Aras kütüphaneye dönüp şömine ateşinin başında o ıslak, mavi zarfı kurutmaya başladı. Kağıt ısındıkça Soykan’ın son vasiyeti gün yüzüne çıkıyordu. O sırada Yavuz içeri daldı, elinde ağır bir şömine maşası vardı. "O zarfı bana ver dedektif!" diye kükredi. "Soykan her şeyi o kadına bırakamaz!"
Aras, Yavuz’u etkisiz hale getirip zarfın içindeki fotoğrafı ışığa tuttu. Yirmi yıllık fotoğraftaki kadın Elif’in tıpatıp aynısıydı. Ancak sağ alt köşedeki o çok küçük, mor mühür her şeyi değiştiriyordu: "Interpol Arşiv Kaydı". Bu bir aile hatırası değildi; bu bir suç dosyasının parçasıydı. Aras, zihnindeki parçaları birleştirdi: Elif, Soykan’ın kızı değildi; o, gerçek kızın kimliğini çalan profesyonel bir dolandırıcıydı. Mavi zarf ise Soykan’ın bu gerçeği polise bildirmek için yazdığı son mektubuydu.