İçeriğe geç

Kütüphane

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kütüphane

Bölüm 2

Bölüm 2

Okuldan çıktığım gibi otobüs durağına doğru yürüyüp otobüs bekledim. Otobüs geldiğinde binip kartımı bastıktan sonra boş bir yere oturdum. Otobüs kütüphanenin önüne geldiğinde indim. Kahve alıp kütüphaneye girdim. Boş yer bulup oturdum. Sol çaprazımdaki çocuk dikkatimi çekti. O da hep buraya geliyordu.

Kahveden bir yudum alıp test kitaplarımı çıkardım. Çözmeye başladım.

Yaklaşık 1 saatin sonunda birisi bana dokundu.

Arkama döndüğümde o kişinin Bade olduğunu gördüm. Bade benim en yakın arkadaşım. Kardeşim desem yeridir. Küçüklükten arkadaşız ve aynı okuldayız;

- Naber Eylül!

- İyi Bade senden?

- Bende iyiyim. Ne çözüyorsun?

- Geometri.

- Ay hiç sevmem. Ben edebiyat çözeceğim.

- İyi çöz.

- Çok neşelisin Eylül'cüğüm.

- Hıhı

Bu şekilde yaklaşık 2 saat test çözdük, konu anlatımı dinledik. Bu iki saatin sonunda sessizliği ben bozdum;

- Ben kitap seçmeye gidiyorum, 3 saattir test çözüyorum sıkıldım.

- Tamamdır.

Bade'nin cevabı üzerine kalktım ve kitapların olduğu yere doğru yürüdüm. Onu da orada gördüm. Hani sol çaprazımdaki çocuk.

Klasiklere doğru ilerledim ve "Kürk Mantolu Madonna" kitabını aldım. Sonra tam gidiyordum ki o da aynı kitabı aldı. Bir anlık sevinip Bade'nin yanına gittim. Oturup konuşmaya başladım.

-Bade şu çocuk yine benimle aynı kitabı aldı.

-Nee!

Bade salağının bağırması üzerine herkes bize baktı.

-Pardon pardon.

-Bade kızım sen aptal mısın? Kütüphanedeyiz farkında mısın ? Niye bağırıyorsun?

- Ya özür dilerim. Neyse neyse bence bu çocuk sana aşık. Hep diyorum da inanmıyorsun mallığından.

-Ya Bade mal mısın? Daha tanışmıyoruz bile.

-Malım.

-Biliyorum canım.

Bade'ye gülüp kitaba daldım. 1 saatin sonunda kitabım bitti. Zaten kısa bir kitaptı. Kitabı yerine bırakıp Bade'nin yanına geldim.

- Bade! kızım saat 21.00 olmuş lan. Ne kadar hızlı geçti.

-Değil mi? Bence de hızlı geçti.

-Ne kadar testin kaldı Bade eve gidelim artık.

-Bir yarım saat falan kaldı.

-Tamam. Yalnız benim midem kazanıyor. Şuradan tost ve çay alacağım istiyor musun sende?

-Yok canım al sen.

Kalktım ve büfeye doğru yürüdüm. Oha çüş ama artık. Yine o çocuk. Takip mi ediyor bu beni!?

Tost ve çayımı aldım ve Bade'nin yanına gittim.

-Ya Bade ben bu çocuğu yine gördüm.

-Ulan oha cidden. Aşık diyorum kızım anlamıyorsun.

Bade'nin cevabına sinirlenip ağzına bir parça tost tıktım.

-Sus ve çöz Bade.

-Ya oha ya sen sus hıyar!

-Bade sus ve çöz canım.

Tostumu yedim ve Bade'yle kalktık. Otobüse binip eve gittim. Eve girdiğimde "ailem" çay içiyordu. Odama çekilip üstüme pijamamı geçirdim. Sonra da oturup biraz sosyal medyada gezindim. Kapım tıklandı.

-Gel.

Gelen kardeşim Arda'ydı.(14)

-Ne oldu ablacığım?

-Abla ya seninle birşey konuşacağım.

-Ne oldu kötü birşey mi var?

-Ya yok ama utanıyorum biraz.

-Ablam ne utanması gel anlat bakalım.

-Ya abla bir kız var. Senden onun için taktik alacağım.

-Yaa! Benim kardeşim büyümüşte aşık mı olmuş!

Başına önüne eğip ensesini kaşıyıp güldü.

- Oo anlat bakalım.

-Kız sınıfımdan Ece diye bir kız. Çok tatlı. Arada konuşuyoruz. Bugün onun yanına oturdum. Bayağı mutlu gözüküyordu ama bilmiyorum. Onu nasıl etkilerim?

-Ya Allah'ım! Valla kuzum bilmiyorum ki ben aşktan meşkten anlamam. Ama bak Bade ablan her şeyi bilir. Yarın bize çağırırız detaylıca konuşursunuz.

Arda sırıttı.

-Bade ablam ya bayılıyorum şu kıza.

-Bayılırsın tabii. Neyse konuyu değiştirme aşık mı oldun sen!

Gıdıklamaya başladım.

-Ya abla hahahahaa yapma!

Arda koşarak kaçınca gülüp telefonuma bakmaya başladım. Biraz bakınız yattım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.