Lavinia: Hayır... Hayır...
Lavinia: Ceren ve Atakan mı?
Lavinia: Bu olamaz.
Lavinia: Atakan bana bunu yapamaz...
Lavinia: Yapmazdı...
Lavinia: Peki ya Ceren?
Lavinia: O benim arkadaşımdı, kardeşimdi...
Lavinia: Biz onunla aynı yemeği bile paylaşmıştık...
Lavinia: Cebimdeki son kuruşu istese yine verirdim
Lavinia: Nasıl?
Lavinia: Nasıl yapabildi bunu bana?
Lavinia: Enişte dediği çocukla...
*Aynı anda Ceren ve Atakan*
Ceren: Ehehe rujum boynuna bulaşmış
Atakan: Mmm buna otelde devam edelim mi?
Ceren: Peki sevgili enişteciğim (!)
Atakan: Böyle diyerek beni tahrik etmeye mi çalışıyorsun?
Atakan: Çünkü işe yarıyor.
Ceren: Yinede o havuç kafaya kızgın değilim
Ceren: onun sayesinde seninle tanıştım
Atakan: Öff ondan bahsetme.
Atakan: Sürekli ilgi isteyen küçük bir veled gibi.
Atakan: Ama aynı zamanda salak olmasını seviyorum
Ceren: Eheheh nedenmiş o?
Atakan: İstediğim her şeyi yapıyor
Atakan: Proje ödevim için 1 hafta boyunca meşgulüm dedim ve inandı ahahah
Ceren: Ondan ayrılsana
Ceren: Rahat rahat seninle birlikte olmak istiyorum
Atakan: Biraz aklını kullan Ceren
Atakan: kullanabilecekken neden bir kenara atayım ki?
Atakan: Üstelik biricik babası da fazlasıyla zenginken
Ceren: Hem kazı yolarım hem de bırakmam diyorsun yani
Atakan: Ayneeen öylee ehhe
Ceren: Hadi gidelim sana daha gösterecek çok şeyim var
Ceren: Senin yaramaz bir çocuk gibi olmanı seviyorum
Ceren: Atakan?
Ceren: Gelsene.
Ceren: Dondun kaldın.
Ceren: Nereye bakıyorsun sen?
Ceren: Dursana!
Ceren: Nereye koşuyorsun?!
Atakan: Lavinia... bekle!
*Lavinia tek kelime etmeden koşarak avmden uzaklaşır.*

