İçeriğe geç

KUZGUNLARIN SESİZLİĞİ

Bölüm 3 · 2 dk okuma

KUZGUNLARIN SESİZLİĞİ

Bölüm 3

2.Bölüm{İLK SINAV}

Sabahın erken saatleri…

Kampüs bu kez sessiz değildi.

Koşu alanında dizilmiş öğrenciler, komutanın sert sesiyle irkildi.

“Bugün dayanıklılığınızı değil… zihninizi ölçeceğim.”

İdilay, Masal, Ayaz ve Çağrı aynı sıradaydı.

Henüz bir ekip olmuş sayılmazlardı… ama artık herkes birbirinin farkındaydı.

Masal hafifçe eğilip fısıldadı:

“İlk günden sınav mı? Abartı değil mi?”

İdilay gözünü bile kırpmadan cevap verdi:

“Burası normal bir yer değil.”

Komutan ellerini arkasında birleştirip yürümeye başladı.

“Gruplar oluşturulacak. Her grup, belirlenen parkurda ilerleyecek. Ama…”

Durdu. Gözleri öğrencilerin üzerinde gezindi.

“Parkurda sadece fiziksel engeller yok.”

Fısıltılar arttı.

Çağrı kaşlarını hafifçe çattı.

“Bu bir oyun değil,” diye mırıldandı. “Bizi ölçüyorlar… nasıl düşündüğümüzü.”

Ayaz hiçbir şey söylemedi.

Ama gözleri çoktan çevreyi taramaya başlamıştı.

Gruplar Belirleniyor

İsimler okunmaya başladı.

Bazıları heyecanlı, bazıları gergindi.

“İdilay.”

“Masal.”

“Ayaz.”

“Çağrı.”

Dört isim art arda söylendiğinde kısa bir sessizlik oldu.

Masal hafifçe gülümsedi.

“Tesadüf mü bu?”

Çağrı başını iki yana salladı.

“Hayır. Bizi bilerek aynı gruba koydular.”

İdilay sadece tek bir cümle kurdu:

“Demek izleniyoruz.”

Parkur

Ormanlık alanın içine kurulu parkur…

İlk bakışta sadece koşu, tırmanma ve denge gibi görünüyordu.

Ama ilk engelden sonra her şey değişti.

Bir kapı.

Üzerinde kilit yok… ama açılmıyor.

Masal sinirle kapıya vurdu.

“Şaka mı bu?”

Çağrı hemen etrafı incelemeye başladı.

“Bu fiziksel değil. Bir şey eksik.”

İdilay duvara yaklaştı. Parmaklarıyla yüzeyi yokladı.

Sonra durdu.

“Burada bir şey var.”

Ayaz, yere eğildi.

Toprakta neredeyse görünmeyen küçük bir işaret…

Dört farklı nokta.

Çağrı’nın gözleri parladı.

“Dört kişi… dört nokta…”

İdilay başını kaldırdı.

“Eş zamanlı basacağız.”

Masal gülümseyerek yerine geçti.

“İşte bu daha eğlenceli.”

Ayaz sessizce pozisyon aldı.

“Şimdi,” dedi İdilay.

Aynı anda bastılar.

Kapı… yavaşça açıldı.

İlk Uyum

Kapı açıldığında kısa bir sessizlik oldu.

Kimse konuşmadı.

Ama hepsi aynı şeyi fark etmişti:

Bu sadece bir test değildi.

Bu… bir ekip olup olamayacaklarının cevabıydı.

Masal içinden geçirdi:

“Fena değiller…”

Çağrı not düşüyordu bile zihninde:

“Koordinasyon: yüksek. Güven: belirsiz.”

Ayaz gözlerini kısarak diğerlerine baktı.

“Henüz değil…”

İdilay ise sadece ileriye baktı.

“Devam ediyoruz.”

Son

Parkurun sonuna geldiklerinde güneş tepeye çıkmıştı.

Yorgundular… ama ayaktaydılar.

Komutan onları süzdü.

“İlk testi geçtiniz.”

Kısa bir duraksama.

“Ama bu sadece başlangıç.”

İdilay, Masal, Ayaz ve Çağrı birbirlerine baktı.

Artık sadece aynı grupta değillerdi.

Henüz adı konmamış bir şey vardı aralarında.

Bir bağ… ya da yaklaşan bir fırtına.

Ve uzakta…

hiç kimsenin fark etmediği bir yerde,

bir çift göz onları izliyordu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.