İçeriğe geç

Kutsanmış Varis

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kutsanmış Varis

Bölüm 2

~02~

18 yıl sonra (Yani günümüz)

Yüzümde hissettiğim yaprak ile gözlerimi açtım.Gözlerimi açtığım yer çok farklı bir yerdi.Uzandığım yerden doğruldum.Bir anda kalktığım için başım döndü ve gözlerim karardı.Sendelendim ama toparladım.

Elimi ağrıyan başıma doğru götürdüm ve hissettiğim sıvı ile elimi geri çektim.Elime baktığım zaman kan gördüm.Kahretsin başım kanıyor.

Etrafa göz gezdirdim orman gibi bir yerdeydim ama normal ormanlardan çok daha farklıydı.Neredeyim ben?En son okuldaydım.Nasıl buraya geldim ?Ağaçlar,bitkiler ve çimenler yeşil ve rengarenk olması gerekirken gri renkteydiler.Hepsi ölü gibiydi.

Ağaçlar yapraklarını dökmüş,çiçekler büzülmüş ve çimenler gri renkteydi canlı değildi hepsi ölmüş gibiydi.Kıyafetlerime baktığım zaman karın dekoltesi olan ve dizlerimin 1 karış üstünde bir beyaz elbise vardı ama elbise kan lekeleriyle kaplanmıştı.

Kollarım ve bacaklarım çizgi izleriyle doluydu.Sanki ağaç dallarına takılmış yada yere düşmüş gibiydim.O esnada ayaklarıma gözlerim çarptı ayakkabılarım yoktu.

Ayak sesleri işittim.Birşey hatta birşeyler bu tarafa doğru geliyordu.Bana yaklaşıyorlardı.Kulaklarım nasıl bukadar iyi duydu? O esnada başıma bir ağrı saplandı.Ağrıdan dolayı gözlerimi kapattım.

Kendimi boşluktaymış gibi hissediyordum.

Gür ve tok bir ses işittim beynimin içinde."koş" sadece bir kelime ile ayaklarım sanki kendi iradem dışında hareket etti ve koşmaya başladım.

Neden o sesi dinliyordum bilmiyorum ama içimden bir his ona güvenmemi istiyordu.Arkamdan birileri geliyordu.Nerdeyim ben? Neler oluyor? Bana koş diyen kişi kimdi? Bu arkamdan gelenler benden ne istiyor?

Cevapsız sorular aklımı dahada karıştırıyordu.

Koşmaya devam ediyordum ki ayağım yerde duran bir ağaç dalına takıldı ve yere düştüm.Arkamdakiler bana yaklaşmıştı ama önüme düşen saç tutamlarımdan dolayı onları göremiyordum.

Sadece ayakkabılarını görüyordum ve ayakkabılarından anladığım kadarıyla 5 kişilerdi.Tam saç tutamlarımı gözlerimin önünden çekecekken başımdan aşağı bir sıvının döküldüğünü hissettim.

Gözlerimi araladım.Ne yani hepsi bir rüyamıydı? ama nasıl çok gerçekçiydi.Başımı kaldırıp suyu döken kişiye baktım.Gördüğüm kişiyle hızla ayağı kalktım.Matematik hocası elinde su şişesi ile gözlerindeki çerçevenin arkasındaki sinirli gözlerle bana bakıyordu.

Gözlerindeki siniri görünce yutkundum.Tüm sınıf gözlerini bize çevirmiş pür dikkat matematik hocasının ne yapacağını izliyordu.Hızla söze atıldım.

"Kusura bakmayın hocam."

Matematikçi sabır çeker gibi başını tavana çevirip tavana baktı ve o sinirli gözlerini tekrar bana çevirip.

"Birdaha olmasın"dedi ve akıllı tahtanın yanına gitti.

Gözlüklerini düzeltip boğazını temizledi tam dersi anlatamaya başlıyacaktıki zil çaldı.Sinirli bakışlarını bana çevirdi bende şirince sırıttım.Göz devirip "çıkın"dedi.Çantamı sağ omzuma takıp çıktım ve eve doğru yürüdüm.

Kepler(diğer evren)

Kral arthur üst ve alt kademelerin sembollerini gösteren şaşalı kral sandalyesinde yayılarak oturmuş ve muhafızı dinliyordu.

"Efendim sizi görmek isteyen bir büyücü var."

"Gelsin."

Muhafız gidip büyücüyü getirdi.

Büyücü kral arthurun karşısında referans gösterip söze başladı.

"Efendim nobilislerin soyu tükenmedi."

Kral arthur duyduğu sözlerle hızla yerinde doğruldu.Şaşkın ve bir okadarda sinirli gözlerini büyücüye çevirdi.

"Ne demek soyları tükenmedi.Eminmisin?"

"Eminim efendim.Onu gördüm.Dünyada şuan.

O çok güçlü gücünü hissettim.Gücü tüm evreni yıkabilecek kapasitede.O kutsanılmış ama halen güçlerini keşfetmemiş."

Devam edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.