Sınır barikatlarını elektro-halay dalgalarıyla patlatan Ejderha Ateşi minibüsü, Magix otobanında tekerlekleri yere değmeden uçarcasına ilerliyordu. Riven, mangal maşasıyla vitesi beşten altıya takmaya çalışırken dolmuşun motorundan "Öhhhö! Öhhhö!" diye kaçak mazot öksürükleri yükseldi. En sonunda, Magix’in diğer ucunda parıl parıl parlayan, üzerinde devasa neon ışıklarla "T.C. Magix Belediyesi Ücretsiz Sosyal Tesisleri ve Dürüm Sarayı" yazan o efsanevi kafenin önüne "GÜÜÜÜM!" diye yanlayarak iniş yaptılar.
Dolmuşun kapısı daha tam açılmadan Musa, belindeki mendili havada perane gibi çevirerek aşağı atladı:
"Koşun bacılarım, koşun kirvelerim! İstatistiki olarak içerideki dürümler soğumadan, lavaşlar kurumadan masaları kapatmamız lazım! Alfea aşireti, hücum!"
Kafenin kapısından içeri fırtına gibi girdiler. İçerisi tam düğün salonu gibiydi; plastik sandalyeler, masalarda dantelli örtüler ve her masanın ortasında devasa birer sürahi yayık ayranı. Bloom, açlıktan gözü dönmüş bir halde en köşedeki geniş masaya uçarak kondu, ellerini masaya vurup bağırdı:
"Bize oradan derhal altı tane çift lavaşlı, bol isotlu acılı zurna dürüm! Yanına da kaçak çay demliği getirin, sabahtan beri sınır kapılarında ciğerimiz soldu valla billa!"
Müdür Boktinix, elindeki emektar ayran bardağını masanın tam ortasına koyup ağır adımlarla baş köşeye kuruldu. Hemen yanına oturan Icy, Darcy ve Stormy ile göz göze geldi. Icy, üzerindeki şifon abiyeyi düzeltip:
"Valla Boktinix müdürüm, yalan yok, sizin bu kızların halay temposu bizim kara büyü ayinlerinden daha etkiliymiş. Sınırı geçerken o attığımız omuzlar sayesinde benim omuz bağlarım koptu ama helal olsun, dürüm için değer!" dedi.
Tam dürümler masaya dizilmiş, kokusu tüm salonu kaplamışken kafenin kapısı yavaşça ve tehditkar bir şekilde açıldı. İçeriye kim girsin? Yüzündeki çiğ köfte isotlarını tam temizleyemediği için yüzü adeta bir ejderha derisine dönmüş, elinde koskoca bir icra kağıdı tutan Bayan Zortinix! Arkasında da Magix Belediyesi’nin en yüksek rütbeli zabıta amirleri ve maliye müfettişleri duruyordu.
Bayan Zortinix, elindeki mikrofonu son ses açıp bağırdı:
"Buraya kadar Kürtinx aşireti! Sınır ihlali, kaçak yakıt kullanımı, kamu malına halay yoluyla zarar verme ve en önemlisi... Alfea’nın bütçesini bit pazarından alınan sahte altınlara yatırma suçundan hepinizi mühürlemeye geldim! Tecna, senin o hacklediğin internet faturası yüzünden Magix Belediyesi iflasın eşiğine geldi valla!"
Tecna hemen laptopunun arkasına saklanıp fısıldadı:
"Yalan vallahi yalan! Ben sadece belediyenin wifi şifresini '12345678' bulup tüm aşiretin telefonlarını bağlamıştım, ne bileyim ben 4K canlı yayında halay izleyeceklerini..."
Musa yerinden öyle bir fırladı ki, masadaki yayık ayranı sürahisi hafifçe titredi. Mendilini parmağına dolayıp Bayan Zortinix’in üstüne yürüdü:
"Bana bak Zortinix hoca! Sabahtan beri Bloom’un tuvalet macerası, Stella’nın ayak kokusu, Flora’nın böcek spreyi derken canımız burnumuza geldi. Tam bedava dürümümüze kavuşmuşuz, lokmamızı boğazımıza diziyorsun. Sana burdan bir Diyarbakır halayı başı vuruşu yaparım, o elindeki icra kağıtlarını lavaş niyetine yersin valla billa!"
Zabıta amiri öne çıkıp:
"Hijyen kuralları ihlal edilmiştir! Bloom isimli şahsın elleri hâlâ sabahki sabıkalı bit pazarı eteğinin kokusunu taşıyor, bu kafeyi derhal kapatıyoruz!" diye bağırdı.
Müdür Boktinix bıyık altından gülerek ayağa kalktı. Elindeki yayık ayranını tek dikişte bitirip bardağı masaya "KÜT!" diye vurdu:
"Kızlar! Madem barış süreci bitti, madem dürümlerimize göz diktiler... O zaman sihir vakti gelmiştir! Ama bu sefer düz sihir yok. Herkes el ele tutuşsun, en ağır, en yıkıcı, en yüksek baslı aşiret büyüsünü yapıyoruz! Timmy, bas o klavyeye, ritmi 3.0’a, yani 'Zılgıt ve İsot Patlaması' moduna al!"
Timmy tuşa bastığı an kafedeki tüm hoparlörler aynı anda inletici bir zılgıt sesiyle patladı. Musa en önde, Icy onun hemen arkasında, Bloom, Stella, Flora ve Aisha el ele tutuşup kafenin ortasında öyle bir zılgıt çekip öyle bir halaya durdular ki, odadaki dürümlerden yükselen acı isot dumanları bir anda devasa bir kasırgaya dönüştü.
Zılgıtların ve halay omuzlarının yarattığı sihirli rüzgar, Bayan Zortinix’i ve zabıtaları kafenin pencerelerinden dışarı fırlatıp Magix otobanının öbür tarafına kadar uçurdu. İcra kağıtları havada uçuşup Riven’ın mangalında kül oldu.
Musa halay sırasını hiç bozmadan, tam dürümlerin olduğu masanın önünden geçerken tek hamlede dürümünü kaptı ve bağırdı:
"Aha, belediye kafesi tamamen bizimdir kirveler! Bas çayları Helia, bu gece bu halay bitmeyecek valla billa!"