İçeriğe geç

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 6 · 4 dk okuma

LABİRENT:Satılık Ev

Bölüm 6

WHATTT!!!!!

Emir benim hapiste olduğum günlerde bir sığınma yeri ve askerlerden bi kaç parça eşya çalmış. (Hırsızzz dedim içimden ) Silah kullanmayı çok azda olsa öğrenmiştim Emir sayesinde bir sonraki adıma geçmeyi planlıyorduk. Diğer adım ise evin yanına koşa koşa gidip kurşun yağdırmak artık kime niyet kime kısmet.

Bir tane silah elimde bir tane makas ve bıçak cebimde tabi silah için kurşunlarıda ip gibi boynumdan sırtıma dolamıştım.

Emir ise benimle aynı şekilde ama onun cebinde silah ve bıçak vardı ve yanına bir parça ip almıştı.

Evin yanına doğru yürürken birden durup konuşmaya başladım.

Emir ben çok korkuyorum ya başaramazsak. İçimde çok kötü düşünceler geçiyordu ya ben ölürsem ya o ölürse o ölürse ben yaşayamam nefes dahi alamam.

Bir süre bana baktı ve sen kendine inanmazsan olmaz kendine güven.

Bu sözler kalbimdeki ateşe biraz su serpsede hala kötüydüm. Sözünü bitirdikten sonra önümden yürümeye devam etti. O sırada ben doğduğum zamana kadar gitmiş ve kendi hayatımı baştan sona sorguluyordum. Gelmediğimi fark edince arkasını dönüp aniden gelip elimden tutarak yoluna devam etti.

Evin tam karşısına varmıştık. Elimi bıraktı ve bi kaç adım ne gitti evin dışındaki askerler bende diyip hepsine ateş etti. Kanlar her yere sıçramıştı. Elim ayağım titremeye başladı. Evin içinden de silah sesleri gelmeye başladı.

AİLEMMM ANNEEEE BABAAA diye bağırmaya başladım birden.

Yüksek bir ses geldi ve uzaklaşın yoksa hepsini öldürürüz karar sizin.

Bununla birlikte Emir e döndüm ve geri ç-çe-kilmeliyiz dedim.

Emir başını sallayarak onayladı.

O an gözlerimden tek tek yaşlar dökülüyordu . Duygusuz bir canavara dönüşmüştüm. Gözyaşlarım giderek hızlanıyordu ve artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Bu kadar hazırlanmışken neden ...

Geriye döndük ve sığınma yerimize doğru adım atmaya başladık. Emir bana sanki anlamlı bi şekilde bakıyordu. Sığınma yerine geldiğimizde biraz daha uzaklaşıp dağ gibi bir yere geldim orada bağıra bağıra ciğerlerim çıkacak kadar yüksek sesle ağlıyordum bi kaç saat boyunca ağlamıştım.

Emir yanıma gelip oturdu ve bi süre bana baktı. Sana anlatmam gereken şeyler var ama sakin olcaksın tamam mı?

Başımı salladım ve gözyaşlarımı sildim.

Şeyyy aslında ben ve sen e şey

Nee

Başarabilirdik

Sen dedin diye döndüm yoksa hepsini gebertirdim. Neyse çok yorgunsun hadi uyuyalım yeter.

Bir şey demeden sığınma yerine doğru yürüdüm büyük bir çadır vardı ikimiz aynı çadırda yatacakmışız.

Diyemedim ki hayır çünkü çok korkuyordum.

Sabah takırtı sesleriyle aniden uyandım çadırın dışına çıktığımda Emir yiyecek şeyler getirmişti.

Günaydınnn uyuyan güzel.

Gözlerimi ovuşturduktan sonra hayal olmadığını anlayıp Günaydın dedim.

MaşAllah marifetliymişsin dedim saçmaca gülerek .

Bi süre yerdeki çimenlerin desenine bakarak hayatımı sorguladıktan sonra yemeye başladım.

Emir de benim başladığımı görünce başladı .

Yerken içimden söyleniyordum aşkı ilk erkek mi söylemeli hayır ya bu bi saçmalık bende söyleyebilirim. Bi ara gözüm kaydı ve Emir in gözüne bakarak dalmışım.

Emir in bana seslenmesi ile tüm dalgınlığım yok oldu.

Biraz uzaklaşıp yürüyüş yapalım mı sana söyleyeceklerim var da .

Olur dedim içimde bi merak uyanarak.

Yarım saat boyunca yürüdükten sonra kuru toprağa oturduk. Karşımızdaki manzaraya söz yoktu çok büyüleyiciydi.

Eğer hazırsan anlatmaya başlıyorum dedi Emir

Başımı sallayarak onayladım.

Hiç düşündü mü sana neden yardım ettiğimi ve neden herşeyden haberim olduğunu ?

İlk başta düşünmüştüm ama sonra pek de takmadım peki şimdi soruyorum o zaman neden ?

Ben ve sen kuzeniz dedikten sonra başka tarafa döndü Emir

Ağzım açık kaldı ve bi süre dondum kaldım sonra konuşmaya başladım sen ne dediğinin farkında mısın sen ve ben kuzen yani ...

Benim anne ve babamda tutsak deden yani dedemiz tarafından bizi yıllarca başka ülkeye gönderdi.

Sana inanmam için kanıt lazım herhangi bir kanıt göster.

Cebini kurcaladıktan sonra eski püskü bir kağıt parçası çıkarıp bana gösterdi.

Bu kağıt parçasından ibret değildi üstünde babasının resmi adı ve dedemin , babaannemin adı yazıyodu bu gerçek bir kanıt işte dedim.

Bütün bu olanları umursamayıp bu kadar yakışıklı kuzenim olmasına şaşırıyorum.

Hava kararmaya ve soğumaya başlarken Emir yatağına doğru ilerledi bende karanlıktan korktuğum için koşa koşa arkasından gittim.

Güzel bir uyku çektim dermişim sabaha kadar uyumadım daha köpekler sıçmadan uyandım etrafa bakındım Emir yine yoktu galiba yiyecek bulmaya gitmiş diye bekledim bu aralar çok fazla hazır yemeğe alışmıştım ama herneyse bi kaç saat geçtikten sonra birşeyler olduğunu farkettim sadece biraz ama biraz geç farketmişim.

Hemen toparlanıp ormanın içine doğru yürümeye başladım Emir yoktu aklıma gelen tek şey ise dünki olaydan sonra kendine zarar vermesiydi bizim evin yanına bile gittim ama yok yok delirmek üzereydim bu çocuk nerde.

Akşam olmuştu bile artık hiçbirşey net görünmüyordu yarın için aklımda plan yapıyordumki birden ağaçların içinden ayak sesleri geldi cebimdeki bıçağı elime alıp sessizce sese doğru yürümeye başladım kalbim yerinden çıkçaktı ayak sesleri giderek bana ben giderek ayak seslerine yaklaşıyordum.

Tam karşımdaki kişiyi ağaçların arasında fark ettim arkasına geçip üstüne atladım atladığım an bıçağı boynuna dayadım ikimizinde canı feci şekilde yanıyodu birden EN MASUMUM diye bağırdı an itibari ile de yüzünü bana çevirdi WHATT!!! dedim.

Bölüm sonu

3 yorum