İçeriğe geç

Kuzey Işığı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kuzey Işığı

Bölüm 1

İlk Günün İlk Sabahı

Gözlerimi açtım, dudaklarımı aralayıp esnedim. Her sabah sesiyle uyandığım saat sabah 07.00 alarmımı kapadım ve yataktan doğrularak oturur pozisyona geçtim.Bu gün o gündü lisenin ilk günü tabii ki heyecanlıyım ama bi o kadar da stresliydim.

Stresimi hafifletmek ve uykumu açmak için yüzümü yıkamaya karar verdim, tuvalete doğru ilerlemeye başladım, çıplak ayaklarımla zemine basarken ses çıkarmamak için ağır ağır ilerliyorum, tuvalete girmeden önce kardeşimin odasının kapısından başımı uzattım, uyuyordu ama uyanması lazımdı bi liseli olmasa da ortaokullu olarak o da okula zamanında gitmeliydi tabii ki de. Bu düşüncenin üzerine onu uyandırmak için yatağına eğildim ve ellerimle kolunu dürtmeye başladım, bu durumdan rahatsız olmuş olacak ki yüzünü ekşitmeye başladı yavaş yavaş uyandığını anladığım o anda ablalık vazifemi yerine getirerek onu gıdıklamaya başladım -bundan hiç hoşlanmaz- rahatsızlıkla gerinerek kıpırdamadan başladı ve konuştu:

- Günaydın en sevdiğim ergen bozuntusu

Bu sözlerine karşı sessiz kalamazdım, ben de karşılık verdim:

- Günaydın en sevdiğim popüler kültür kölesi

- Bu ağır oldu...

- Ama sen başlattın

Sözlerime karşılık veremeyince pes ettiğini anladım ve daha fazla rahatsız etmeyeyim diye odasından çıkıp tuvalete ilerledim her zaman yaptığım gibi tuvalete girdiğim an aynaya baktım ve yüzümü inceledim...

Açık kumral saçlarım her zamanki gibi dağınıkti ve kabarmıştı, ela gözlerim tuvaletin küçük buğlu camından sızan bir ışık hüzmesiyle aydınlanmıştı, dudaklarım normalden daha fazla şişmişti ama bunu sorgulayacak da değildim sonuçta güzel duruyordu.

Daha fazla oyalanmadan lavaboya eğildim ve yüzüme su çarptım.Hazırdım! Bugün her ne olacaksa olacaktı bana sadece olacakları izlemek ve duruma göre konuşmak düşüyordu sonuçta

Tuvaletten çıkıp mutfağa gittim meyve almak için buzdolabına yöneldiğim anda annem, mutfağın önündeki balkonun kapısından içeriye girdi. Gözleri hafif kızarmış ve şişmişti

-Günaydın, dedi gülümsemeye çalışarak

-Günaydın. Ne oldu bi sorun mu var anne ağladın mı?

-Hayır, ağlamadım ama biraz gözüm doldu. Sadece çok hızlı büyüyorsun ve benden uzaklaşırsın diye çok korkuyorum, yani tabii ki de git gez hayatını yaşa ama lütfen benimle olan iletişimini kesme...

-Anne ben de bir şey oldu sandım korkuttun beni, tabii ki de seninle iletişimini kesmeyeceğim bunu nasıl düşünürsün, dedim tebessüm ederek böyle saçma bir düşünceyle kendini üzsün istemiyordum.

-Pekala! Bu senin lisede ilk günün üzgün bir başlangıç yapmayalım üstünü falan giyin hadi geç kalma, keyfi yerine gelmiş gibiydi.

-Tamam, tamam gidiyorum.

Meyvemi bile alamadan mutfaktan çıktım okulun formasını almıştık ama ilk günde forma giymeyecektim çünkü eğer giyersem sınıftaki forma giyen tek kişi olacağımdan emindim o yüzden siyah ve üstünde küçük yıldız desenleri olan bi sweatshirt giydim altına da tabii ki yine siyah olan bi eşofman giydikten sonra çantamın içine kalemlik, kulaklık, kitap ve mataramı koyduktan sonra odamdan çıktım tuvalete gidip saçımı taradım. Sanırım saçlarımı toplamayacaktım bilmiyorum çok da üzerine düşünmemeyi seçtim ve mutfaktaki buzdolabından bi elma kaptım.

Artık çıkmam lazımdı evden ayrılmak için evin kapısını açtıktan sonra koridora doğru dönüp:

-Ben çıkıyoruummm,diye seslendikten sonra kardeşim beni duyup

- Geri dönmeeeeee,diye karşılık verdi. Bunun ironi olduğunu biliyordum -sanırım-

Aldırış etmedim ve bozuntuya vermeden ayakkabılarımı ilikledim işim bittikten sonra kapıyı çektim ve bilinmezligime olan yolculuğum başlamıştı. Yani sadece lisenin ilk günü ne olabilir ki en fazla değil mi?

Bölüm sonu

1 yorum

  • Çok iyi olmuş Rica etsem sende benim esrelerime bakabilir misin?

    1Yanıt