Viyana'nın o balta girmemiş, karanlık orman sınırındaki eski dağ evinde tansiyon doruktadır. Baran, Demir'den sızdırılan şifreli diski tamamen çözmüştür. Ekrandaki haritaya bakarken gözleri büyür: "Kuzey, şuna bak... Volkov, babalarımızın 15 yıl önce Viyana'da çökerttiği o eski 'Mardeli Çetesi'nin kalıntılarını yeniden toplamış. Şu an Viyana'nın arka sokaklarındaki eski bir yeraltı deposunda, Rusya'ya göndermek üzere milyonlarca euroluk yasa dışı silah ve nakit sevkiyatı hazırlıyorlar. Başlarındaki adam da Volkov'un has tetikçisi 'Goliath' lakaplı bir Rus."
Kuzey, görsel 1000020963.png'deki o intikam ateşiyle parlayan gözlerini ekrana diker. Yüzündeki yara izi gerilir. "Viyana'da başlayan hikayeyi, yine Viyana'da kanla temizleyeceğiz. O depo bu gece havaya uçacak."
Gece yarısı, Viyana'nın o puslu, duman altı sanayi bölgesindeki depoda sevkiyat hazırlığı tüm hızıyla sürmektedir. Ağır silahlı Rus korumalar tırları yüklerken, devasa cüssesiyle Goliath adamlarına emirler yağdırmaktadır.
Kuzey, siyah taktik kıyafetleriyle deponun çatısındaki havalandırmadan içeri sızar. Kulaklığındaki cızırtının arasından Baran’ın sesi duyulur: "Kuzey, deponun ana elektrik paneline bağlandım. Kameraları 60 saniyeliğine döngüye alıyorum. O tırların içindeki silahlar Rusya'ya, Volkov'un kalesine gitmeden önce o depoyu onların mezarı yapmalıyız. C4'leri yerleştirmek için tam 1 dakikan var."
Kuzey, babası Eren’in o akılalmaz hızıyla çatıdan aşağı iplerle süzülür. Gölgelerin arasından fırlayarak, tırların arkasındaki iki korumayı Bilal’den öğrendiği o sessiz ve ölümcül boğma teknikleriyle saniyeler içinde etkisiz hale getirir. İlk iki C4 patlayıcıyı tırların yakıt depolarına yerleştirir.
Ancak tam üçüncü bombayı kurarken, deponun diğer ucundan bir ses yükselir: "Hey! Kim var orada?"
Goliath ve adamları silahlarını Kuzey’in olduğu yöne çevirir. Kaçacak yer yoktur. Kuzey, deponun ortasına doğru adım atar ve üzerindeki kapüşonu yavaşça indirir. Yüzündeki yara izi ve o keskin bakışlar spot ışıklarının altında parlar.
Goliath, Kuzey'in yüzüne bakınca donakalır. 15 yıl önce Moskova'da öldürdükleri Eren'in yüzünü görmüş gibi olmuştur. "Sen... Sen o ajanın oğlusun..." diye mırıldanır şok içinde. Ardından vahşice bağırır: "Vurun şunu!"
Aynı anda Baran klavyenin tuşuna basar: "Süre bitti!"
GÜM! GÜM!
Deponun tüm ışıkları patlar ve her yer zifiri karanlığa gömülür. Rus askerleri körlemesine ateş açarken, Kuzey karanlığın içinde adeta bir aslan gibi avının üzerine atılır. Bilal'in kıvrak dövüş teknikleri ve Eren'in yıkıcı gücüyle, karanlıkta önüne çıkan her askeri tek tek yere serer.
Kuzey, deponun çıkış kapısına doğru koşarken elindeki tetikleyiciye basar.
BÜYÜM!!!
Deponun içindeki tırlar ve silah kasaları devasa bir alev topuna dönüşerek havaya uçar. Goliath ve adamları alevlerin arasında kalırken, Kuzey patlamanın şiddetiyle kendisini dışarıya, Viyana'nın o dondurucu sokaklarına fırlatır.
Kuzey, arkasındaki alevler gökyüzünü boyarken ayağa kalkar, yüzündeki kanı siler ve cebindeki telsizden anons geçer: "Baran, Viyana ayağı temizlendi. Volkov'un Avrupa'daki can damarını kestik. Şimdi rota neresi?
Baran’ın sesi kararlı ve nettir: "Şimdi babalarımızın öldüğü yere gidiyoruz Kuzey... Rota Rusya, hedef doğrudan Volkov!