Bilinmez gecenin yıldızların dahi benden,bu Dünya'dan yüz çevirircesine karardığı saatlerin birindeydik ve ben bilinmezlik çukurunun ortasındayım sanki,kalbimi dinleyip elimi yukarı doğru uzatsam en dipte olmama rağmen çakılacakmışım gibi geliyor.Kalbimi değil de mantığımı dinlesem,dipte bir köşeye çekilip otursam diyorum ama bu seferde ne çukurdan çıkabiliyorum,ne de kalbime söz geçirip elimdeki ipleri kesebiliyorum.Kendime sınırlar koyuyorum,onu yapma ,bunu giyme, şunu sevme, sevdiğini belli etme... Belki de basit olan bu sınırlara takılıp kalıyordum,bu saçma döngünün yani hayatımın içerisinde sınırların beni rahatlatacağını düşünerek kendi boynuma astığım,ellerime doladığım bu kırmızı ipin aslında beni günden güne intiharıma hazırlıyor olduğundan, hayatımdan rahatsız olduğumu sanarken aslında ipi çekiştirip kurtulmak istediğimin farkında olmadan kaçarak yaşadığımdan habersizdim.Adeta kendi ipini boynuna sarıp sahnede ilerlemeye çalışan bir kukla gibi ilerledikçe kendimi sıkıyordum ama git gide ona daha çok bağlanmaktan yine de kendimi alıkoyamıyordum.Sevgi belki de böyleydi işte;siz birini sevdiğinizde,onun kalbinde yer edip etmediğinize bakmadan sevebiliyordunuz onu.Bende böyleydim işte,onun kalbinde bana yer var mı veya o beni kalbine alacak kadar beni sevebilir mi diye düşünmeden sevmiştim onu,onu yani sevda sözlü şair gözlü o adamı.Viski rengi gözleri,kusursuz burnu,dalgalı saçları ve Güneş'e meydan okuyan bembeyaz teniyle etrafına ışık saçan o adamı...
Bölüm 2
İpi Boynuna Asan Kukla
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.