İçeriğe geç

L'appel du vide (MinSung)

Bölüm 18 · 5 dk okuma

L'appel du vide (MinSung)

Bölüm 18

{18}

İyi Okumalar 🦋

(Üstüste birkaç bölüm atacağım hepsini okuduğunuzdan emin olun lütfen)

_____________

~jisung~

Takip ediliyordum...

Yoldan çıkmadan düz ilerlemeye çalışırken hızımı düşürdüm. Belki yan şeritten geçerek beni sollar diye. Belki yanlış anlamışım ikimiz de aynı yöne gidiyorduk.

Ama olmadı. Benim gibi hızını düşürerek arkamdan ilerlemeye devam etti. Şüpheli davranmamak için bildiğim bir yere gidiyormuş gibi yolda düz ilerliyordum ama çoktan Minho'nun evine giden yolu geçmiştim.

Direksiyonu tutan ellerimi sıkarak titremesini durdurdum ve üzerindeki tuşlara basarak telefonuma bağlı olan hoparlör sayesinde son arama kısmındaki Minho'yu aradım sesli bir şekilde.

Sanki arabanın içindeki sesleri arkamdan gelen araba duyacakmış gibi hemen kıstım. Telefon her çaldığında biraz daha geriliyordum. Açmazsa Minho ne yapacaktım ben.

Birkaç çalıştan sonra telefon cevaplandığında rahatlamanın verdiği etkiyle gözlerim doldu. Sadece onun sesini duymak bile bana kendimi güvende hissettirmişti.

M: "Efendim güzelim"

Arkadan gelen seslere bakılırsa bizim için yemek yapıyordu o yüzden geç cevap vermişti telefona. Duygusallığım daha da arttığında bu sefer gözlerimden yaşlar süzülüyordu.

J: "Minho b-ben galiba takip ediliyorum"

Arkadan gelen sesler aniden kesildiğinde hissetmiştim onu. Panikleyerek salona geçtiğine hatta montunu alarak dışarı çıktığına o kadar emindim ki.

M: "Sakin ol güzelim. Başka bir yola dönmeyi dene. Hala geliyor mu?"

Sesim o kadar titriyordu ki anlamıştı fazlasıyla panik olduğumu. Ama sakin olunabilecek bir durum da değildi.

Neden takip ediliyordum? Kim beni takip ediyordu? Ne yapmak istiyorlardı? Amaçları neydi?

J: "Denedim. Hatta sinyalleri yanlış attım ama yine de beni takip etmeye devam etti"

Telefonun arkasından kapı sesini duyduğumda derin bir nefes çektim içime. Biliyordum. Nerede olursa olsun beni hep kurtaracağına emindim.

M: "Hangi yöne gittiğini söyle ve hızını düşür bebeğim"

Sanki beni görebilecekmiş gibi başımı onaylar anlamda sallayarak etrafıma bakındım. Bir anlığına nerede olduğumu bile unutmuştum.

J: "205 Gangdong-gu anayolundayım. Hız şeridinden çıktım yavaş ilerliyorum"

M: "Tamam şimdi hatta bekle oraya daha hızlı varacak birini göndereceğim"

Tanrım.. çoktan Minho'nun evinden uzaklaşmış mıydım? Tekra başımı salladım. Boğazım yandığı için konuşamıyordum.

Minho yanımda olsa hiç korkmazdım ama yalnız olmak beni çok korkutuyordu. Üstelik beni takip eden kişi eğer profesyonel birisiyse çoktan anlamıştır benim onu farkettiğimi.

Hala Minho'nun cevap vermesini bekliyordum ama o beni hatta almıştı. Anayoldan çıkmak üzereydim artık bir yerlere dönmem gerekiyordu.

Aniden hızlanan arabanın motor sesi tüm sokakta yankılandığında tek elimi refleks olarak kulağıma bastırdım.

Ses o kadar yakınımdan gelmişti ki araba bana çarpacakmış gibi hissetmiştim. Ses saniyeler sonra kesildiğinde kısık gözlerimi açarak yola baktım.

Önümde gördüğüm siyah mercedes araba anlık olarak frene basmama neden oldu. Önümde ve arkamda olan iki araba beni sıkıştırmıştı.

Kalbim ağzımda atmaya başladığında telefondan birinin bana seslendiğini yeni duydum. Korkudan etrafımdaki sesleri bile algılayamıyordum.

M: "Jisung? Duyuyor musun beni?"

J: "Minho.."

Sesim fısıltının ötesine gitmemişti. Artık ne gazın üzerinde olan ayağımı hissediyordum ne de direksiyona sarılı olan parmaklarımı. Korkudan vücudum o kadar kasılmıştı ki uyuşuyormuş gibi hissediyordum.

M: "Önündeki arabada Changbin var güzelim. Onu takip et. Korkma ben de yetişeceğim size"

J: "Tamam"

Titreyen sesimle cevap verdiğimde telefon kapanmıştı. Minho'yu geri aramak yerine dikkatli bir şekilde önümdeki arabaya odaklandım. Changbin hyung'a güveniyordum. Korkmama gerek yoktu..

Önümdeki araba sağ sinyali yaktığında ben de hemen sinyali yaktım. Tek gözüm yan aynadan arkamda olan arabadaydı. O da hemen sinyali yakmıştı.

J: "Şerefsiz.."

Korkuma tezat bir şekilde dudaklarımdan küfür savruldu. Önümdeki araba sağa döndüğünde sanki kendi yolumdaymışım gibi sakin bir şekilde sağa döndüm.

