İçeriğe geç

Kuyruklu Yıldız

Bölüm 4 · 8 dk okuma

Kuyruklu Yıldız

Bölüm 4

4. Bölüm ~ Evelyn

Selamssss

sevgili okurlarım yeni bölüme hoşgeldiniz,sefa getirdiniz.

Yıldızımız hep parlak kalırsa çok sevinirimmm okurlarım.

~

.Toprak yağmura.

~

* *

Gerçek olmasını istemeyeceğim bir kabusta olmak isterdim şuanda. En ama en yakın arkadaşımın,ailemin sadece bir kabustan ibaret olmalarını isterdim.

Artık sorgulamıyordum. Halüsinasyon gördüğümü düşünsem de karşımdaki kişi Evelyn'den başkası değildi.

"S-senin burada ne işin var Evely?" dedim sorgular bir şekilde ve yanındaki de kimdi.

O da şaşkınlıkla bana bakıyordu ki yanındaki adam onu dürtünce kendine geldi.

"Ah Arvi,buradan çıktıktan sonra sana açıklayacağım." dedi endişeyle, ve aynı zamanda da bana Arvi demişti.

Bunun bir kısaltma olmadığına artık emindim. Fakat şuan,şu lanet yerden çıkmak istediğim için sustum.

Enayiler dışarıyı aramaya devam ediyorlarken arkadaki çıkış kapısı gözüme çarptı,tabiki tek değildim.

Çok zor olmadan o kapıya doğru yürümeye başladık. Gayet kolay olmuştu fakat bu kadar çabuk kaçalım diye bizi kaçırmış olmazlardı öyle değil mi?

Evelyn yürümeye başlarken onları durdurdum. "Hey! Bekleyin sizce de bu biraz fazlaca kolay olmadı mı? Bu kadar kolay kaçalım diye bizi kaçırmış olamazlar." dedim emin bir şekilde.

İkisi de bana dönerek garip bakışlar attılar. Sonra ismini bilmediğim şahıs dudaklarını araladı: "Bu bizim için daha iyi seni mankafa." dedi, mankafa mı? Yüzüm farklı bir şekle girmişti.

Galiba mankafanın kendisi olduğunu bilmiyordu. Bir süre sonra Evelyn konuşmaya karar verdi: "Demek istediği bu değil Edison ve ona böyle hitap etme!" diye bir ikaz da bulundu. Çıkış kapısının bir iki adım gerisindeydik.

Ağzımdan bir kaç kelime döküldü,

"Bu bir tuzak." dedik aynı anda Evelyn ile beraber.

Onunla göz göze gelince ikimiz de gülümsedik. Ne yapacağımızı biliyorduk, "Kızlar sizin bildiğiniz de benim bilmediğim bir şey mi var acaba?" dedi Edison denen adam.

"Sendeyiz Arven..." dedi,Edisonun sorusunu es geçerek. Arven demişti yoksa o da mı... Neyse aklıma bunu getirmeyecektim.

"Edison, şimdi kimin mankafa olduğunu anladığını sanıyorum eğer anlamadıysan daha üst seviyedesindir, neyse sen taksilerden birini çalıştırabilir misin?" dedim bir umut.

"Bu işlerde iyiyimdir,denerim." dedi,bende onu onaylayarak gülümsedim. Taksilerden birine doğru ilerlerken: "Ben anladımda anlamazlıktan geldim kızım!" dedi,savunmaya geçerek.

Gülmeye devam ediyordum ki "Çocuklar haydi iş başına." diyen Evelyn ile kendimize geldik. "Sen...sen biliyordun Evelyn." dedim hüzünlü sesimle. Ne demek istediğimi anlamıştı.

"Çok üzgünüm Arven bende o sanmıştım ilk başta ama sonra anladım..." dediği sıralarda tekrar bir kaç ses duyuldu. İşte o bizim harekete geçmemiz için bir işaretti.

