Başımı sesin geldiği tarafa çevirdim bide ne göriyim elinde kocaman tesbihi olan Gyomei bize bakıyordu gerçi görmüyordu ama olsun en azından kafası dönüktü. Biz daha ne olduğunu anlamadan Gyomei bize saldırmaya başladık. Abi sen kör değil misin nasıl bu kadar iyi dövüşebiliyorsun ya? Kıskandım açıkçası. Savaşımız devam ediyordu Douma ve Akaza Obanai ve Gyomei ile savaşırken ben ise mahkeme duvarı gibi yüzü olan Giyuu ile savaşıyordum. Kendisi çok sakindi ve görünüşe göre savaşımızdan zevk alıyordu sanki bir iblisle dövüşmüyor da Mitsuri ile çay eşliğinde dedikodu yapıyordu. Giyuu su nefesi ile bende inanılmaz yaralar bırakıyordu ama ben de boş değildim ben de kendi kan nefesimle onu zorluyordum.
-"Bıkmadın mı sürekli savaşmaktan Tomioka? "Dedim ona eğlenceli ve biraz da meraklı bir ses tonuyla. Tomioka bir andan su nefesi ile hareketler yaparken bir andan da bana cevap veriyordu
-" Sizin gibi varlıklarla savaşmak bana zevk veriyor"dedi kendinden emin bir ses tonuyla. Savaşımız sürerken bir anda Tomioka beklemediğim bir hareket yapıp beni savunmasız yakaladı ve su nefesi ile gözlerime birşey yaptı. Tomioka hareketini yapar yapmaz geri çekildi ben de olduğum yerde dizlerimin üstüne düştüm ve ellerimi gözlerime bastırdım. Gözlerim... Kanıyorlardı acıdan çığlık atmaya başladım, gözlerimden akan kanı hissedebiliyordum. Canık çok fena yanıyordu ve benim yapabileceğim birşey yoktu. Kaçamazdım ya da bunu yaptığı için Tomioka'dan intikam da alamazdım, gözlerim olmadan zayıf bir insanla eşdeğer seviyedeydim. Biraz zaman sonra savaş sesleri yok oldu sonra yanıma gelen 3 ses duydum.
-"Hey sakin ol, iyi olacaksın, Muzan Efendi seni iyileştirecektir, korkma lütfen"diyen Douma'nın sesini duyunca içim biraz rahatladı. Daha sonra Daki beni yavaşça ayağa kaldırdı ve nerden bulduğunu bilmediğim bir kumaş parçasını sıkıca gözlerimin etrafına bağladı. Daki kumaşı bağladıktan sonra Douma benden izin alarak beni kucağına aldı ve oradan uzaklaştık...
Kendime geldiğimde yatağımdaydım. Gözlerimin etrafına birşey bağlıydı, etrafı göremiyordun ve bu açıkçası beni çok korkutuyordu. İçimden çeşitli beddualar ve dualar ederken bir elin sağ elimin üstünde olduğunu hissettim.
-"Korkma güvendesin ben buradayım"dedi Douma sesinde her zamankinin aksine dalga geçme ya da neşe değil endişe ve rahatlatma vardı. ..