İçeriğe geç

Kuzgun Mührü

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kuzgun Mührü

Bölüm 1

BÖLÜM 1 - İLK GECE

Yağmur, otobüsün camına durmaksızın vuruyordu.

Virel, başını cama yaslamış, karanlığın içinde kaybolan yolu izliyordu. Telefonunda çekmiyordu. Navigasyon çoktan kapanmıştı. Sanki şehirden kilometrelerce değil, bambaşka bir dünyaya gidiyordu.

Şoför sessizliği bozdu.

"İlk kez mi Noctis'e gidiyorsun?"

"Evet."

Adam birkaç saniye sustu.

"Orada duyduğun her şeye inanma."

Virel cevap vermeye fırsat bulamadan otobüs yavaşladı.

Demir kapılar, gıcırdayarak açıldı.

Noctis Akademisi...

Devasa taş duvarlar, gökyüzüne uzanan kuleler ve her köşesini saran sis... Burası okuldan çok terk edilmiş bir kaleyi andırıyordu.

Valizini alıp aşağı indi.

Kapının üzerinde siyah bir kuzgun kabartması vardı.

Altındaki yazı dikkatini çekti.

"Gerçek, cesaret edene görünür."

İçeri adım attığı an ensesinden soğuk bir rüzgâr geçti.

Sanki biri onu izliyordu.

Kayıt işlemleri beklediğinden kısa sürdü.

Siyah üniformalı kadın, eski görünümlü bir anahtarı masaya bıraktı.

"314 numaralı oda."

"Başka bilmem gereken bir şey var mı?"

Kadın gözlerini kaldırdı.

"Gece yarısından sonra odandan çıkma."

"Neden?"

Kadın cevap vermedi.

Sadece önündeki deftere başka bir isim yazmaya başladı.

Üçüncü kata çıktığında koridor bomboştu.

Duvarlardaki eski tabloların gözleri nereye gitse onu takip ediyormuş gibi hissetti.

314 numaralı odanın kapısını açtı.

İki yatak vardı.

Ama diğer yatağın üzerinde kimsenin eşyası yoktu.

"Demek oda arkadaşım henüz gelmedi..."

Valizini bırakırken dışarıdan bir çığlık duyuldu.

Keskin.

Korku dolu.

Hiç düşünmeden koridora fırladı.

Merdivenlerden inerken onlarca öğrenci aynı yöne koşuyordu.

Avluya vardığında kalabalık ikiye ayrıldı.

Yerde bir öğrenci hareketsiz yatıyordu.

Beyaz gömleği kana bulanmıştı.

Virel yardım etmek için öne atıldı.

Tam eğilecekken biri bileğini tuttu.

"Sakın."

Arkasını döndü.

Uzun boylu, siyah saçlı bir çocuk...

Yüzünde tek bir duygu bile yoktu.

"Geri çekil."

"Yaralı!"

"Hayır."

Çocuk yerdekine bakmayı sürdürdü.

"Artık değil."

Virel'in kalbi hızlandı.

"Sen kimsin?"

Çocuk cevap vermedi.

Tam o anda akademinin bütün ışıkları söndü.

Avlu karanlığa gömüldü.

Öğrencilerin çığlıkları yükseldi.

Birkaç saniye sonra ışıklar yeniden yandı.

Yerde yatan öğrenci kaybolmuştu.

Onun bulunduğu yerde yalnızca kanla çizilmiş siyah bir kuzgun sembolü vardı.

Ve sembolün altına tek bir cümle yazılmıştı.

"Hoş geldin, Virel."

Virel'in nefesi kesildi.

Adını bu okulda kimse bilmiyordu.

Daha geleli yalnızca bir saat olmuştu...

Devam edecek...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Karşılıklı okumaya ne dersin? Sekizinci kitabıma karşılık seninki?