"Sen gözcüsün Evelyn." dedim gözlerim gözlerindeyken. Bunu zevkle kabul ederek kendi köşesine çekildi, çıkış kapısının olduğu bölüme. Sıra bendeydi,ben ise oyalayıcıydım.

Arabanın yanına saklanarak yapabileceğim şeylere bakmaya başladım. Sonra aklıma kapıları kilitlemek geldi. Bizi buraya getiren adamlar daha içeriye girmemişti, şükür.

Bu yüzden şanslıydık. Gözlerimi kapıya sabitledim yapacağım şeyi düşündüm fakat işe yaramadı. Neler oluyordu?

"Hey! Neler oluyor Arven?" dedi Evelyn kısık bir sesle,bende onu düşünüyorum Evelyn. Bir kaç kez aynı şeyi denedim fakat nafile bir çaba olarak kaldı hepsi.

Neyim vardı? Atıştırmalık bir şeyler yemiştim, bunun böyle olamayacağını anlayarak kapıya doğru koştum. Sesler yakınlaşmaya başlamıştı. "Evelyn arkadan gelen var mı?" dedim kısık ama etkili bir sesle.

Evelyn kontrolünü yaptıktan sonra kafasını olumsuz şekilde sallar sallamaz kapıya uzanarak kendime çektim ki dışarıdaki adamlar beni görmüştü fakat ben sadece onları değil aynı zamanda ağacın arkasındaki gölgeyi de görmüştüm.

Sanki üzülmeme ve aynı zamanda şaşırmama neden olan şeyle ağacın üzerine Yıldırım düşmüştü, yağmur yağmayan bu hava da.

Bu o iki adamı hem oyalamış hem de benim ayılmamı sağlamıştı. Kapıyı kapatır kapatmaz hemen üstte duran tahtayı elime alarak kapının oyuk kısımlarına yerleştirdim.

Artık kilitliydi. "Otarafa gelicekler Evleyn kapıyı kapat!" dedim bağırarak. Evelyn hızla dediğimi yaparak kapıyı kapattı. Sonra yönümü Edisona döndüm "Hey Edison! Nasıl gidiyor orada işler?" dedim. "Çok az kaldı, büyücü." dedi boğuk bir sesle.

Büyücü mü? Yazıklar olsun. Nerem büyücüye benziyorsa artık. Kafamdaki düşüncelere son veren şey iki kapınında zorlanıyor oluşuydu. "Evelyn çıkış kapısı kilitli değil onu bir süre tut!" dedim bağırarak.

Onaylayarak kapıya koştu ve gövdesini kapıya olağanca yasladı. Kapılar fazla sarılıyordu,bunu bir insan gücü yapamazdı. "Evelyn onlar-" diyecektim ki o beni tamamladı.

"Vampir."

* *

"Edison biraz daha yavaş ol istersen." dedim gülerek. "Of bende hızlı yapmaya uğraşıyordum bir saattir. Söylesen rahatlardım." dedi ciddi ciddi. İroniden anlamayan bir geri zekalı olduğunu anlamamı sağlamıştı.

"Şunu çabuk yap Edison,yoksa onların elinden değil benim elimden olacak ölümün!" dedi öfkeyle. Gücü kalmamıştı, kapıyı tutmasına yardım da etsem ikimizin gücüne karşın çok fazlaydı.

Bize yardımcı olabilecek bir şey yapmam lazımdı. "Evelyn ben dediğimde kapıdan çekiliceğiz tamam mı?" dedim talimat vererek. Kafasını sallayarak anladığını belli etti. Gözlerim bir taksiyi hedef aldı.

Kapıya yakın olan bir tane seçmiştim. Sarsılınca göz teması bozuluyordu fakat yapabilirdim. Buna fazla ve büyük bir güç uygulamam gerekti. Gözlerim dolmaya hatta sanki beynim patlayacakmış gibiydi.

