İçeriğe geç

legandary lovers/keonhee

Bölüm 1 · 5 dk okuma

legandary lovers/keonhee

Bölüm 1

toz pembe

wonhee aksam vakti üstünde pembe şişme montuyla eve doğru yürüyordu. okulun son haftası olmasına rağmen hala okula gidiyordu çünkü devamsızlığı bitmişti geçmişten birileri yüzünden...

wonhee eve gelince direkt odasına girdi çantasını çıkarıp yatağın yanına, pembe şişme montunu çıkarıp çalışma masasının sandalyesine attı. üstünü değiştirip yatağa attı kendini, kızlarla olan WhatsApp grubunu açtı

JAPONYA AKIL HASTANESI.

iroha; yarın matcha latte içmeye gidiyo muyuz yani

minju; ne matchası ya hani karaokeye gidicektik

yunah; sarma sarıyorum ikide bi yazıp dikkatimi dagıtmayın

minju: benide sarsana kollarına

yunah; toptop konuşup benim canımı sıkmay ya

iroha; şu kıza niye soyle davranıyosun

yunah; sarma sarıyorum bekleyin az

minju; pekala?

moka; SEONG YAZDI BANA AAAHAHHAHAHA

iroha; TUTTU MU MERDIVEN ALTINDA YAPTIGIMIZ RITUEL

minju; kizim siz naptınız lan

iroha; sonra anlatırım shhh

moka; -2 EKRAN GÖRÜNTÜSÜ- BAKSANIZA AHAHHAHAH

minju; bu çocuk okulun ortasında çilekli sütü senin yüzüne fırlatmadımı?

moka; ya hayır o seongun kotu ikizi

minju; moka sen ciddi misin çocuk seni okulun önünde rezil etmiş sonra gelip nasılsın nabıyosun demiş gidio cevap vermissşn bide gerrrrizekalı mal aptal

moka; ya benim üstüme çok geliyosunuz

wonhee; NOLUO

iroha; inegimiz gelmis okuldan

wonhee; ya sus tum gun oturdum zaten sırada bosbos

minju; ben sana dedim kacma okuldan son hafta kacarsınız diye

wonhee; o salak yuzunden okula gidiyorum zaten suan

moka; o salak demişken seong bana yazdı🩵

wonhee; ne seonghyeon mu yazdı

moka; evvett

wonhee; picorospu ver sunun numarasını panelleyip evine bin tane pizza gonderiyim ne diyerek dalga gecti yine seninle

minju; HAUZJAHXPJQPXUAOZUQP

moka; ya dalga gecmedi

wonhee; ne?

moka; nasılsın napıyosun dedi

wonhee; sende buna inandın mı

moka; merak etti sadece

wonhee; bu çocuk seni zorbalıyodu neyini merak etsin moka

iroha; kız asik olucagı kisiyi kendi secemiyo

minju; sus kanka bi sen

iroha; iyi tamam

wonhee; bekleyin keonhoya yazıcam

moka; YA BANA DIYOSUN SEN EXINE YAZIYOSUN

wonhee; GERIZEKALI ARKADASINA SAHIP CIKSIN DIYE YAZICAM

minju; kanka tamam uğraşma moka bi daha yazmaz zaten engellemistir coktan, sende o salagın engelini acma bosuna

moka; of peki

...

wonhee yatağında uzanmış telefondan arkadaşlarıyla mesajlaşırken yanda laptobundan monster high boo york boo york filmi açıktı, tam filme odaklanmışken dışardan gelen sesin evi titretmesiyle kaşlarını çattı

...

Japonya Akıl Hastanesi

wonhee; ya bitane keko dışarda son ses toz pembe çalıyor

iroha; ne güzel işte toz pembe hislerle kafayı bozdun sen o duslerleee koz bende acele etme yasak askın emin ellerdeeee

wonhee; hayir o degil sey toz pembe hayallerim vardı benim seninle

moka; ney

yunah; sarmalarım bitti yarın dışardaki date iptal bana geliyosunuz

minju; geliriz

wonhee; camdan dışarı baktım bi arabadan çalıyo şarkı, araba gitmiyo kaldırıma park etmiş

minju; sarhoş mu acaba

yunah; wonhee bi plakaya baksana

wonhee; ney

...

wonhee yunahın bahsettıgı seyi anlamıştı, yatağından fırlayıp cama doğru yürüdü ve perdenin kenarından dışardaki arabanın plakasına baktı. tanımıştı. telefonunu odada bırakıp pembe şişme montunu giydi. üstünü bile değiştirmemişti pijamalarıylaydı.

evden çıkıp kaldırıma park eden arabanın yanına yaklaştı. yaklaştıkça ses artıyordu daha da rahatsız ediyordu. yüzünü ekşitip arabanın camına hızla tıklattı. içerideki tanıdık silüet sürücü koltuğunda arkasına yaslanmış gözleri kapalı şarkı söylüyordu.

