Odamda oturuyor ve Hektor'un dediklerini düşünüyordum yada düşünmeye calışamıyordum çünkü First durmadan etrafımda dolanıyor değişik sesler çıkartıyordu ona elimi uzatıp sevdim daha sonra onu daha fazla üzmemek için ayağa kalkıp gardırop'dan

İşim bitince First zaten ne yaptığımı çoktan anlamıştı ve benim işimin bitmesini bekliyordu , beraber kapıya adımlamadık bir kitabım kalmıştı onu alıp bahçeye adımladım
Ve büyük gölgeli olan bir ağaca yaslanıp Firste oynamasını söyleyip kitabımı okumaya başladım Birkaç dakika sonra arka taraftan çocuk sesleri geliyordu kalkıp onların yanına adımladım, çok kalabalıktılar bir yanda çocuklar için park bir diğer yandan ebeveynler için ayrılmış küçülü büyüklü masalar ve sandalyeler vardı ,bir kısmı çoktan dolmuştu bile , ebeveynlerin olduğu yere yürümeye başladım beni görenler ilk saskinliktan ağızını açıyor daha sonrada özellikle kadınlar beni süzmeye başlıyorlardı tabi onların yanına gelince durdurup gülümseyip önümde referans yapacakları sırada gülümseyerek
-"gerek yok lütfen bende sizin gibi biriyim sadece "dedim ve oturup hala yanımda duran artik o kadar da minik olmayan tay'ım First çocuklar ile oynamasını söyledim ilk başta gitmek ve gitmemek arasında kaldı daha sonra sevinçle kanatlarını açıp kapayıp çocukların yanına doğru koşmaya başladı ebeveynler ise çoktan oturmuş ve bir şey demimi bekliyor gibiydiler içeceklerden bir tanesi gözüme çarptı insan içeceği gibi görünüyordu bu yüzden elim ile onu gösterip
-"şundan bir bardak koyarmısınız?" diye sordum içlerinden en yaşlı olanı gülümseyip yanında oturan kızına dönüp
-"kraliçeye bir bardak Lightwaterstone koy güzel kızım"dedi kızı hemen annesinin sözünü yerine getirmek için adını nasıl telaffuz edeceğimi bilmediğim içecekten önüme koydu daha sonra o yaşlı kadın yanıma oturup buruşuk elleri ile ellerimi tutup
-"merhaba tatlı kraliçe ben Hand memnun oldum"dedi bende gülümseyip
-"merhaba hand bende Violetta bende memnun oldum "dedim ve bir kaç dakika sonra soru yağmuruna tutuldum ,sorulan sorulara nazikçe cevaplamaya önüme konulan içeceği içmeye çalışıyordum hand daha fazla dayanamamış olacak ki
-"yeter bu kadar soru kraliçe daha içeceğini bile içemedi izin verin içeceğini içsin ayrıca bu kadar soru sormaya gerek yok "dedi ve bana gülümseyip içeceği uzatıp
-"al kızım güzelce iç hem beyenecekmisin görelim"dedi bende gülümseyip içecek bardağını elime alıp bir yudum aldım tadı böğürtlen, çilek, karpuz ve daha adını bilmediğim meyvelerin karışımı gibiydi bardaktaki içeceği bitirmiştim gülümseyip hand 'a bakıp
-"tadı çok güzeldi hayatımda daha önce böyle bir şey içmedim açıkçası"dedim hand gülümseyip
-"aslında bu içeceği kral kendi tasarladı gelecekteki eşi için "dedi şokla elimdeki bardağa baktım hand gülümseyip
-"o seni çok uzun zamandır bekliyor güzel kızım ve bu bekleyişte senin için çok fazla şeyler yaptı"dedi bende derin bir nefes alıp First e baktım çocuklar sırtına biniyor biraz ilerdeki kaydiraga kadar götürüyor sonra geri diğer çocukların arasına gidiyordu yorulduğunu derin nefesler aldığından fark etip onu çağırdım hemen benim tarafa bakıp hızlıca benim yanıma geldi ve kafasını dizime yatırıp sevmemi bekledi bu bekleyişine hemen karşılık verip kafasını severken tekrar koyulan içecekten bir yudum aldım sohbete bende dahil oldum ,bir sürü şeyden konuştuk bir kaç dakika sonra siyah silüetlerden oluşan bir grup yanımıza adimlayip başlarını eğdikten sonra öndekilerden biri
-"efendim kral Hektor sizi yemek salonunda bekliyor "dedi garipti nedeni ise Hektor gelmemişti bunun nedeni sabahki yaptığımız konuşmamı olduğunu düşünüp kalbini kırdığımı fark etmemi sağladı derin bir nefes alıp Hand 'a bakıp
-"ben gidiyorum kendinize iyi bakın"dedim Hand gülümseyip
-"hadi git güzel kızım bizde birazdan gideriz "dedi gülümseyip kafamı sallayıp kucağımda uyuyan
First dürtüp uyandırdım şaşkın şaşkın ilk bana baktı daha sonra siyah silüetleri gördü onların bana zarar vereceğini düşünmüş olacak ki