En sonunda araba hafif hafif hareketlenmeye başlamıştı. Araba bizim olduğumuz bölgeye doğru hareketlendi. Son gücüm ile "Evelyn!" diye bağırmıştım fakat sarhoş gibiydim yerimden kıpırdamıyordum ki birinin beni ittirmesiyle yere düştüm.

Kafam birinin koluna yaslıydı. Gözlerimi zar zor açmıştım ve tam göz hizamdaki kişi ile kalbim tekledi.

Ethan...

O gelmişti fakat beni nasıl bulmuştu içeriye nasıl girmişti. Beni kollarımdan tutarak ayağa kaldırmıştı ki Evelyn bağırdı: "Arven,burnun..." dedi Evelyn. Elim direktman burnuma gitmişti ki,elime bulaşan sıvı ile donup kaldım.

Kan.

"Çok güç uyguladığından,burnun kanmış olmalı." dedi bilmiş herif sen ki ben anlamadım sağ ol.

Gözlerim kapıyı buldu taksi kapıya yaslıydı. Fakat kapılar zorlanmıyordu. "Dur bir dakika sen nasıl içeri girdin, dışardakilerde vampirdi?" dedim şok ve merakla.

"Hallettim hanımlar, atlayın!" diyen Edisona hepimiz ters bir bakış attık. Ciddi miydi bu?.

"Edison! Sus tepemin tasını attırma." dedi Evelyn dişlerini sıkarak. Gözlerim Ethan'nı buldu,ona beklenti ile baktım. "Şuraya oturalım." dedi Ethan.

Tamam oturalım ama sen bana doğruları anlat.

Evelyn bizi yalnız bırakarak Edisonun yanına ilerlerken biz de yere oturup sırtımızı arabaya yasladık.

Tam ben konuşacakken o girdi ara: "Senin o olmadığını biliyorum Arven,sende beni çeken bir şeyler var. Buraya senin sayende geldim, kalbin beni çağırdı." dedi gözlerim yüzüne odaklandı. O bana bakmak yerine yeri izliyordu.

"Ama sen Arvi'yi seveceksin Ethan. O yüzden seni sevemem,bana da yazık." dedim önüme dönerek. Daha sadece iki günlük tanıdığım bir adama bu kadar yakınlaşamazdım.

Sadece sustu bunu fırsat bilerek başka bir soru sordum: "Dışardakiler ne yapmaya çalışıyordu? Normalde içeri rahatlıkla girebilirlerdi sen gibi." dedim düz bir sesle.

Kafası bana döndü, gözleri en derinime ulaşmak ister gibi baktı. "Bilmiyorum Arven fakat tek bildiğim seni istedikleri." dedi nasıl bilmiyordu deliricem.

"Bu kadar yani öyle mi? Peki." Diyerek ayağa kalktım. "Edison araba hazırsa ben kapıyı açayım." dedim, arabaların geçebileceği şekilde bir kapı vardı garaj gibi bir yerdeydik yani.

Edison kafa sallayınca arkamı döndüm. Gözlerim hedefini aldı ve tam düşünürken kapı tamamen gitti. Her şey çok hızlı olmuştu Ethan bütün kapıyı sökerek açmıştı.

Sağ ol sert çocuk.

Gözlerimi devrirerek Evelyn'e dönmüştüm ki Ethan'ı önüme de görmem ile gözlerim fal taşı gibi açılmış ve iki adım gerilememi sağlamıştı.

Elleri kollarımı sımsıkı sardı ve kendine çekti. "Bana gözlerini bir daha devirme yoksa sonuçlarına katlanırsın Arven." dedi uyarı dolu sesiyle. Öfkeli değildi fakat bu hiç hissetmediğim bir duyguydu.

Ona odaklanıp kaldığımı fark edince hızla kendimi ondan kurtararak arabaya ilerledim. "Hadi çocuklar gitme vakti!" dedim bağırarak. Evelyn kafa sallayarak arka koltuğa,bende on koltuğa yerleşmiştim.

