"İyi okumalar:))"✨
" Tüm bu olaylar, kişiler kurumlar ve karakterler hayal ürünüdür!"
Tekrardan "İyi okumalar✨✨"
*****
Yangın alarmı çaldı. Ve tavandaki beyaz ışık aniden kırmızı ışık saçarak yanıp sönmeye başladı. Herkes tedirginlikle etrafına bakaraken ne olduğunu anlmaya çalışıyorlardı.
Kim ne olduğunu? Neler olacağını? Bilmiyordu.
Sadece7 farklı kapının önünde uyandıklarında 6 farklı rengin kapısının önünde duruyorlardı. Bende öyle...
Bir kaç dakika boyunca devam etti. Kırmızı ışık son kez yanıp söndüğünde alarımda susmuştu şimdi herkes daha da tedirgin olmuş ve korkmaya başlamıştı.
Boğucu bir sessizlik vardı ve bu sessizlik ölüm sessizliği gibiydi. Issız ve korkunç.
Kerkes sus pus olurken mekanik bir ses duyuldu. "Merhaba." Dedi. Herkes bakışlarını duvarlarda sanki orada çıkan sesin sahibini görebilecekmiş gibi gözlerini bile ayırmadan boş duvara bakıyorlardı.
Göz devirdim. Ama bende bakışlarımı boş duavara çevirdim.
"Muhtemelen hepiniz burada ne olduğunu ve sizi ilgilendiren tarafını sorguluyorsunuz. Ama merak etmeyin sorularınızın cevaplarınızı siz kendiniz bulacaksınız." Mekanik sesin lafını bölen kişi sarışın, mavi gözlü çocuktu.
"Biz sorularımızın cevabını burada kalarak bulacaksak sorularımız cevapsız kalsın o zaman. Çünkü burada daha fazla durmak istemiyorum." Keskin bir şekilde konuşarak bir kaç saniye mikrofondaki sesin kesilmesine sebep olduğu için bir kaç saniye süren sessizliğin ardından aniden titreyerek yere düştü.
Herkes ne olduğunu anlamadığı için ona bakıyordu yerde kıvranarak titreyen sarışın çocuğun gözleri dolmuştu vücudunu incelediğimde elinin bileğinde oldugunu fark ettim. Açık mavi bir bileklik vardı. Metalden.
Kendi bileğime baktım. Benim de bileğimde aynısından ama kırmızı rengi vardı ve hemen öne atılarak ona dokumaya kalkışan esmer kızı sözlerim durdurdu.
"Elektirim var dokunma! Kimse dokunmasın!" Bakışlarımı etarfıma çevirdim arka tarafımda bir kamera olduğunu gördüm.
"Durdur şunu!" Diye yükselerek elektriği kesmesini söyledim ama hayır beni duyamazlıktan geldi yada bilmiyorum. "Sana kes şu elektriği dedim! Ölücek!" Sinirle hayıkrarak kameraya bir yumruk attığımda kamera parçalara ayrılarak yere düştü.
Sarışın çocuğun acı dolu bağırışları durdu. Ölmemiş olması için içimden bin bir türlü dua ederken yavaşça arkamı döndüğümde hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm ve onun başına toplanmış diğer 5 kişiye...
Herkes dehşet içinde bakıyordu yerde iki büklüm olmuş bileğini tutarak kesik nefesler alan sarışın çocuğa.
"Labirent: 7 büyük günahın baş muhafızları. Sonsuza kadar sadık olmaya mahkûm olan 7 baş elçi olarak seçildiniz. Kurtulmak mı istiyorsunuz. O zaman bedelleri ödemek zorundasınız. Kurtulmak isteyen kendi renginin kapısına sol elini soru işaretinin üzerine yerleştirsin."
"Hayır aptal 6 kişiyiz acaba metalden olan sesin gibi metalden olan beynin de mi olmayan şeyler görmeye başladı?" Kocaman bir kahkaha atarak sesi bu daire şeklindeki odanın boş duvarlarında yankılanırken herkez birbirine bakarak ne yapacağını düşünüyordu.
Ya elçi olmayı kabul edicektim yada ölecektim. Ama hiç biri olmayacaktı kimse bana seçenek sunamazdı! Ben Hera Martinez kimse bana kural koyacak kadar benden üstün olamaz!
Arkamdaki gri kapıya doğru yöneldim sol ayağımı ile sertçe tekme attığımda şiddetli bir ses yankılandı. Herkes bana bakarken sinirle yumruklarımı kapıya geçirmeye başladım.
"Kimse! Bana! Emir! Veremez!"
Bir şeyin açılma sesini duydum. İnce ve tiz bir sesti. Hiddetle arkama döndüğümde, bacağımda hissettiğim acı ile herkesin bana endişeyle baktığını gördüm. Ardından gözlerimin önü bulanıklaşmaya başladı bilincim benden bağımsız bir şekilde kapanırken artık ayakta duramadım tam düşecekken arkadan karnıma dolanan iki kol beni tutarak yere düşmemi engelledi. Başım önüme düştü kulağımda uğultular artarken herşey karanlığa gömüldü.
.
.
.
Beğendiniz mi?
İzimizi bırakalım mı?
20.07.2024
Kurtuluşa ermek üzere kendinize iyi bakın muhafızlar (çünkü asıl eğlence yeni başlıyor!!!)