"Toz pembe masallarım vardı benim seninle. gidiyorduk arka mahallerde el ele. yolu uzatırdık ya hatırladın mı senle. gömleğimde kokun duruyor koydum öylece"

wonhee sinirle cama vururken en sonunda arabanın içindeki adam sırıtarak wonheeye bakıp sesi kıstı ve camı açtı. üzerinde herzaman ki gibi siyah adidas ceketi ve baggy jeansi vardı... keonho.

keonho; artık baktın sonunda he

wonhee sinirle göz devirdi

wonhee; akşam akşam ne bu rezillik!

keonho; bağırma akşam akşam

wonhee; ya of ne istiyosun

keonho; engelimi kaldırsaydın bu saatte gelmezdim

wonhee; seonga mokaya yazmasını sen mi soyledin

keonho oturduğu yerden dikleşti sırıtması genişledi

keonho; vay vay vay vay seonghyeon aşk işlerine mi başlamış

wonhee sinirle arabanın içindeki keonhonun kafasını ittirdi

wonhee; la havle ve la kuvvete illa billahil alliyil azim

keonho; umarım aşk büyüsü yapmışsındır

wonhee; ya ayrıldık diyorum niye hala peşimdesin

keonho; ben ayrılmadım senden

wonhee; allahın kekosu allahın kekosu

wonhee söylenerek evine geri girerken keonho arkasından bağırdı.

keonho; engellimi açarsın artık fıstık!

keonho arabayı çalıştırıp gidecek iken arabanın arkasından dank sesi gelmesi ile irkildi. başını camdan uzattı geriye baktı. ellerinde bastonla iki yaşlı teyze vardı

teyze1; sen bizim mahallenin kızını mı rahatsız ediyosun dallama!

teyze2; bakbak oduna bak hala duruyo, sür arabanı git burdan gormiyim bidaha seni!

keonho hızlıca camını kapatıp arabayı çalıştırdı son gazla mahalleden hızlıca çıktı. wonhee ise eve tam girmemiş binanın cam kapısından olanları izleyip gülüyordu.

...

wonhee sabah okula yürüyordu bu sefer yanında minjuda vardı. wonhee okulda tek kalmasın diye minju onunla birlikte okula gidiyordu. ikisi kolkola okula doğru yürürken bir anda iki bisiklet önlerinde durdu. wonhee karşısında gördüğü kişiyle kaşları çatıldı ve bağırmaya başladı

wonhee; YA YETER ARTIK BIKTIM KALDIRMIYCAM ENGELINI FALAN PIS HIRT SAL BENI ARTIK DUS YAKAMDAN BIKTIM TAMAM MI BIKTIM TIPKI NESIN BILIYO MUSUN GULERKEN YANLISIKLA CIKAN OSURUK GIBISIN GIT ARTIK

wonhee sövmesini bitirmiş nefes nefese iken keonhonun uzun boylu sarışın arkadaşı martin ve minju şokla ona bakıyordu. keonho wonheeye yaklaşıp adidas hırkasını çıkarttı. wonheeye uzattı

wonhee; napıyosun ne bu

keonho; hangi duvara yaslandıysan tişörtünde iz kalmış kötü gözüküyor

wonheenin gözleri büyüdü, kıyafet konusunda çok titizdi üstüne birşeyin dökülmesine bile katlanamazdı. keonhonun elinden hırkasını alıp giydi. minjunun koluna girdi

wonhee; yarın yıkar getiririm

keonhonun cevabını beklemeden yürüdüler. keonho arkalarından bağırdı

keonho; getirmene gerek yok ben gelirim yorulmasın bacakların!

martin şokla keonhoya baktı

martin; sen bu kızla nasıl 10 ay geçirdin çok korkunç

keonho; düzgün konuş lan

martin; senden 10cm uzunum sen düzgün konuş istersen.

keonho; ne 10cmi lan

martin; 1,80sin mal ben 1,90ım

keonho; ayakkabılarını çıkart aynı boydayız

martin; terlik var ayağımda

keonho martinin ayaklarına baktı

keonho; maşallah martin senin ayaklar 42 var mi

martin; 43

keonho; aboouv

martin; ben ortaokuldayken hem basketbolda hemde atletizmdeydim böyle koştum koştum koştum ayaklarım şişti pide gibi oldu kaldı böyle

keonho yüzünü ekşitti ve bisikletine geri bindi

keonho; ben hiç koşmam, koştururum

martin; aynen o yüzden 3 tane i love wonhee yazılı tişörtün var

keonho; o ayrı. mahallede koşturturum aşkta koşturtmam

martin tiksindirici bakışlarını keonhoya attıktan sonra bisikletini sürmeye başladı. keonho arkasından küfürler ederek bisikletini sürdü.

Bölüm sonu

17 yorum