İyi Okumalar 🦋
__________
İkisi de Hyunjin'in getirdiği örtünün üzerine bağdaş kurarak oturmuş, manzaranın tadını çıkarıyorlardı. Felix, nehrin güzelliğine kapılıp giderken Hyunjin minik piknik sepetinden yiyecekleri çıkarıyordu.
Bakışları tekrar Hyunjin'e kayan Felix, oturduğu yerde kıpırdanarak alfasına biraz daha yaklaşmış ve dizinin, Hyunjin'in dizi ile temas etmesini sağlamıştı.
Sadece birkaç gün onu görmemişti ama her saniye yanında olmak istiyor, Hyunjin'e sarılmayı kesmek istemiyordu. Ama alfasını darlamaktan da korkuyordu.
Felix'in bakışları sepete kaydığında hemen balık şekilli tatlı ekmeklere uzanmış ve bir tanesini alarak kocaman ısırmıştı. Tatlı sevgisi, Hyunjin sevgisi ile kapışırdı.
Alfa, gülümseyerek omegasının tatlı tatlı yiyişini izlemiş ve son olarak da teneke içecekleri çıkarmıştı.
Felix bir tane daha balık şekilli ekmeklerden alırken Hyunjin gimbap yemeyi tercih ediyordu.
H: "Saçların o kadar yumuşak ki toka saçlarında duramıyor"
Hyunjin gülümseyerek sarı tutamlardan düşmek üzere olan kurdele tokayı çıkarmış ve düzelterek tekrar yerine takmıştı.
Omega ise alfa'nın onun saçlarına taktığı tokayı çıkarmış ve kolunu kaldırarak tokayı alfasının siyah saçlarına takmıştı.
F: "O zaman senin saçında dursun"
H: "Bebeğim nasıl istiyorsa"
Hyunjin eğilerek Felix'in dudaklarına yaklaştığında küçük olan donup kalmıştı. Deminden beri öpücük bekliyordu ve sonunda alacağı için çok mutluydu ama kesinlikle Hyunjin'in onun ağzına gimbap tıkmasını beklemiyordu.
Felix bakışlarını yere indirerek sinirli bir şekilde ağzına tıkıştırılan gimbap'ı çiğnemiş ve yerde duran teneke içeceklerden birini almıştı eline.
H: "O benim içeceğim fasulye"
F: "Nedenmiş o. Ben bunu içmek istiyorum."
Hyunjin tek elini yanında oturan omegasının beline sarmış ve küçüğünü biraz daha kendisine doğru çekmişti. Felix bu yakınlıktan memnundu ama hala istediği öpücüğü alamamıştı.
H: " O bira güzelim. Sana şeftali suyu aldım"
F: "Ben de bira içeceğim"
Alfa başını eğmiş ve imalı bakışları ile omegasının gözlerinin içine bakmıştı.
H: "En son içtiğinde neler olduğunu net bir şekilde hatırladığına eminim güzelim"
Felix aklına dolan anılar yüzünden kızaran yanaklarını saklamak için diğer tarafa dönmüş ve yerde duran şeftali suyunu almıştı içmek için.
H: "Bak bakalım bana"
Hyunjin işaret ve baş parmağı ile Felix in çenesini kavrayıp hafif kızarmış bebeksi suratı kendisine doğru çevirmişti.
H: "Güzel yüzünü kaçırma benden"
Felix'in yanakları biraz daha kızarırken Hyunjin bu sefer de omegasının dudaklarına yaklaşmış, nefesleri çarpacak kadar dipdibe durduktan sonra küçük buruna öpücük bırakmıştı.
Alfasnın onu öpeceğini sanan omega ise gözlerini masum bir şekilde kapatmış ama sonra hayal kırıklığı ile geri açmıştı.
Hyunjin'i darlamamak için kıpırdanarak biraz geri çekilen omega başını diğer tarafa çevirmiş ve dolu olan gözlerini kırpıştırmıştı ağlamamak için.
Alfasının onu ağlarken görmesini istemediğinden değildi. Sadece saçma bir şey üzerine ağladığı için saklamak istiyordu ama elinde değildi.
Hyunjin'i çok seviyor, ondan ayrılamaz konuma gelmişti ve sanki kaygıları ona alfasının gün geçtikçe ondan soğuyacağını veya soğuma ihtimali olduğunu hatırlatıyordu.
Biraz fazla düşünüyordu ki bu elinde değildi. Hayatını yalnız yaşayacağına emindi ama onu bu kara delikten kurtaracak bir eşi çıkmıştı ve tüm kabusları bir anda onu kaybetmek olmuştu.
H: "Bebeğim doğru düzgün bir şeyler yemedin ama sen"
Hyunjin zannediyordu ki Felix nehri izliyordu ama haberi yoktu ki küçük omegası bebek gibi minik kaygıları yüzünden ağlamak üzereydi.
Alfa, omegasından cevap alamayınca başını Felix'in yüz hizasına doğru eğmiş ve aşık olduğu yüzü dikkatlice süzmüştü.
Tabii ki güzelini dolu gözlerini kaçırırken görmeyi hiç beklemiyordu. Buraya geldiklerini Felix'in yüzünde mutluluktan çiçekler açmıştı ve şimdi onu bu denli üzen şey ne olabilirdi ki?
H: "Sorun ne fasulyem?"
Hyunjin hemen tek hamlede kollarını ince bele sarmış ve küçüğünü kendine doğru çekerek yan bir şekilde bacağının üzerine oturtmuştu.
