İçeriğe geç

Lanetli mühür

Bölüm 17 · 4 dk okuma

Lanetli mühür

Bölüm 17

Bölüm 16 Second half

Yemekten sonra kendimi bahçeye attım elimdeki kitaplar ile bahçede Hektor'un benim için yaptırdığı seraya adımladım

First içinde birkaç şeyler vardı seramda çok fazla bitkiler vardı onlara bakmak çok güzel hissettiriyordu onlara su verip kitabımı açıp okumaya başladım Birkaç dakika sonra bir siyah silüet elinde sepet ile serama girdi başını eğip

-"efendim kral Hektor bunu size gönderdi"dedi ve elindeki sepeti kitaplarımın yanına koydu daha sonra da yine eğilmiş bir şekilde

-" o sizin"deyip yok oldu gözümün önünde artık bunlara alıştığım için umursamadım ve Piknik sepetinin yanına gidip içinde ne olduğuna baktım lakin asla umduğum şey değildi

İçinde bir yumurta vardı beyaz ve siyah çatlakları vardı baya eski gibi duruyordu bozulmuş olduğunu düşündüm ilk fakat daha sonra hiçte bozuk yumurta gibi görünmediğini fark ettim bir kaç dakika sonra

sağ avcum yanmaya başlamıştı anlamlandiramadigim bir şekilde açıdan inleyip sağ elimi sol elimin içine alıp baktım ,avcum yumurtanın çatlakları gibi olmuştu ve kanıyordu

Çok fazla canım yanmaya başladı seramin uzağında beni izleyen Hektor vardı ve arkasında siyah silüetler ona anlamayarak bakıyordum canım o kadar çok acımaya başlamıştı ki neredeyse bayılmanın eşiğine gelmiştim lakin Hektor'a bakmayı kesip piknik sepetinde kimildamaya başlayan yumurtaya baktım çok garipti , avcumun acısına aldanmadan ayağa kalktım ellerim ben istemesem bile o yumurtaya yaklaştı ve yumurtayı tutup sepetten çıkarttım lakin avcumdaki acı tüm vücudumda hissediyordum, acı içinde inleyip yumurta ile yere düştüm yumurta çok sıcaktı lakin onu bırakamıyordum acı ile Hektor'a baktım ondan yardım ister gibi lakin o asla yerinden kimildamaya bile tenezzül edemedi ona kırgın gözlerle bakıp vücudumun acı ile savaşına son vermek için gözlerimi kapattım.

Uyandığımda odamdaydim yanımda First vardı ,kafasını göğüsüme koymuş uyuyordu onun yelesini severken ellerimin bandajlarla bağlı olduğunu gördüm lakin ellerim acımıyordu neler olduğunu biliyordum az çok lakin ellerim sanki hiçbir şey olmamış gibiydi

First dikkat ederek kalkdim ve ellerimin bandajlardan kurtarıp son haline baktım lakin gördüklerim karşısında ne yapacağımı bilemedim

Ellerimin üzerinde siyah çatlaklar gibi şekilde şeyler vardı yutkunup banyoya adımlayıp ellerimi yıkamaya onları çıkartmaya çalıştım lakin sadece çalıştım çünkü hiçbir şekilde bir şey olmadı, ellerimi havluyla kurulayıp odama geri adımladım Hektor'a sinirliyim sebebsi ise ben serada acı çekerken o hicbir şey yapmamıştı ve şuan onun yüzünden bu haldeydim oflayip elime tekrar baktım hala ayniydi yakta bir şeyin hareket ettiğini fark ettiğimde First yanıma çağırıp onu güvene alıp

Tetikte beklemeye başladım birkaç dakika sonra battaniyemin arasından bir şey çıktı korkup güçlü bir çığlık attim First hemen benim önüme geçip beni korumaya çalışıyordu lakin bir kaç saniye sonra First kanatlarını indirip benim görmem için çekildi gördüm şey ile tekrar kocaman bir çığlık atıp Hektor'u çağırdım bir önceki çığlık gibi lakin kimse gelmedi bu korkumu daha da büyütürken karşımda bana meraklı ve korku dolu bakışlar atan minik ve tatlı şeye baktım

bu bir ejderha yavrusuydu ve çok tatlıydı , ona yaklaşmaya korkuyordum lakin benden önce First çoktan yaklaşıp onunla oynamaya başlamıştı, bir süre sonra First hala korku ile ona bakan beni görünce bana yaklaşıp çatlaklar olmayan elimi kavrayıp ejderha yavrusuna yaklaştırdı beni içimde tarifi olmayan duygular içinde elimi Firs'ten çekip minik yavruya ilerledim o ilk attığım çığlıktan kokmuştu ve benim ona adım attığımü görünce yataktan birkaç adım geriye küçük kanatlarına rağmen ilerledi titrek ve korkan gözlerle bana bakarken az önce yaptığım şeyden dolayı pişman olmuştum ,derin bir nefes alıp yavaşca elimi ona yaklaştırdım

Minik ejderha ilk başta cekinsede yavaşca elime yaklaşıp başını elimin üzerine koydu bu yaptığına kikirdayip diğer elimi kafasının üzerine koyup okşadım oda uslu ve kuyruğunu mutlulukla sallayıp onu sevmemi devam ettirdi birkaç dakika sonra arkamdan bir ses duymama ile sıçrayıp arkama baktım Hektor tebessümle bize bakıyordu takı ona öfkeyle bakan beni görene kadar

-"Hektor sen ne yaptığını sanıyorsun ?"dedim Hektor

-"ne yapmışım Violetta?"dedi bende sinirle gülüp

-"gerçektenmi ne mi yapmışsın sorunda bu Hektor hiçbirsey yapmadın ben acıdan kavranırken parmağını bile kıpırdanmaya bile tenezzül etmedin "dedim Hektor derin bir nefes alıp

-"Violetta sana yardım etmemenin nedeni kraliçeliğin tabanını geçmendi"dedi hala sinirli ve anlamayan gözlerle ona bakıyorken

-"ne diyorsun Hektor ne kraliçelik tabanı sen beni bir sınavamı tabi tuttun?"dedim hektor kafasını olumsuz anlamda sallayıp

-"hayır seni asla bir sınava tabi tutmam Violetta her krallık kendine has bir ejderhaya sahip olur seninde zamanın gelmişti ve geçiyordu bu yüzden ve senin yanına gelemedim ki gelmemek için çok fazla direniş gösterdim "dedi bende derin bir nefes alıp tekrar Hektor'a bakıp

-"senin ejderhanmı var ?"diye sordum oda gülümseyip kafasını sallayıp

-"var ve seninle tanışmak için can atıyor"dedi bende hala sinirli ve kırgın gözlerle ona bakarken

-"bunun bir tribi olacaktır Hektor"deyip

First ile oynayan minik ejderhaya bakip ona yaklaşıp elime aldım

Çok güzeldi fazla güzeldi sanki insanı hipnotize edermiş gibiydi ve uysaldi bana karşı , First 'e karşıda öyle Hektor gözlerime tatlı ve süt dökmüş kedi gibi bakan surat ifadesini silip

-"ona bir isim vermeyecekmisin?"

diye sordu bende gülümseyip beni anlamlı bir şekilde izleyen mavi ejderha yavrusuna baktım

-" second half olsun" dedim hektor gülümseyip benim onun anlına dokunup birkaç büyülü Kelime söyledi bana Bakarak ben şaşkınlıkla gözlerinin saniyesinde siyaha döndüğüne şahit olmuştum.

Bölüm sonu

1 yorum