Yemekten sonra kendimi bahçedeki koltuklardan birine oturup yalnızlığın tadını çıkartmaya başladım tabi bu arkamda 8 tane siyah silüetlerle ne kadar yalnızlığın Tadını çıkartmak denirse Hektor
-"güvenliğin için seni rahatsız etmeyecekler aksi halde bahçeye çıkamazsın "dediği için kabul etmek zorunda kaldım ve şuan gökyüzüne bakıyor ,hayatımın nasıl ilerlediğini yarından sonra evli olacağım ile ilgili düşünceler içine girmiştim birkaç dakika sonra ayağa kalktim arkamdan siyah silüetlerde harekete geçmişlerdi onları durup
-"sadece yanlız kalmak istiyorum ve hiçbir yere gitmiyecegim "dedim lakin iclerinden biri
-"üzgünüz efendim kralın kesin emri var "dedi bende
-"tamam o kral ben neyim emrediyorum peşimden gelmeyin "dedim ve onların bir şey demesine müsade etmeden yürümeye başladım sonunda gerçekten yalnız olduğumun farkındalığı ile gülümseyip adımlarımı durdurup derin bir nefes aldım ve bir ağaç dalına oturup sırtımı ağaca yasladım birkaç dakika sonra dal kırılma sesi duydum silüetlerin beni takip ettiğini düşünüp
-"yua ben size beni takip etmeyin demedimmi "dedikten sonra arkamdaki çal kırılma selerine döndüm keşke dönmeseydim aman tanrım bu neydi böyle
kanatları olan simsiyah gözleri olan bir attı lakin bu at çok farklıydı ve minicikti lakin bana korku ve endişe ile bakıyor küçük boynuzu ile kendini korumaya çalışıyordu bu hali çok tatlıydı kikrdayip ona dokunmak için elimi yavaşca ona uzattım ilk başta birkaç adım gerilesede kırmızı öfke ve korku saçan gözlerinin birkaç saniye içinde yerinde hala olmasina rağmen garip bir Duyguya bırakmışti sanırım,uzattım elime birde bana bakıyordu elimi geri çekeceğim sırada küçük tatlı kafasını bana hala korkuyoa bakarken elimin üzerine koymuştu bu haline kikrdayip diğer elim ile yelesini sevdim birkaç dakika sonra bana yaklaştı bende ona yaklaştım ve benim kucama yattı çok tatlıydı kırmızı gözleri merakla ve hala az da olsa korkuyla bana bakıyordu onun korkusunu tamamen yok etmek için biraz daha yaklaşıp öptüm aniden benden ayrılıp şaşkınlıkla gukumseyen suratıma baktı tatlı tatlı dayanamayıp bir kere daha öptüm cok mutlu olmuş olacakki aniden ayağa kalkip ertafimda birkaç tur attı ve yine kucağıma oturdu ve iyice göğüsume yaklaştı bende kollarım ile onu sardım bir kaç dakika sonra yandan
-"onu kendine bağladın demek "dedi kimin seslendigini tahmin ediyordum bıkkınlıkla kafamı sesin sahibine döndüm ama o bana değil kucağımda uyuya kalan minik taya bakıyordu kaşları çatık Bir şekilde derin bir nefes alıp
-"anlamadım Hektor "dedim hektor yanıma gelip
-"bu senin bildiğin at yavrularına benzemez vieoltta o çok nadir bir tay ayrıca "dedi ve daha sonra
-"onun nesli tükendi son tay o ve sana bağlandı buda demek oluyor ki seninle heryere gelecek "dedi bende
-"ben gelmesini isterim ayrıca çok sevdim onu "dedim Hektor fısıltı ile
-"'Keşke beni sevsen öpsen '" ne dediğini duymuştum ama anlamamızlıktan gelip
-"ne dedin anlamadım"dedim oda gözlerime bakıp
-"yok bir şey tay ile ilgili düşünüyordum ahirimizda harika bir yer ayarlarım onun için "dedi bende
-"hayır Hektor ahir da değil benimle olacak hem sen demedinmi benim ile her yere gelecek diye "dedim oda oflayip kafasını sallayıp
-"evet dedim ben "dedi ve ona bakarken
-"evet eğer onu büyütmek istiyorsan sana onunla ilgili herşeyi yazan bir kaç kitap vereceğim onları oku ona göre hareket eder ve canında sıkılmamış olur "dedi bende kafamı sallayıp
-"olur Hektor "dedim her Hektor dediğimde gözleri ışıldıyordu tay ise göğüsümde ki kafasını boynuma koydu ve koklayıp uykusuna devam etti
Hektor kaşlarını çatıp
-"sana çok fazla yaklaşmasın istemiyorum ve eğer bu yavru at seninle çok fazla yaklaşırsa onu öldürürüm "dedi bende kaşlarımı çatıp
-"eğer onun yelesine bile dokunursan benim farklı bir yüzümü görürsun dedim Hektor
Derin bir nefes alıp
-"bu halin beni daha çok kendine bağlıyor Violetta"dedi bende yutkunup
Tayini sevdim tayin onu severken tatlı tatlı sesler çıkartıyordu
Ve Hektor'un gözleri kararmaya başladı bende
-"ne oldu bir problem mi var "dedim hektor kırmızı gözlerini benim mavi gözlerime çıkartip
-"hayır ne gibi bir problem olabilir ki "dedi kafamı sallayıp tay ile ayağa kalktım ve tam saraya adinlayacagim sırada Hektor
-"o gerçekten bizimle mi yaşaycak "dedi bende kafamı sallayıp
-"evet bir sorun mu var "dedim oda derin bir nefes alıp hala gözlerime bakarak kafasını olumsuz anlamda sallayıp hızlıca adımlamaya başladı bende arkasından tabi
Odama girdikten sonra tayı yavaşca yatağıma bırakıp battaniye ile üzerini örtüp kıyafetlerimi değiştirmek için gardobuma ilerleyip gerekli eşyaları çıkartıp günün yorgunluğunu atmak ve banyodaki mükemmel kokulara sahip sabunları kullanmak için banyoya adımlayacahim sırada odamın kapısını üçten fazla kilitleyip banyoya girdim
Birkaç dakika sonra üzerimde rahat pijama ile yatağıma tay'ımın yanına adımladım ve onun sol tarafına uzanıp gözlerimi kapattım.
