İçeriğe geç

Kurtarılacak Diyar👑🗡️

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Kurtarılacak Diyar👑🗡️

Bölüm 4

4. BÖLÜM KAYIP KANIN İZİNDE

“Peki şimdi ne yapacağız?” Dedim panikle,Burak “aslında bir yolu olabilir” “Nedir?” Diya atıldım “O çocuğa ulaşıp tek başına gelmeye ikna etsek?” Yiğit hayal kırıklığıyla “Yaa abi bende gerçekten ilk defa aklına iyi bir fikir geldiğini sanmıştım seni uzun zamandır tanımıyorum ama sen bence fikir falan sunma” Umay “Yaa Burak abi biz kaç gündür size ne anlatıyoruz hem size ihtiyacımız olmasa niye sizi çağıralım ki?” Ben de “e yani Burak,neyse acaba kan bağı olan kişiye ulaşmaya mı çalışsak?” Umay “O kadar zamanımız olmayabilir eğer kara bulut üçgeni büyür ve açılırsa bunun önüne geçmemiz imkansıza yakın olur” Burak “zamanımız Olmayabilir derken şimdi bizim tam olarak ne kadar vaktimiz var ki?” Yiğit “İşte o bilinmiyor” Ben de”Başka yapabileceğimiz bir şey yok ya kan bağı olan kişiye ulaşacağız ya da bu diyarın korkunç bir şekilde yok olmasını izleyeceğiz” dedim Umay “O zaman iki kişinin Dünyaya dönmesi lazım” Yiğit “Ben giderim” dedi Umay “Peki yanına kimi alacaksın Yiğit”dedi “Bence Leya ablayı alayım bir kız bir erkek olsun” “Ve bir Dünyalı bir sihirli” diye atıldı Umay ve hepimiz bu kararın mantıklı olduğunu düşündük,ben “Peki beni ne ile ışınlayacaksın?” Yiğit “Giderken kendi sihirimle ışınlayacağım dönerken ise elmayla” “Ne! yine elmayla ışınlanmak istemiyorum kim bilir bu sefer kimin üstüne kusacağım hangi tüylü canavar ile saatlerce buraya gelmeye çalışacağım!” Burak “Leya sakin ol biraz istersen Umayla ben gideriz” Yiğit “Abi benim sihirlerim Umaydan daha güçlü” “O nedenmiş?” Dedi Burak“Çünkü Umbrella Adasındayım orada beklenmedik bir sürü fırtınaya karşı geliyoruz bu nedenle ışınlanma veya diğer sihir yetilerim daha güçlü buraya Umaylardan daha erken getirdim bizi” ben içimden insanlar burada nelerle uğraşıyorlar benim ise yaptığım şu şımarıklığa bak dedim ve hemen sonrasında ise “Tamam ben giderim sıkıntı yok” dedim Yiğit “Tamam o zaman hadi biraz daha oyalanmadan gidelim buradan,Leya abla seni ışınlarken sakın gözlerini açma ışınlar gözlerine zarar verebilir” dedi bende başımla onayladım,Umay “Yiğit sihirlerini kaybedebilirsin” “Başka şansımız ve zamanımız yok” dedi ve üçten geriye saydı ve işte farklı bir yerdeyim Yiğitin sihirlerine zarar gelmemişti ve bu sefer çok şükür ki kusmamıştım,bir evdeydim odanın kapısı aralıktı yatakta şarkı dinlediğini düşündüğüm sarı saçlı beyaz tenli hafif çerçeveli gözlükleri olan benim yaşlarımda ve 1.90 boylarında bir çocuk vardı,beni fark etmedi ,ben ışınlandıktan birkaç saniye sonra Yiğit de geldi “İşte orada hadi yanına gidelim” “Hayır olmaz Yiğit,böyle bir anda girersek ya bizi kapı dışarı eder ya da korkudan çığlık atar,şey kendimden biliyorum da” “ee o zaman ne yapacağız?” “Ön kapıya çıkacağız ve zili çalacağız” “ya kapıyı başka biri açarsa” “Yiğit evde kimse yok ki,hadi diyelim ki var yeni taşınmış komşuyuz falan deriz” “Vay canına çok mantıklı sen tam bir dahisin”dedi ve yavaşça ön kapıya doğru çıktık zili çaldık kimse açmadı bir daha çaldık ve bir daha ama gelen olmadı son çare seslendim “Pardon size söylememiz gereken çok önemli bir konu var lütfen iki saniyeliğine gelebilir misiniz!?” Ses gelmedi birkaç dakika sonra adımlarını duydum ve kapı yavaşça açıldı “Ne var ne istiyorsunuz?” kulaklığını çıkarıp boynuna takarken,Yiğit “Şey içeri girmemiz mümkün müdür acaba?” Eliyle içeri girmemiz için bir hareket yaptı,ben “Adın nedir acaba?” “Adım Poyraz,soyadım Karakurt,senin nedir güzel kız?” Güzel kız mı? Şaşırmıştım “Şey benim adım Leya, soyadım ise Acar,Leya Acar” Yiğit araya girdi “Bende Yiğit” Poyraz “konu nedir?” Konuya girdim “Aslında fazla zamanımız yok kardeşin senin yanına gelmiş konuşmuş fakat ikna edememiş” Yiğit araya girdi “Biz sihirli bir Dünyadan geliyoruz sihirli Dünyamız tehlikede lütfen bize yardım et” Poyraz “Ne o gerçek miydi?ben kapı kapı dolaşıp insanları şakalayan çocuklardan biri sanıyordum yada o kız beni ikna edemedi diye şakalamak için sizi gönderdi diye düşündüm” Bana bakarak “Ama şimdi seni görünce gerçek olduğuna inandım” Yiğit “Yani bizimle geliyor musun?” Dedi heyecanla,Poyraz alaycı bir sesle “hmm biraz düşünmem lazım ahh belki de gelmem” üçümüzde güldük “Yani geliyorsun değil mi?” Dedim o da “Tabiki de geliyorum hadi zaman kaybetmeden gidelim şakaysa da gerçekse de bu çok eğlenceli olacak dostum vuhu!” İçimden o kadar da emin olma demekle yetindim,Yiğit çantasından bir adet elma çıkardı “İşte korkulu rüyam” Poyraz ne olduğunu anlamamış bir halde “bunca iş varken şimdi durup dururken bir de elma mı yiyeceğiz?” Diye sordu “Aynı soruyu bende sormuştum ama o bizi ışınlayacak elma önce biraz gözlerimiz kararacak sonra başımız dönecek,Vallahi kusmazsak iyi” dedim tedirgin ve korkmuş bir halde,Poyraz“Leya biraz sakin ol hem neden bu kadar tedirginsin?” “Çünkü o elmayı yedikten sonra tüylü bir canavarın üstüne kustum ve şimdi sayende tekrar elmayı yemek zorundayım” dedim dolmuş bir şekilde, çünkü buraya onun yüzünden gelmiştik samba diyarındaki kıza inanmadığı için ,Poyraz beni sakinleştirmeye çalışan bir sesle “Tamam hem ne olacak kusarsanda benim üstüme kusarsın ve ödeşmiş oluruz” diyerek ortamı yumuşatmaya çalıştı,elmayı eline aldı tam ısıracakken,Yiğit “Dur!” Diye bağırdı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.