Ahunun anlatımıyla.
Her zaman ki gibi iğrenç bir güne ailemin iğrenç kavga sesleriyle uyandım,yüzümü yıkadığım gibi her şey normalmiş gibi kahvaltı için ekmek almaya gönderildim.Üzerimde ki pembe pijamalarımı çıkarmak ihtiyacı bile duymadan parayı alarak dışarıya çıktım.Evet her şey normal ve şu an da küçük kardeşim yerine ben ekmek almaya gidiyorum,çünkü annem az önce babamla bağıra çağıra kavga etmiyormuş gibi kahvaltı hazırlayacakmış.Hah!Ne hikaye ama.
Saçlarımı toplama gereği bile duymadım,neye lazımdı ki?
Keşke şu an da kaçırılsaydım da annemler beni merak etseydi!Çok aksiyonlu!
Kurduğum hayallere dalmışken markete geldiğimi farkettim ve hızlı adımlarla içeri girdim.Taze ekmeklerden birine uzandım ve kaptığım gibi kasaya yaklaştım.Parayı uzattım ve ekmeği poşete koydurup marketten çıktım.
Kenar da mor ve siyahımsı bir şey dikkatimi çektiğin de oraya doğru baktım.Film mi çekiyorlar?Çekiyorlarsa önlerinden geçmeliyim,çok havalı!
Bir az daha yaklaştığım da bir kaç masaldan fırlamış muhafızlara benzeyen kişiler ve kollarından tutdukları üstü başı kirli bir kişi gördüm,yaklaştığım için morlu şeyi daha net inceleye biliyordum,portala benziyordu.
Şey gibi.
Büyü.
Sorgulayan bakışlarımı masal karakterlerine çevirdiğim de onların da bana baktığını farkettim,araların da bir şey konuştular ve bir kişi gelip kolları arkamdan birleştirip portala sürüklemeye başladı."Hey!"dedim direnmeye çalışarak."Beni nereye götürüyorsunuz?"Beni umursamıyordular bile!"Beni nereye götürdüğünüzü açıklayacak mısınız,yoksa avazım çıktığı kadar bağırayım mı?"Muzafızlardan biri oflayarak bana döndü."Susacak mısın yoksa ben mi susturayım?"Bu beni tehtit mi ediyor!"Sen beni tehtit mi ediyorsun?"Sustur bakalım sustura biliyorsan!"Küçüklükten beri bana laf atılmasına asla katlanamazdım ve bu şu an da bana laf atıyor.
Portalın tam önüne geldiğimiz de portala sokmaya çalışıyordular fakat ben hâlâ direniyordum ama uzun bir süre dayanamadım,bu masal karakteri çok güçlüymüş!
Bedenim portalla buluştuğun da bir kaç saniye bulutların üzerindeymişim gibi hissetdim,ayaklarım yerle buluştuğun da rüyadan uyanmışım gibi başımı yana doğru salladım ve gözlerimi açtım.
Kahretsin,burası da neresiydi böyle!Ben az önce ekmek almak için dışarı çıkmıştım,keşke beni kaçırsalar demeseymişim!"Bana hâlâ bir açıklama da bulunmadınız."Diyerek onlara bana açıklama yapmalarını hatırlattım."Sus be kadın!"Muhafızlardan biri beni yine uyardığın da gözlerimi devirdim ve susmak kararı aldım.
Yarım saat sonra beni karanlık bir yere getirdiler ve zindana benzeyen yerlerden birisinin kapısını açtılar,beni sanki bir eşyaymışım gibi attıkların da neye uğradığımı şaşırdım."Hey!Ben hiç bir şey yapmadım beni niye buraya attınız?"Muhafız bana döndü."Yaptıklarımızı gördün."Kaşlarım havalandı ve beynim olayları çözmeye çalıştı."Ben hiç bir şey görmedim!"Diyerek yalana baş vurdum,bir muhafız elini kaldırıp bir şeyler mırıldandı ne yaptığını soracakken sesimin olmadığı farkettim,bu ne bana ne yapmıştı böyle!Bu da neyin nesiydi ben hiç bir şey anlayamıyordum.
Muhafızlar kendi araların da konuşurken onların sohbetine kulak misafir olmaya karar verdim.
"Prense sormadan bunu yapmamız doğru mu sence?"
"Kral ve kraliçeye sorduk zaten,prens geldiğin de bir şey demez."
"Saray da prense sorulmadan bir şey yapılması yasak değil mi?"
"Evet yasak ama babası ve annesine sorduk,bir şey olmaz bence."
"Bence de."
Ağzımı açıp soru sormaya çalıştığım da sesimin çıkmadığını yine hatırladım ve kapıyı yumruklamaya başladım,muhafızlar bana bıkmış bir şekil de bakmaya başladı."Biz sen ses çıkarma diye sesini aldık,şimdi de kapıyı yumrukluyorsun!"Elimle kalem ve defter işaresi yaptığım da bana baktılar ve birisi elini uzatıp bir şeyler mırıldandı,anın da elime bir kalem ve bir not defteri geldiğin de zafer kazanmış gibi gülümsedim.'Lütfen bana bir açıklama yapın,aklımı kaybetmek üzereyim.'Yazdım ve onlara uzattım,bir birlerine baktıktan sonra birisi bana döndü."Bak şimdi burası sizin dünyanıza benzemez,burası Zerus krallığı ve sizin dünyanızın aksine bura da büyü mevcut ve birden fazla krallık var,sen bir insan olduğun için bura da yaşamını rahat sürdüremezsin ve seni buraya getirmemizin sebebi yaptıklarımızı görmen,portalı büyü ile açmıştık ve sen bunu gördün o yüzden seni buraya getirdik,anladın mı?"
