İçeriğe geç

Latte Üstü Aşk

Bölüm 10 · 1 dk okuma

Latte Üstü Aşk

Bölüm 10

Bölüm 10: Yalnızlığın Sesi ve Dudakların Hatırası 📰💔🍃

“Kolye, Kayıp ve Kahve Gibi Gözler”Bölüm 10: Yanlızlığın Sesi ve Dudakların Hatırası ��️����---Eren...İnsan kalabalığında bile en çok kendiyle yalnız kalan adamlardan.Ama o gece...Ezgi’nin o bir anlık dudak teması, her şeyi başa sardı.Soğuk gümüş kolye, hâlâ elinde.Hayat ağacı...Ama ona göre bir çürümenin, bir kaybın temsili.Oysa Ezgi'nin boynunda yaşamı sembolize ediyordu.Ve şimdi, Eren’in avuçlarında ağır bir anlamla duruyordu.---Eren’in zihni bir tiyatro salonu gibi...Her sahnede bir başka anı yankılanıyor.> �� Kaza...Kırmızı farlar, çığlıklar, cam kırıkları...Annesinin sesi, kız kardeşinin gülüşü...Ve ardından gelen ölüm sessizliği.Kendisinin hayatta kalması...En büyük ceza gibi.O günden beri, duygularına boğulmayı bile lüks görmüş.Kalbinin kapısı kilitliydi.Ama...Ezgi geldi.Ve kapağı tıklatmaya başladı.---Ezgi...Minicik bir fırtına gibi.Hokka gibi burnuyla, rüzgârda savrulan saçlarıyla,Yeşil gözleriyle karışık çay gibi—sıcak, huzurlu, biraz bulanık...Doğallığıyla içini ezen bir samimiyet.Eren’in zihninde Ezgi:> “Ben saçmaladım galiba ya. Yani biraz.Ama... belki de doğru saçmaladım ha? Ah saçmaladım yine...”Ve o an,Eren’in dudaklarına değen Ezgi’nin minik dudaklarıadeta hâlâ orada.Bir nabız gibi.Bir itiraf gibi.---Ama Eren içsel çelişkilerin adamı."Ben ona zarar veririm mi?""Benim gibi biri sevilir mi?""Sevmeye hakkım var mı?"Ezgi onun için bir ihtimal değil.Bir mucize.Ama mucizelere dokunmak, bazılarını yakabilir.---Ve o sırada...Patron Şıllıknaz.Köşe koltuğunda, üstünde pastel mor saten sabahlığı,Elinde lavanta çayı, gözlerinde lazer tarayıcı.> “Aaaa Eren’im...Maşallah içi dert deryası, dışı poz deryası.”Not defterine yazar:Eren: Duyguların odasına yeni perde almalı. Artık gün ışığı almalı.Kolye: Ezgi’nin hayatının simgesi, Eren’in vicdanının kanıtı.Ezgi: Çekici olduğu kadar iyileştirici. Ama çocuk duvar gibi.Durum özeti: Bir taraf kendine bile ağlamazken, diğer taraf dudakla terapiye başlamış.Şıllıknaz bir yudum çay alır, gözlerini kısar:> “Bu işler böyle bebişim.Dudakla başlar, yürekle çarpar.Ve en çok da... acıları konuşamayanlar âşık olur.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.