Gözlerimi açtığımda nerede olduğumu bilmiyordum yerde uzanmış yorgun bitkin hatta dövülmüş gibi hissediyordum etrafıma baktığım da. Bir evin odasındaydım etraf çok karanlıktı ellerimde bileklerimde ayaklarımın bileklerinde kan izleri vardı ve bağlılardı. Üstümdeki kıyafetler kirli olmuş gibiydi.
Ayak bileklerimde aynı ellerimde olduğu gibi bağlı ve kan izleri vardı. Etrafımda bunlardan kurtulabilmek için bir şeyler aradım. Oda boş değildi masa dolap ve çekmeceler vardı. Ayağa kalkmaya çalıştım ama zorlanıyordum çünkü bedenim dövülmüş gibi ağrıyordu yere düştügüm için olabilirdi merdivene çarptığımı sayarsak bu normaldi.
Sonunda ayağa kalktım ve masaların üstünü aradım ayağım bağlı olduğu için ayağımı sağa sola hareket ettirerek yürüyordum masanın üzerinde bardak olduğunu fark ettim ve onu kırmam gerektiğini düşündüm ama burdan çıkmak için kırsam bile kaçış yerim yoktu. Pencere yoktu. Sadece bir kapı vardı derin bir nefes alarak masaya hızlı bir şekilde dirseğimle vurdum.
Bardak zaten masanın uçlarında olduğu için yere büyük bir hızla çarpıp parçalara bölündü olabildiğince büyük bir parçayı alıp elim yaralanmayacak şekilde tutmayı başardım. Bileklerimdeki ipleri kestim bileklerim aşınmıştı ve etrafında kanlar vardı. Odaya dikkatli baktığımda odanın duvarlarının kanlarla süslü olduğunu gördüm bardağı kırmama rağmen kimse gelmemişti hangi psikopat odasının duvarlarını kanla süslerki diye düşündüm. Dışarı çıkacaktım kapıyı yavaşça araladım dikkatli bir şekilde dışarı baktım kimse yoktu. Ve oda dışında diğer yerlerinde kanlarla süslü olduğunu gördüm. Şaşırtıcı bir şekilde ev bom boştu, sesizdi kimse yoktu.
Dışarı adım attım. Ev çok ürkütücü ve korkunç görünüyordu mobilyaları kahverengi ve kanla süslüydü. Bu evin sahibi kimse gerçekten psikolojisi bozuk olmalıydı.
Gerilemeye başlamıştım. Çünkü her adım atışımda sanki biri beni takip ediyordu. Korkmuştum ama hazırlıklıydım dövüş ve savunma derslerini boşuna almamıştım. Ellerimi yumruk halinde sıktım ve cesaretimi toplayıp arkama döndüm uzun siyah bir gölge beni izliyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum yada nereye gideceğimi kafam karışmıştı bi anda o gölge üzerime gelmeye başladı. Önüme dönüp koşmaya başladım. Ev çok büyüktü bunun için bir kapı bulmuştum dışarı çıkmasını umuyordum kapıyı açtığımda gerçektende dışarı çıkıyordu arkama bakmadan koşuyorum sadece ama burası evin bahçesiydi o gölgenin bir insan olmadığını biliyordum. Bahçeden kalabileceği bir yer yoktu.
Etrafımın demirlerle çevirili olduğunu gördüm ve demirlerin üstlerindede dikenli teller vardı. İçerdekilerin çıkmaması için olabilirdi evin etrafını turlamaya başladım bir çıkış yolu bulma umuduyla en sonunda bir kapı gördüm ama kitliydi. Zorladım ama olmuyordu kapının üstünde dikenli teller vardı. Çıkış yolum yoktu derin bir nefes aldım cesaretimi topladım arkama döndüm ve o karanlık gölgenin peşimi bıraktığını gördüm rahatladım anlaşılan bu evin içinde ben tek değildim. Nefes nefese kalmıştım korku ve bu bahçede 5-6 tür dönmemin sonucuydu.
Önce derin bir nefes aldım, cesaretimi topladım ve eve geri döndüm. Evden bu sefer sesler geliyordu *keşke ailemin yanına gidebilseydim* diye düşündüm ama bunu yapamazdım ben üniversite okuduğum için ailemden uzakta yaşıyordum hatta tek başıma. Evin yukarısından sesler geliyordu ama bu sesler normal değildi. Arapça diline benziyordu.
Yukarı çıktığımda daha fazla sesler geliyordu sanki sanki değişik bir büyü yada bir duayı biri sesli okuyordu.
Odaya girdim ama bu bir cenazeydi......