İçeriğe geç

Kusursuz Cinayet

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Kusursuz Cinayet

Bölüm 7

Helin...

-Helin'in anlatımıyla-

Ben Helin. Helin Çevik. Yıllar önce ailesi Kılıç'lar tarafından vahşice katledilmiş Helin

-Helin 8 yaşındayken-

Abim ve kız kardeşimle çok mutlu bir şekilde oyun oynarken zil çaldı. Kapıyı annem açtı çünkü babam hâlâ işten gelmemişti. Birkaç adamın "Fatih nerede?" diye bağırışını duydum. Defalarca...

İçeri girmeye çalışacak olacaklar ki annem "Ne olur yapmayın içeride çocuklar var. Fatih gelir şimdi."dedi. Abim beni ve kız kardeşimi arkasına almış; Korkmayın ben buradayken kimse size bir şey yapamaz, diyordu. Sözünü tuttuğun için teşekkürler abi.

Adamlardan biri öbürüne "Çocuklar varmış giremeyiz."dedi. Abim biraz anlatmıştı; Kılıçlar çocuklara zarar vermezmiş, bu iyi bir şey galiba.

Kısa bir süre sonra babamın sesini duydum "Lütfen gelin dışarıda konuşalım." Adamlardan biri "Paramızı ver gidelim, zorluk çıkarma."dedi. Ama öbürü "Koray tamam bi' dur abi. Dışarıda konuşalım."diyerek, adı Koray olan adamı sakinleştirmeye çalıştı. Annem,babam ve adamlar dışarı çıktığında biz de hemen cama koştuk. Adı Koray olan adam babamın belini silah dayadı. Etrafta yardım isteyecekleri kimse yoktu. Babam ve annem sadece "Ne olur yapma, lütfen." diyebiliyorlardı.

Silahın namlusu babama doğru dönükken bir ses duyuldu. Çok yüksek bir ses. Babam vurulmuştu...

Abim, benim ve kardeşimin gözlerini kapattı hızlıca. Ama ben abimin elini itip babama baktım.

Önce dizlerinin üstüne düştü sonra da yere yığıldı. Koray durmadı; babamı göğsünden, bacağından ve alnından vurdu.

Annem o sırada bize "Kapıyı kitleyin, içeri girin!" diye bağırıyordu. Tam "Sizi seviyorum."derken bir ses daha duyuldu.

Bu sefer vurulan annemdi. Annem ve babam yerde kanlar içinde yatarken bizim elimizden hiçbir şey gelmiyordu.

Ama Koray hızını alamadı. Kapının önüne gelip "Açın şu kapıyı kırdırtmayın bana!" diye bağırdı. Biz kapıyı açmayınca da kapının kilit kısmına bir el ateş etti. Kapıyı itip içeri girince abim "Uzak dur kardeşlerimden onlara zarar vermene asla izin vermem!" dedi. Ama adam abim duymadı bile.

Bir kere daha çekti tetiği. Ve bir kere daha. Abim ve kardeşim vurulmuştu. Gözlerimin önünde...

Öbür adam gelip Koray'ın elindeki silahı aldı. "Sen ne yaptın. Aptal!"dedi. Sonra ikisi de hızlıca uzaklaştı.

-Günümüz-

Barış ile aramızda çok az mesafe vardı. Birkaç santim. Belki o kadar bile yoktu. Gözlerini gözlerime kilitlemiş, hiç konuşmuyordu.

Arkamızdan Demir yaklaştı. "Helin söylemeyeyim söylemeyeyim diyorum ama senin bu konu ile alakan ne?"diye sordu Demir. "Demir haklı. Sen neden gelmek istiyorsun. Neden karışıyorsun bu olaya?"diyerek Demir'e destek çıktı Barış.

"Bilmediğiniz şeyler var."demekle yetindim. "Anlat bilelim o zaman."dedi Barış. "Zamanında beni de sevdiklerimden ayırdılar."

Ailemi öldürdüler diyemedim. Gücüm yetmedi.

Kılıçlar mı?"diye sordu Barış. "Evet..."

"Bilmiyordum,seni üzmek istemezdim." "Sorun değil."

"Gidelim mi artık?"diyerek aramıza girdi Demir. "Gidelim."dedi Barış.

"Barış benim kararım kesin. Seninle geleceğim."dedim. "Tamam Helin."diyerek pes etti. Aldığım cevap beni memnun etmişti.

Demir arabasına binip gittiğinde Barış ile baş başa kaldık. Eliyle arabayı gösterdi. Şoför koltuğunun yanındaki koltuğa oturdum. Aslı'yı çok merak ediyordum. O kadın kimdi?

Sorabilirsin Helin,dedi iç sesim. Hayır asla, diyerek susturdum onu. Ya da susturamadım.

"Barış. Aslı kim?"dediğimde Barış biraz şaşırmıştı. "Nişanlımdı. Yani ben öyle sanıyordum. Ama herkes gibi o da ihanet etti bana."dedi. Herkes gibi... "Kılıçlara mı çalışıyormuş?"dedim. "Evet ben de yeni öğrendim."dedi ve ekledi "Zaten onunla isteyerek nişanlanmadım. Ailesinin olmadığını, çok zor durumda olduğunu söyledi. O sırada da annem 'artık evlen' diye başımın etini yiyordu. Ben de Aslı'ya yardım etmek için onunla evlenecektim."dedi. Duyduklarım karşısında şok oldum. "Sen ciddi misin? Tanımadığın biri için kendi hayatında mı vazgeçecektin?". "Ben de dönüp baktığımda 'ne aptalmışım' diyorum. Sonradan pişman oldum evet ama iş işten çoktan geçmişti. Hem bak evlenmedik" "Hayır aptallık değil ama gereksiz bir fedakârlık."dedim ona bakarak. "Çok kibarsın ya."dedi alayla gülerek. Ben de onun gülmesine karşılık verip güldüm. "Helin ben de evime gideceğim. O adamların yanına gitmeyeceğim merak etme. Şimdi evini tarif et de sen evine bırakayım."dediğinde zorluk çıkarmadan pes etmiş bir şekilde "Peki."dedim. Evin yolunu tarif ettikten sonra beni evime bıraktı. Ben de nazikçe teşekkür edip arabadan indim.

Bölüm sonu

1 yorum