Anlattığı her şeyi dinlemiştim ama anlayamamıştım.Ne Zerusu,ne krallığı,ne büyüsü,aklım almıyor!
Kalem ve kağıtı yeniden aldım ve yazmaya başladım.'Ben hiç bir şey yapmadım,kimseye de bir şey söylemem,bırakın da gideyim!'
Muhafızlar yazdığımı okudukların da kaşları çatıldı ve içlerinden biri elini bana doğru uzattı ve yine bir şeyler mırıldandı,kendimi yer de buldum.Saygısız işte,ne bekliyorsun!
Beni bu düştüğüm yerden onlar kaldıracaktı,inadım inatdır!Onlar beni kaldırana kadar buradan kalkarsam ben de Ahu değilim!
Ahunun anlatımıyla.
1 gün sonra.
Hala oturduğum yerden kalkmamıştım,ara da bi gelip bana yemek veriyordular,bazen de yiyip yemediğimi kontrol etmek için geliyordular,ama nafile!Yemeyeceğim dediysem yemem,kalkmayacağım dediysem kalkmam!
Muhafızlardan biri yine beni kontrol etmek içi geldiğin de ofladı ve bana döndü."Neden yemedin?"Cevap vermedim,çünkü veremezdim bana büyü yapmıştılar!"Neden konuşmuyorsun?"Diyerek bana sorgulayıcı bakışlar atarken elimle ağzımı gösterdim,elini uzattı ve bir şeyler mırıldandı."Konuş."Kaşlarımı çatıp kollarımı önüm de birleştirdim."Beni buraya içinizden birisi itti ve siz beni kaldırana kadar buradan kalkmayacağım!"Muhafız gözlerini devirdi."Kalk ve yemeğini ye,sözümü ikiletme."Kaşlarımı havaya kaldırıp ona alaycı bir şekilde baktım."Kalkmassam nolacakmış?"Ellerini bana doğru uzattı."Neden hep büyu yapıyorsunuz?Gücünüz yok mu savaşmaya!"Elini indirdi."Bir kaç gün sonra prensimiz gelecek ve o zindana düşenlere iyi bakmamız için bizi tembihler,eğer o yemeği yemeyeceksen biz kötu duruma düşeceğiz."Hah'ladım."Banane sizin kötü duruma düşmenizden?Yemeyeceğim dedimse yemeyeceğim!"Muhafız bıkmış gibi kapıyı sert bir şekil de kapattığın da irkildim,hem suçlu,hem güçlü!
Yaklaşık 10 dakika sonra içeriye kafasın da taç olan,50li yaşların da bir kralı andıran kişi ve 5 muhafız girdiğin de gözlerim istemsizce onlara döndü."Evet efendim bu yemekleri yemiyor,zindana 1 gün önce geldi,size anlattığımız dünyalı kız bu."Kral aşağılayıcı bir şekil de beni süzdü ve sonra gözlerini gözlerime çevirdi."Yemeklerini neden yemiyorsun kızım?"Sorgular gibi kafasını bana çevirdi."Yemeyeceğim dedimse yemem,kalkmayacağım dedimse kalkmam!Bunu muhafızlarınıza anlatmaya çalıştım ama kendileri bir az kıt olduğu için anlayamadı."Kendimi açıkladığım da başını bir az eğdi."Yemediğini biliyorum,sebebini soruyorum."Benimle alay mı ediyordu bu?!"Muhafızlarınızdan biri beni büyü ile yere attığı için siz beni kaldırana kadar buradan kalkmayacağım!"İddialı bakışlarımı ona yönelttim,bir az kaldıktan sonra hepsi çıktı ve yeniden yalnız kaldım.
Ahunun anlatımıyla.
2 gün sonra.
Yaklaşık 3 gündür buradayım ve çok açım,hiç bir şey yemedim,yemek yemeye de gururum el vermiyor,yapmam dedimse yapmam ama şu önümde ki tabaktan 1 parça alsam farkedilmez gibi duruyordu,yerimden de kalkmadım zaten.Ben düşüncelerimle uğraşırken bir an da içeri 3 tane muhafız girdi,hemen geri çekildiler ve ardından kafasın da taç,20li yaşların da,kahverengi saçlara ve gözlere sahip bir kişi girdi,bana baktı."Neden yemeklerini yemiyorsun?"Diye sordu bana."İstemiyorum."Yalan söyledim.Ardından muhafızlara baktı."Neden yemek yemiyor?"Diye tekrarladı."Efendim muhafızlardan bir tanesi onu büyüyle yere atmış,o da inat etti kalmayacağim dedi,yemeyeceğim dedi,içinizden biri gelip beni kaldırmayana kadar kalkmayacağım dedi"Önüm de ki prensi andıran kişi kaşlarını çattı."Size ben böyle yapmanızı mı söyledim?Onun bir suçu yok ve siz onu hem zindana atmışsınız hem de ona büyü mü yapıyorsunuz?"Hiç kimseden çıt çıkmadı.
Prens bana doğru geldi ve elini uzattı,başımı kaldırıp ona baktığım da 'Kalkmayacak mısın?' Der gibi baktı bana.