Araba malikanenin önünde durunca içinden gözlerindeki kararlılıkla uzun boylu, açık kahve gözlere sahip, saçları süt kahvesi bir adam indi
”Dedektif Haru!”Adam arabanın içinden gelen sesle başını seslenen kişiye çevirdi
"Emin misiniz?”
Dedektif Haru gözlerindeki kararlılıkla başını olumlu anlamda salladı
”Ama efendim-“
”Hadi git”
”Tamam efendim”
Ve araba malikaneden uzaklaştı.
Yavaşça uzaklaşan aracın içindeki sürücüye el salladıktan sonra malikanenin içine girmek için önüme döndüm. Önüme döndüğümde 80 yaşlarında, uzun siyah kıyafeti olan, duygusuzca bakan bir kadın gördüm.
”Hoş geldiniz efendim”
”Hoşbuldum”
”Kimsiniz?”
Ona dedektif olduğumu söyleyecek miydim? Tabiki de hayır! Dedektif olduğumu bilmemesi gerekiyor
”Ben Haru”
Bana bakmaya devam etti. Tanıyamadığını düşünerek açıklama getirdim
“Dün bu malikaneyi satın alan kişiyim”
”Anladım efendim tekrardan hoşgeldiniz. Ben evin hizmetçisi Rin. Size malikaneyi gezdireyim”
Önden malikaneye doğru yürümeye başladı. Ben de arkasından ilerledim. Malikanenin içine girdik. Büyük, geniş, ferah biryerdi. Malikaneyi gezmeye başladık. Tüm odaları tek tek gezdik. Fakat malikanenin doğu tarafını göstermedi. Ona sorular sormaya başladım
”Neden doğu tarafını göstermediniz?”
”Orada görülmeye değer pek birşey yok”
”Kaç yıldır burada çalışıyorsunuz?”
”60 yıl oldu”
”Bu evin perili olduğuna inanılır”
”Evet, kim bilir belki de öyledir”
Bunu beni korkutmak için mi söylüyor?
”Bu evde birçok cinayet ve gizemli olaylar gerçekleşmiş bunlar hakkında bir bilginiz var mı?”
Kadın ters ters ve birazda sinirli bakmaya başladı
”Sizi ilgilendirir mi? Bu malikaneyi içinde yaşamak için satın aldınız. Bu kadar soru sormanıza gerek yok!”
Neden bu kadar sert cevap verdi? Bu evde birşeyler olduğundan ve bu kadının birşeyler bildiğinden emindim artık