Çıkmaz bir sokak olduğunda kendime küfür etmiştim Changbin'e güvendiğim için. Küçücük sokakta iki araba sıkışıp kalmıştık.

Önümdeki arabadan Changbin indiğinde ben hala direksiyona yapışıp kalmıştım. Yan camdan arkama baktığımda sokağın girişinde olan arabayı görmemle daha çok birleşmiştim koltukla. Burada buharlanıp yok olmayı seçerdim.

Ama araba beklemeden sinyalini kapatarak düz ilerledi, sokağa girmek yerine. Gitmesine rağmen gözlerim hala aynadaydı. Sanki geri dönecekmiş gibi.

Camım tıklatıldığında hafif bir çığlık atarak ellerimi direksiyondan çektim. Dalgın olduğum için korkmuştum ve ayı Changbin çok sert tıklatmıştı!

Bu durumda bile sırıtan suratı gördüğümde derin bir off çektim. Hepsi psikopattı. Böyle durumlar beni öldürecekmiş gibi gererken onların hoşuna gidiyordu. Aksiyona bayılıyorlardı.

Gözlerimi devirerek kemerimi çıkardım ve kapıyı açarak arabadan indim. Soğuk hava yüzüme çarptığında biraz kendime gelmiştim.

C: "Uzun zaman oldu ufaklık"

J: "Ufaklık?"

Tek kaşımı kaldırarak kelimeye vurgu yaptığımda elini omzuma atarak beni kendisine doğru çekti. Bu sefer gülümsememi durduramamıştım. Geçmişim çok güzeldi. Geleceğimi bilmiyordum ama geçmişimde tıkalı kalmayı seçerdim yine de..

C: "Büyüdüğünü mü zannediyorsun?"

J: "Evet! Doktorum ben"

Kapı cırlaması gibi kahkaha attığında omzumda duran elini iterek kaşlarımı çattım ve suratına baktım.

C: "Az önce kendi osuruğundan korkan bebekler gibi korktun"

Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Onu ve gereksiz şakalarını özlemiştim. Sinirli yüz ifademi korumaya çalışarak güzel bir yumruk indirdim omzuna.

Gerçekten de az önce camımı tıklattığında kendi osuruğundan korkan bebekler gibiydim. Ama kaos benlik değildi. Ben sakin hayatı seviyordum ve sevgilim bir mafya'dan farksızdı.

M: "Siz ikiniz atışmaya başladıysanız her şey normale dönmüş demektir"

Bize doğru ilerleyen Minho'yu gördüğümde hemen koşarak ona yetiştim ve kollarımı beline sararak ona sıkıca sarıldım.

Büyüdüm, bebek değilim diyordum ama Minho yanımdayken gerçekten bebek gibi oluyordum. İşte sevgi böyle bir şeydi.. seni bebek gibi şımartıyordu.

Parmakarını saçlarımın arasında ve küçük dokunuşlarını sırtımda hissettiğimde daha da sokuldum ona ve yüzümü boyun girintisine soktum.

Belki dediklerim saçma gelebilir ama Minho benim zihnimdeki her şeyi silerek doğru karar vermişti. Evet yaptığı çok bencilceydi ama başka türlüsünü de düşünemiyordum.

Ben onu çok seviyordum, onsuz yaşayamazdım. Eğer tüm bunları beynimden almadan çekip gitseydi onsuz bir saniye bile dayanamazdım.

Aslında zihnimi silerek beni bir nevi ölümden kurtarmıştı...

M: "Plakayı aldın mı?"

Cevap vermek için başımı kaldırdığımda onun Changbin ile konuştuğunu anlamış ve tekrar üşüyen sıratımı onun sıcacık boynuna gömmüştüm.

C: "Aldım ama arabadan bir şey çıkmaz. O kadar enayi değillerdir"

Başım onun boyun girintisinde olduğu için Minho'nun başını onaylar anlamda salladığını anlamıştım.

M: "Sence kim olabilir?"

C: "Bence siz daha iyi biliyorsunuz efendim"

Minho derin bir iç çektiğinde daha da sıkı sardım kollarımı beline. Hiç iyi şeyler hissetmiyordum. Minho benden uzaklaşalı çok değişmiş, daha da illegal işlere karışmıştı.

O.. sandığımdan daha tehlikeliydi ve ben kendimi güvende hissetmek için onun kollarına sığınıyordum.

M: "30 ton mal yaktık. Boş duracaklarını sanmamıştım zaten"

Artık ben de konunun ne olduğunu anlamıştım. Aslında anlamamayı seçmek isterdim...

C: "Bitireceğinize emin misiniz?"

Minho'nun eli açıkta kalan kulağımı sardığında kaşlarımı çatarak başımı kaldırdım. Gerçekten ben çocuk muydum? Eliyle kulağımı tuttuğunda hiçbir şey duymayacağımı ya da farketmeyeceğimi mi sanıyorlardı.

M: "Bitmesi gerekiyor. Hepimizin yaşaması gereken hayatları var"

Gözlerimin içine bakarak konuştuğunda içim titredi, kalbim tekledi. Umarım Minho.. umarım senin hayatın benimdir, çünkü benim hayatım sensin.

________________

Diğer bölümleri de şimdi atıp final yapacağım. Lütfen tüm bölümleri okudğunuzdan emin olun.

Tek nefeste okuyup beni yorumsuz bırakmayın 😭😭😭

Bölüm sonu

5 yorum