İçeriğe geç

Kurtarıcım /minsung

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Kurtarıcım /minsung

Bölüm 4

Bir şans ver.

O andan sonra gözlerine bakmaya devam edemedim. Başımı eğip ellerime baktım. Sonrada sarılı bileklerime.

Konuyu dağıtmak ve başka bir şeye açıklık getirmek için çok kısık sesle sordum.

-neden beni hastaneye götürmedin. Orda birakabilirdin. Beni almaya gelicek birileri olurdu, sende bunca şeyle uğraşmak zorunda kalmazdin.

Normal biri olsa ister beni tanışın ister tanimasin hastaneye giderdi. Hayati riski olan birini bulsam bende hastaneye giderdim.

O neden beni evine getirip herşeyle kendi ilgilenmisti. Herhangi bir art niyetten miydi. Yoksa tam aksine...

-hastaneye gitmek istemessin diye düşündüm. Eğer hastane gitseydik daha bir kaç saat bile olmadan internette gündem olucaktin. Uyandığındaysa bir sürü soru ve sıkıntı yasiycaktin.

İç çektiğini duydum.

-boyle bir şey yaptığına göre zaten yeterince derdin var. En azından sakin bir yerde uyanıp toparlanman senin için daha iyi olur. Bu yüzden seni evime getirdim. Hem o sahilden şehre ulaşmak en az yarım saatimi alırdı evim çok daha yakın.

Bunları söylerken çok sakin ve nazik konuşuyordu fakat sözlerine devam ederken hafif bir endişe içindeydi.

-ama... Eğer istersen hemen şimdi bir hastaneye gidebiliriz.

Düşünmeme gerek bile yoktu o zaten herşeyi düşünmüştu. Başımı egdigim yerden kaldırdım ve tekrar gzolerine baktım.

Dudaklarımı birbirine bastırıp başımı olumsuz anlamda salladım.

-gerek yok. İyiyim.

Koca bir yalan. Psikolojim zaten berbattı ve şimdi fiziksel olarakta hiç iyi değildim.

-ayrica. Haklısın. Eğer hastaneye gidersem beni tanıyan birileri yüzunden basım derde giricek. Şu an bunlarla uğraşmayı hiç istemiyorum.

Gözlerimi tekrar önüme çevirdim ve hemen sonrasindada yumdum. Başımda zaten bir ton bela olduğu için ve bana cikamadigim için intihara kalkismistim. Amacım bunlardan kurtulmakti artık. Ama şimdi daha da fazlaydilar ve ben ne yapacağımı bilmiyordum.

Başımı geriye atıp yzuunu ellerimle kapadım.

-offf

Sesli bir şekilde ofladim, şu an dokunsalar agliycaktim.

Minho bana anlat dinlerim demişti. Belkide bu yüzden ona güvenerek sesli düşünmeye başladım.

-simdi ne yapicam. Herşey daha da kötüleşti. O gece bir daha geri donmiycegimi düşündüğüm için gittik oraya. Menajerim kim bilir kaç defa aradı beni. Kim bilir ne kadar karıştı ortalık.

-su ana kadar hiç bir haber çıkmadı sosyal medyaya. Kimsenin haberi yok.

-o işin sadece görünen yüzü. Arkadaysa kos koca bir kaos var.

Ne ara ağlamaya başladım bilmiyorum ama hıçkırdigimda sözlerime devam edemedim.

Minho oturduğu yerde bana iyice yaklaştı. Gözlerim kapalı olduğu için ne yaptığını goremiyordum.

Bir anda kollarını bana sarıp beni iyice kendine yaklastirdi. Basım boynundaydi. Bir eliyle belimi sararken diğeriyle saçlarımı okşamaya başladı.

Birine sarilmayali uzun zaman olmuştu. Birinin kucağında aglayali da yıllar...

En son annem sarılmıştı bana böyle. O öldükten sonrada kimseden şefkat gorememistim.

Şimdiyse hiç tanımadığım bu adam tekrar o unuttuğum hisleri bana yasatiyordu.

Rhatasiz olmiycagini düşünüp iyice girdim kucağına. Hickiriklarim daha da cogalmkati. Son zamanlarda hiç bu kadar aglamammistim belkide aglayamamistim.

Ben orda dakikalarca ağlarken minhoda hiç bir şey demeden saçlarımı okşamaya devam etti. Hatta sanırım bir ara saçlarımı öptü ama o an buna takilamiycak durumdaydım.

Belki yarım saat belki bir saat bilmiyorum. Çok uzun süre ağladım. En son sakinlestigimde ancak kafam yerine geliyordu.

Sıcacık teni ve kokusuyla mayismistim. Tabi ağlamaya yormustu beni. Nerdeyse uyuya kalicaktim.

-ben.. oraya geri dönmek istemiyorum. çok yoruldum o hayattan.

Başka çarem yoktu. Ama söylemek istemiştim işte.

-istersen burda kalabilirsin. Benimle. Yeni bir hayat kurmana yardım edebilirim. Tekrar mutlu olmanı saglayabilirim.

Acı bir gülümseme yerleşti dudaklarıma.

-bu imkansız. Artık yaşamak istemiyorum.

Sıcacık koynundan ayrılma istemesemde beni kendinen uzaklaştırdı ve gözlerine bakmamı sağladı.

-eger izin verirsen sana yaşamı tekrar sevdirebilirim. Sadece bana bir şans ver.

Dudaklarındaki sicacik gülümsemesi... İnanc dolu bakislarim... Sesindeki güven... Şefkati... Ona inanmak istiyordum.

Bu imkansıza inanmakti. Ama istiyordum.

İstemsizce gülümsedim. İnancimdan değildi. Tam aksine bu imkansız düşüncenin peşinden gidicegim içindi gülüşüm. Bir de minhonun bu istekli halı mutlu etmişti beni.

-buna gerçekten inanıyor musun? Herşeye tekrar baslayabilir miyim?

-tabikide. Herşeye tekrar başlayıp yep yeni bir hayat kurabilirsin. Ve eğer bunu yapmak istersen her an yanında olucam. Kimse kalmasa bile ben yanında kalicam.

Tekrar kollarını bana sardı ve az önceki gibi kucağında olmamı sağladı.

-lutfen han. Seni mutlu görmek istiyorum.

Hiç beklemedigim bir anda saçlarıma öpücükler kondurmaya başladı.

ama sen çok tatlısın minhoo.

Hiç bir şey demeden başımı iyice boynuna gömdüm ve gözlerimi kapadım. Belki. Belki onun sayesinde tekrar dediği gibi mutlu olabilirdim.

Bu sefer oda koltuğa iyice yerleşti ve benide kendinden bir an olsun ayirmadi.

Çok uzun zamandır hissetmedigim duygular hissediyordum. Sanki burda onun yanında olabileceğim en güvenli yerdeydim.

En sonunda sessizligimiz benim sorunla bozuldu.

-peki minho. Yeni bı hayat nasıl kurucam.

Eğer bana yeni bir hayat teklif ediyorsa ve bu kadar inanıyorsa Bir planı olmaliydi.

Bir eli belimdeyken diğeri ensemdeki saçlarla oynuyordu.

-once eskisini geride birakmalisin.

-onu nasıl yapicam?

Bir süre sessiz kaldı. Sonrasında beklemedigim bir şey sordu.

-han. Hala ölmek istiyor musun?

---------------

Neden bu kadar yavaş ilerliyo demeyin işler sonradan guzellesiyorrrrrrr.....

Sizce hiakye nasıl gidiyor bebeklerimm....

Bölüm sonu

4 yorum