Dizimden kalkıp saldırı pozisyonu aldı lakin siyah silüetler hicbirsey yapmadılar,First bakıp gülümseyip
-"sakin ol yakışıklı onlar bize zarar vermeyecekler bizi yemeğin hazır olduğunu ve bizi beklediğini haber vermek için çağırmışlar"dedim ve ayağa kalkıp onu sevip silüetlere bakıp
-"tamam biz yemek salonuna gidiyoruz First için yemek getirin "dedim ve adımlamaya başladım tabi arkamdan da First ile yemek salonuna girdimde yine Hektor baş köşeye oturmuş kırmızı sıvıyı içiyordu artık ne içtiğini bildiğim halde bile yine kırmızı sıvı demeyi tercih ediyorum herneyse koltuğa oturup yemeğime başlamıştım ki aklıma gelen şey ile durup beni dikkatle izlen Hektora bakıp
-"özür dilerim"dedim Hektor anlamsızca bana bakıp
-"neden özür diliyorsun Violetta "dedi bende
-"sabah söylediklerim için değil seninde bir kalbin olduğunu unuttuğum için ve sen beni beklemişsin benim için içecek yapmışsın "dedim Hektor gülümseyip
-"demek içeceğimi içtin tadı nasıldı peki "dedi onun lafı değiştirmeye çalıştığını fark Edip
-"hektor lafı değiştirme lütfen"dedim Hektor derin bir nefes alıp
-"bak Violetta benim kalbim taştan ama sen beni uyandırdığın anda sonrasında yaşadığımı hissettim "dedi ve derin bir nefes alıp
-"ayrıca sana kırılmadım "dedi büyümüş gözlerle Hektor'a bakıp
-"gerçektenmi "dedim oda kafasını sallayıp gülümseyip şarap bardağında olan kırmızı sıvıyı kafasına dikip
-"gerçekten Violetta"dedi bende
-"o zaman beni neden sen çağırmadında o siyah silüetler çağırmaya geldi "dedim Hektor gülümseyip
-"toplantıya girdim ayrıca seni çağırmamı isterdin "dedi yanaklarımın kızardığını hissettimı için kafamı eğip sulca salladım ve birkaç adım ötede onun için hazırlanan yemeği yiyen First'e baktım lakin çeneme soğuk bir elin değemesiyle kafamı çeviren kişiye yani Hektor'a baktım Hektor eli ile çenemi severken
-"sen istiyorsun diye düğünü sen istedin güne kadar erteledim Violetta "dedi bende gülümseyip
-"biliyorum Hektor hatırlatmana gerek yok "dedim Hektor derin bir nefes alıp önümdeki yemekleri gösterip
-"onları bitir "dedi ve kırmızı sıvıyı içmeye devam etti bende şokla önümde 100'den fazla yemeği nasıl bitireceğimi düşünüyordum Hektor bana bakıp
-"sadece karnın doyacak kadar ye güzelim"dedi tuttuğum nefesi bırakıp Hektor'a bakıp
-"zaten hepsini yiyemezdimki "dedim ve yemeklerden biraz tabağına koyup yemeğe devam ettim bir süre sonra Hektor
-"halkın ile sohbet etmen güzel bunu yapman hoşuma gitti "dedi bende ağızımdaki yemeği yutup
-"bahçede duymuştum ve merak ettim nereden geldini Park çok güzeldi First çok güzel eğlendi "dedim Hektor gülümseyip First'e bakıp
-"belli oluyor yemekten kafasını kaldırmıyor normalde senin yanından ayrılmazdı "dedi bende gülümseyip
-"evet "dedim ve bardaktaki sudan bir yudum alıp ayağa kalkıp
Hektor'a gülümseyerek bakıp
-"ben doydum yemekler çok güzeldi "dedim Hektor kısık bir sesle
"O zaman aşçı devam edecek "dedi Hektor'a bakıp
-"ne anlamadım ne dedin? "dedim Hektor gülümseyip
-"hiçbir şey güzelim "dedi bende gülümseyip onu onayladım First zaten benim önümde adimlamamı bekliyordu Hektor'a baktığımda çoktan dibime girmsiti resmen hemen bir adım geri adımlayip aramıza mesafe koyduktan sonra Hektor bu yaptim seyden rahatsız olmuş olacakki eli ile belimi tutup kendine çektikten sonra diğer eli ile saçlarimdan bir tutam alıp burnuna götürdü ve derin bir nefes aldıktan sonra
-"kokun beni uyuşturuyor bu yüzden benim yanimda olduğun zaman yanımdan asla ayrılma"dedi şokla ne yapacağımı bilemedim ama içimde ona karşı tarifi olmayan duygular beslemeye başlamıştım, yutkunup ondan ayrılıp
-"bakarız söz veremem "dedim ve kapıyı açıp çıktım odama girince elimi deli gibi atan kalbimin üzerine koyup sakinleşmesini bekledim First bacaklarımın arasına girip benim sakinleşmemi bekledi benimle
birkaç dakika sonra yatağa yatıp olanları gözümün önünde geçirdim ilk geldiğim de ve şuan ki halimi düşünürken çoktan gözlerimi uykuya bıraktım.
