İçeriğe geç

L'appel du vide (MinSung)

Bölüm 16 · 5 dk okuma

L'appel du vide (MinSung)

Bölüm 16

{16}

İyi Okumalar 🦋

_____________

~jisung~

Parmaklarımı zarif bir şekilde yukarı çıkararak boynuna kadar uzanan dövmeyi gıdıklarcasına okşadım.

Güneş en tepedeydi ve Minho hala uyuyordu. Aklımdaki tüm uyku ilaçlarını silerek yerine sex yazmıştım. Hiçbir uyku ilacının onu bu kadar uyutabileceğini sanmıyordum.

Gülümseyerek dudaklarımı burnumun dibinde olan dövmeye bastırdım. Hala tam hatırlamıyordum ama bildiğim kadarıyla olaylar yaşanmadan birkaç ay önce yaptırmıştık dövmeyi.

Çift dövmesi yaptırmak benim fikrimdi. Ama kompası özellikle Minho seçmişti. Bana "birbirimizi kaybedersek onlar bize yolumuzu" gösterir demişti.

Meğerse o günden beri planlıyormuş beni hayatından çıkarmayı. Yine parmak uçlarıma kadar sinirle dolduğumda dişlerimi sıktım uyuyan bedenin suratına yumruk atmamak için.

Konu Minho olduğunda düzgün düşünemiyordum. Ama bunca sene boyunca geri dönmesi içimi rahat etmiyordu. Sanki.. beni özlediği için dönmüştü ve özlemini azıcık olsun giderdikten sonra tekrar gidecekmiş gibi hissediyordum.

Bu düşünceler resmen içimi kemiriyordu. Çok güzeldi. Ona olan sevgim, onun bana olan sevgisi çok güzeldi ve ben bunun bitmesini istemiyordum.

Aklımda tek çıkış yolu vardı.. tüm bu olanları Minho'dan gizlin bir deftere yazacaktım. En azından tekrar hafızamı silmeye çalışırsa evin bir köşesinde onu bana hatırlatacak bir şey olsun istiyordum.

İç geçirerek bakışlarımı dövmesinden çekerek yüzüne çıkardım. Uyurken bile mimikleri o kadar ciddiydi ki sanki yüz kasları kasılmıştı.

Belki çok bir şey hatırlamıyordum ama Minho sanki böyle değildi. Bensiz geçirdiği zamanlar onu daha da yıpratmış, daha da değiştirmişti. Daha da kötü duruma sokmuştu..

Yaşadıklarını tahmin ederek içimde ona karşı olan öfkemi tekrar dindirmeyi başarmıştım. Yavaşça yataktan destek alarak doğruldum ve yanağına küçük bir öpücük kondurdum.

Sıcacık elin belime dolandığını hissettiğimde dudaklarım kıvrılmaya başladı. Sırtımda gezinen eli çok iyi hissettiriyordu. Üstelik geceden sonra belim çok ağrıyorken.

M: "Bir tur daha?"

Uykudan yeni uyandığı için kalın sesiyle mırıldandığında belime sarılı olan eli kendi elimle iterek başımı yanağından uzaklaştırdım.

J: "Bırak beni sapık"

Gece zaten kaç kez yaptığımızı hatırlamıyordum. Belim ikiye ayrılacakmışçasına ağrıyordu. Bu halde işe de gidemezdim. Bugünün seanslarını ertelemek zorundaydım sanırım.

Belime sarılan kolundan uzaklaştığımda gözlerini açarak yüzünü yana çevirdi ve bana baktı. Gülümsemesi beni korkutuyordu..

Yatakta sırıtarak gerindikten sonra elini tekrar belime sararak sırtüstü uzanan benim üzerime doğru abanmış ve başını göğsüme bastırarak kedi gibi sürtünmüştü. Sevişmek onu uysallaştırıyordu.

M: "3 yıllık arayı kapatmaya çalışıyorum biraz yardımcı olsan?"

Gülümseyerek ellerimi göğsüme gömülü olan kafanın dağılmış saçlarına attım ve onun beni okşadığı gibi okşadım yumuşak saçlarını.

J: "Günler kaçmıyor ya. Arayı zamanla kapatırız"

Konuştuğumda kelimelerim sessiz odada havada kalmıştı... "evet çok zamanımız var daha" cevabını almayı bırak hiçbir cevap alamamıştım. Bu sessizlik beni korkutuyordu.

Aklında ne vardı, neyi yapmayı planlıyordu bilmiyordum. Ama bunu bana anlatmayacağını veya onu önleyemeyeceğimi biliyordum.

Bir psikolog olarak olaya baktığımda sadece şunu söyleyebilirdim. Minho gibileri kendi kararlarının fazlasıyla doğru olduğuna inanırlardı.

Bana sadece dua etmek kalmıştı.. tekrar ayrılmamamız için bol bol dua etmek..

Aklımda dolanan düşünceler beni gerdiği için bıkkın bir nefes alarak boynuma öpücükler konduran bedeni üzerimden ittim ve çıplak oluşumu umursamadan yataktan kalkarak banyoya girdim.

M: "Birlikte duş almayacak mıyız?"

J: "Hayır!"

Sorusuna net bir cevap vererek kapıyı kapatıp kilitledim. Yapma Minho.. yine bizi darmadağın edecek bir plan yapma.. ikimizi de tekrar cayır cayır yanan alevlerin ortasına atma lütfen..

...

Üzerimi giyinip salona geçtiğimde mutfak tezgahına yaslanarak bir şeyler düşünen bedene baktım.

Islak saçlarından damlalar akarak çıplak üst vücuduna akıyor, kasların üzerini okşayarak aşağı iniyorlardı.

