim "
dedi. Kız yerde oturmuş vaziyette üstünde çarşaf eli kucağında elinde damlayan kan damlalarıyla baktı sadece. Adam zavallım diye düşündü bir şey olmuştu belli ki kıza.elleri de kanıyor en tuhafı kıyafeti bile yoktu. Kıza yaklaştı çömelip. Elini kızın yanağına koydu . Kız iri şaşkın gözlerle adama baktı. Napıyor diye düşünmeden edemedi.
"anlaşıldı seni hastaneye götürmek lazım ondan önce sana bir kıyafet alalım hadi kalk"
dedi adam kız bu vücuda alışkın değilken nasıl kalkabilirdi . Kafasını kendisini anlasın diye olumsuz şekilde salladı. Adam derin bir iç çekerek ofladı.mavi gözleri hafaya baktı. Napsam diye düşündü bu halde bırakamazdı bu kızı . Mavi gözler turuncu altın gözlere kavuştu ikisinin de kalbi hızlandı . İkisi de ürperdi bir şey hissetmişlerdi. Ne olduğunu bilmeselerde ikisi de bakışmayı bırakmadı. En son adam sarı saçlarını tekrar itti. Ve bir elini kızın omzuna diğer elini de dizlerinin altına koyup. Kızı havaya kaldırdı. Kız kendini havada uçan kuş gibi hissetti. Kuşlar böyle mi uçuyordu diye düşündü.gözlerini adamdan ayırmadı. Adam ilerleyip lüks bir arabanın kapağını açtı. Ve kızı oturttu . Kapıyı kız ürkmesin diye yavaşça kapattı. Ve hızlı adımlarla arabaya gidecekken kızı aldığı yerde bir kimlik gördü . Yürüyüp kimliği aldı , inceledi tek kaşını havaya kaldırdı. Aranın içindeki kıza baktı.kimlikte yazan isim tuhaftı isim LEONA ispanyolca aslan demekti. Onu da yanına alıp ilerledi . Arabaya bindi kimliği cebine koydu .
"aslancık . Leona hanım isminiz bu sanırım hastaneye gidelim o zaman da yakınıza haber verelim hem size zarar gelmez hem de artık kendi başınızın çaresine bakarsınız" adam arabayı çalıştırdı. leona arabanın ne olduğunu bile bilmiyordu. bir anda arabadan ses gelip hızlanınca koltuğun içine gömüldü...