Alfasının sorusunun üzerine, omeganın daha fazla dolan gözleri küçük burnunun kızarmasına neden olmuştu.
F: "Beni neden hiç öpmüyorsun? Ben seni çok özledim. Sen beni hiç özlemedin mi? Ben-"
Hyunjin, Felix'in konuşmasına izin vermeden omegasına sıkıca sarılmış ve başını duygusallık yüzünden azıcık kiraz çiçeği kokan boyuna gömmüştü.
Felix de alfasına sıkıca sarılmış, geniş kolların arasında kaybolmak istemişti. Ama onu kendisinden uzaklaştıran Hyunjin buna izin vermedi.
Omega, alfası ile gözgöze gelmemek için başını önüne eğerken, Hyunjin Felix'in başını kaldırıp gözyaşlarını nazikçe siliyordu.
H: "Omegam çok mu duygusal"
Hyunjin gözyaşı ile ıslanmış yanağa hafif bir öpücük bırakmış ve geri çekilmişti.
H: "Güzelim benim"
Felix'in diğer yanağına da öpücük kondurmuştu.
H: "Seni o kadar çok özledim ki günlerdir kokun burnumdan gitmedi"
Alfa, işaret ve baş parmağı ile omegasının çenesini kavramış ve nazikçe başını yukarı kaldırmıştı. Omega ona parlak gözleri ile bakarken, alfa açlıkla bakıyordu.
Hyunjin başını hafif yana eğerek aralarındaki mesafeyi kapatmış ve günlerdir birleşmek için çırpınan dudakları birleştirmişti.
Felix'in alt dudağını çıldırtıcı bir yavaşlıkta kendi dudakları arasına alırken, küçük olan ellerini kaldırmış ve büyüğünün omuzlarına sıkıca tutunmuştu.
Hyunjin alt dudağı birkaç kez emdikten sonra uzaklaşmış ve şimdiden nefesleri düzensizleşen omegasına bakmıştı.
H: "Kızgınlığın yeni bitti ve ilk adımı senin atmanı bekliyordum güzelim. Felix, bana doğru adım atmaktan çekinme. Güven bana sen bana tek bir adım atarsan ben sana on adım koşacağım. Ama bana o mesafeyi koşmam için bir işaret vermen gerekiyor"
Felix başını minik minik onaylar anlamda sallamış ve tekrar dolan gözlerini Hyunjin'in gözlerine dikmişti.
Bacaklarını iki yana doğru açarak alfasının kucağına yerleşmiş ve ellerini boynuna dolamıştı.
Hyunjin'in gözlerinde olan bakışlarını, onun dolgun dudaklarına indirmiş ve alfasını nefes nefese bırakacak bir yavaşlıkta dudaklarına doğru yaklaşmıştı.
Sonunda dudakları birbirine değidiğinde Hyunjin tek elini Felix'in beline sarmış ve ona güç vermek adına orayı okşamaya başlamıştı.
Omega, alfasının boynunda duran ellerini sıkarken, dudaklarını titrek bir şekilde aralamış ve Hyunjin'in fazlasıyla dolgun olan üst dudağını, minik dudakları arasına almıştı.
Hyunjin, dudakları üzerinde gezinen sıcak dudaklar yüzünden delirmemek ve küçüğünü korkutmamak için kendini sıkıyor, boşta olan eli ile oturdukları piknik örtüsünü avuç içine doldurarak sıkıyordu.
Felix, şeker emiyormuş gibi Hyunjin'in üst dudağını emerken buna dayanamayan alfa eşinin alt dudağını dudakları arasına almış ve öpüşmenin hızını ve sertliğini saniyesinde arttırmıştı.
Öpüşme sesleri, nehrin sesini bastırdığında dünya ikisi için de durmuştu. Hyunjin hızlı bir şekilde Felix'in üst dudağını emiyor, omeganın ona yetişmesine izin vermeden alt dudağa geçiyordu.
Felix nefessiz kaldığında, Hyunjin'in boynunda duran elini siyah tutamlara daldırmış ve sıkıca tutunmuştu.
Alfa işareti alır almaz sesli bir şekilde omegasının dudaklarından uzaklaşmış ve zaman kaybetmeden artık koyu bir şekilde kiraz çiçeği kokusu salgılayan boyuna gömülmüştü.
Hyunjin'in ıslak öpücüklerini boynunda hisseden Felix, daha öpücüğün etkisini atlatamamışken, tüm vücudu bozguna uğramıştı.
Hyunjin'in saçlarında duran elleri ondan kontrolsuz bir şekilde siyah tutamları çekiştiriyor, boynundaki dil darbeleri kendisini alfasına bastırmasına neden oluyordu.
Alfa, bir saniyeliğine durmuş ve derin bir nefes alarak kiraz kokusunu tüm ciğerlerine doldurmuştu.
Ağzını hafif aralayıp, omegasının mühür yerini dişleri arasına aldığında Felix için dünya durmuştu.
Mühürlenmek için tetiklenen vücudu deli gibi ısınırken Hyunjin'in başını kendi boynuna daha sıkı bastırdığından haberi yoktu.
F: "M-mühürlenelim"
_____________
Bu şey değil mi ya Angel "Mühürlenmek istiyorum" bölümünün çakması sldöslöfşdmddö
İnsta: @\\keenblues