Yutkunarak yanına doğru adımladım. Diğer banyoda duş almış olmalıydı. Altında benim şortlarımdan birisi vardı. Ona birazcık dar olmuştu.

Bakışları bana doğru döndüğünde ona olan sinirimi unutarak gülümsedim ve yanına giderek ben de onun gibi tezgaha yaslandım.

J: "Ne yapıyorsun?"

M: "Düşünüyorum"

J: "Ne düşünüyorsun?"

Yaslandığı tezgahtan uzaklaşarak ellerini iki yanıma koymuş, tezgaha tutunarak üzerime doğru eğilmişti. Onun azgınlığına ayak uyduramıyordum.

M: "Bir tur daha neden yapmadığımızı"

Gözlerimi devirerek alaycı bir şekilde hafif bir tokat attım yanağına. Tek elini tezgahtan uzaklaştırarak ona tokat atan elimi tuttu ve dudaklarına götürerek sıcacık bir öpücük bıraktı.

M: "Şaka güzelim kahvaltıda ne yiyelim diye düşünüyordum"

Dudaklarını elimden uzaklaştırdığında öne doğru atılarak dudaklarına öpücük kondurdum ve başımı eğerek kolunun altından kaçıp ondan uzaklaştım hemen.

J: "Omlet yaparım ben"

Yumurta için olan küçük tavayı dolaptan çıkarıp ocağın üstüne koyduğumda Minho çoktan buzdolabından yumurta alarak bana uzatmıştı.

Tereyağını tavaya koyarak ocağı açtım ve yumurtaları kırarak çubuklarla karıştırmaya başladım.

J: "Şey hatırlıyorum... üniversitede bir kere çıkma teklifi aldığımda.."

Yumurtayı karıştırırken bir taraftan da başımı yana çevirerek bana bakan bedene baktım. Beynimde yarım yamalak olan anıları tazelemeye çalışıyordum.

Aslında iyiydi.. güzel hissettiriyordu. Sanki yeniden doğmuşum gibi. Ama bir taraftan da hala sinirliydim. Bir tarafım hala onu affedemiyordu.

Ama işte dediğim gibi.. aşık olunca affetmek için bir neden ararsın..

Gözlerini devirerek offladığında yine onun sevmediği olaylardan birini hatırladığımı anlamıştım.

Tezgahtan uzaklaşarak arkama geçti ve arkadan bana sarılarak boyun girintime öpücük bıraktı. Sıcak öpücüğü beni huylandırmaya yetmezmiş gibi bir de nefesini boynuma üfleyerek konuştu.

M: "Sonra ben de fakultenin önüne gelip orada seni dakikalar boyunca öpmüştüm. Sevgilin olduğunu bilsinler diye"

Dudaklarımı birbirine bastırdım gülmemek için. Belki bu o zamanki Jisung'un hoşuna gitmişti ama fikrimi sormadan böyle bir şey yapması öküzlüktü. Bir de gurur duyarak anlatıyordu şapşal.

Öpücükleri boynumdan omzuma doğru indiğinde ocağın altını kapatarak ona taraf döndüm ve kollarımı beline sararak yanağına sulu bir öpücük bıraktım.

J: "Peki benim seni böyle kıskandığım zaman oldu mu?"

Dudakları gerilmeye başladığında ben de istemsizce gülümsemiştim. Aklında onu fazlasıyla tatmin eden olaylar dönüyordu ve onların hepsini duymak istiyordum.

M: "Beni Changbin'den kıskanıyordun. Neymiş hep yanımdaymış, hep evimdeymiş. Bir keresinde oturup ağladın. "Ben şimdi anlıyorum eskiden Changbin neden beni istemiyor. Çünkü siz sevgilisiniz" diye hüngür hüngür ağlamıştın."

Gülümsemem kahkahaya dönüştüğünde dudaklarını dudağıma bastırmış ve beni gülüşümden öpmüştü. Kalbim eriyordu. Her hareketi kalbimi eritiyordu.

Şimdi düşününce Changbin'i de özlemiştim. O gece beni kapıda karşılayan oydu ve o an onu hatırlayamamıştım. Ama uzun süre sonra beni gördüğüne sevinmişti.

J: "Peki sen ne yaptın?"

M: "Ne kadar anlatmaya çalışsam da anlamadın ki dinlemiyordun beni. Ben de mecbur Changbin'e bir haftalık izin verdim, sana da artık onu kovduğumu söyledim"

Tanrım.. küçük Jisung Minho'nun gerçekten sabrıyla oynamış olmalıydı. Yıllar öncesinde bu kadar gıcık ve inatçı olduğumu bilmiyordum. Ama beni o halimle bile sevmişti.

J: "Nasıl döndü peki?"

M: "3 gün sonra Changbin hyung'u işe geri al diye yalvardın"

J: "Gerçekten bu kadar çocukça mı davranıyordum?"

Bir an bile düşünmeden başını onaylar anlamda salladığında kaşlarımı çattım. Bu kadar çabuk kabul etmeseydi keşke.

M: "Bebek gibiydin.. benim küçük bebeğim"

Dolu gözlerimi saklamak için hemen dudaklarına uzanarak dudaklarımızı birleştirdim ve öylece ruhumuzun dinlenmesine izin verdim.

Bu sefer her dokunuşunu, sözünü, her bir zerresini kalbime kazıdım. Belki zihnimi silebilirdi ama kalbimde ona karşı olan sevgime kimse dokunamazdı...

_________________

Fırtına öncesi sessizlik falan..

Bölüm sonu

16 yorum