"Gidelim Edison." demiştim ki dışarıdan kapı açıldı. "Arkaya geç!" dedi Ethan emir vererek. Edison tam kalkacaktı ki ben durdurdum. "Pardon sen bizimle gelmiyorsun, otur Edison." dedim Edison tekrar oturdu. Sonra Ethan,Edisonun omzuna elini koydu ve gözlerine baktı.

Onu telkin etmişti. Edison hızla arkaya geçerek oturdu. Onunla ön koltukta yanyana oturmak en son isteyeceğim şey olacağı için bende kapımı açmaya çalıştım fakat yapamadım.

"Üç kişi sığamazsınız Arven." dedi Ethan keyifle. Ağzına araba geçirmek istiyordum.

Pencereye dönerek buradan gitmeyi bekledim. Sonra bir kaç bir şey geveledim: "İnşallah ağzına araba geçirirler." diye mırıldandım.

Bana baktığını hissediyordum fakat bozuntuya vermedim. "Ne dedin sen, bir daha söyle bakim?" dedi, gözlerimi devirerek ona döndüm. "İnşallah ağzına araba geçerirler dedim!" diye sesimi yükselttim.

"Ben sana gözlerini devirme demedim mi!" dedi öfkeyle.

"Ne?" dedim afallamış bir şekilde. "Evde konuşalım." dedi, sesi sakindi fakat bir o kadar da sertti.

"Ne evi be,beni kendi evime götür!" dedim bağırarak. Arabayı sürmeye başlamış hatta ona yola bile çıkmıştık. Nerede olduğumuzu hiç ama hiç bilmiyordum.

"Arven sinirlerimi geriyorsun düzgün dur." dedi uyarı dolu sesiyle. Dudaklarım yukarı doğru kıvrıldı ve güldüm. "Sen şaka mısın ya, Düzgün durmuş sen kimsin ya ha!" dedim bağırarak.

Yüzüm tamamen ona dönüktü,onunda kafası bana dönünce bir an telaşa kapıldım çünkü yola bakmıyordu. Bir yola bir ona bakarken gayet rahat kullandığını gördüm.

Bana bakarken arabada kullanabiliyordu. "Sen beni delirteceksin!" der demez bir anda döndü ve gittiğimiz yolun tam tersine gitmeye başlamıştık ki beni otele götürdüğünü anladım.

Kaçtığım yere...

Oraya bir daha asla dönmek istemiyordum. Ellerim direksiyonun üzerinde duran ellerine gitti.

"Durdur arabayı!" dedim çığlık atarak. Direksiyonu kendime doğru çektiğimde araba sola doğru kaydı. Evelyn bağırıyor,Ethan durmam için uyarıyordu.

"Durdur dedim sana!" dedim tekrardan. Tekrar direksiyonu asılmam ile bütün kontrol bir anda gitti.

Kollarım havalandı, kafam cama çarptı. Oturduğum yerden sanki yükseldim ve sonrası karanlıktı. Bunu neden yapmıştım? Yine sinir krizi geçirmiştim.

Şimdi arabadaki herkes benim yüzümden yaralanıyordu. Yoruldum ama yorulunca da bitmiyormuş ki. Ölmem mi lazım kurtulmak için beni bu cehenneme neden sürüklediler.

Belki bir daha olmayacak...

-Bölüm Sonu-

Selammm

Uzun bir aradan sonra kitabım yeni bölümünü yükledim.

Umarım beğenirsiniz biraz kısa oldu

Çünkü size hızlı bir bölüm yapmak istedim.

He buarada 13 gün ve Kabak Tatlısı

Kitaplarıma da bir şans vermeyi unutmayın.

Biraz zorla yazdığım için çok tatmin edici bir bölüm olmamış olabilir özür dilerim.

Sizleri seviyorum 5. Bölümde hoşçakalın bebeklerim 🤍

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.